Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

11 Aralık 2016 Pazar
Fenerbahçe senfonisi

Ezeli dost Fenerbahçe senfoni çağdaşlığını yakalarken, Galatasaray ‘teneke-trampet’ devrinde! Kimdir bu devri yaşatanlar? Galatasaraylılığı kimseye bırakmama hasisliğindeki ‘Lisecilik’ bağnazları elbette.

20 Mart 2007, Salı Yorum Yaz
A+ A-

Ezeli dost Fenerbahçe senfoni çağdaşlığını yakalarken, Galatasaray ‘teneke-trampet’ devrinde! Kimdir bu devri yaşatanlar? Galatasaraylılığı kimseye bırakmama hasisliğindeki ‘Lisecilik’ bağnazları elbette. Divan Kurulu’nda Aktar, Hasol, Çölgeçen, Yarsuvat, Büyükerol ve Kozak gibi duayenler, önemli uyarılar yaptı. Canaydın yönetiminin de Divan Kurulu’ndan ‘Galatasaylı nasıl olmalı?’ dersi alması gerek. Her oturuma en az 100 azası gelen Divan ve üç ayda dört toplantı yapan yönetim. Üstelik toplantılara gelmeyip, dışarıda provokasyon üretenler! ultrAslan sağduyu önerirken, bir kısım liseci bölücülüğü besliyor. İyi ki, Galatasaray Liseliler oyuna gelmiyor. Fenerbahçe Lütfi Kırdar’da çağdaşlığı simgelerken, Canaydın ‘lahmacun partisi’ statüsünden az farklı etkinliklerle 100. yılı abarttı. 2005 yılı hangi Galatasaraylı’da iz bıraktı? Hatırlayan var mı? Kapalı kapılar ardında dünya şaheserleri ürettiler de, biz mi bilmiyoruz? Aziz Yıldırım’ı beğenmeme hakkınız var ama Sezar’ın hakkını Sezar’a teslim şartınız da var (Şey!!! Az daha yine Neron diyordum!)... Hiç olmazsa duruşu belli. Fenerbahçe için olağanüstü çalışıyor, kavgaysa kavgasını da ediyor. Fenerbahçe, Yıldırım’ın geldiği günden daha iyi durumda mı, değil mi? Ya Canaydın? (...) İyisi mi, siz doldurun. Fenerbahçe Kulübü, Fazıl Say, Bilkent Senfoni Orkestrası, Kültür Bakanlığı Korosu ve seçkin konuklar eşliğinde muhteşem bir gösteriye imza atarken, Galatasaray’da iki üç liseci camia bütünlüğüne zehir saçıyor. Sorumlusu mu? 20 milyonluk camiayı, okulun içine sokmaya çalışan teneke trampet zihniyeti! Hani o sözde şakayla, Ali Uras’ı üzen zihniyet! Yönetimin kurtuluş için yapacağı en büyük hareket, derhal istifa müessesesi, ama kim var ortada? Yine o gece Mehmet Ali Aydınlar’ın ışıldadığını gördüm. Başka adaylar da var tabii. Galatasaray’da var mı böyle bir hareket? Canaydın, Polat’ı bitiremiyor, kemiriyor! Son anda paçayı kurtaran Ergun Gürsoy mu? Yenilenip enerji topluyor. Olur mu? Olur. Divan Kurulu’ndaki güzel olay Sami Çölgeçen’in, Ali Yavaş’ı davetiydi. Mükemmel hazırlanan Yavaş, alkışlar arasında öyle şeyler söyledi ki, hem Divan aydınlandı hem de Galatasaray’ın geleceği! Yani Fenerbahçe’nin Aydınlar’ına karşı Cim Bom’un aydınlık günleri altyapıda! Ama gelecek başkan acaba hangi kafada? Belirlense de akıl yürütebilsek! Ali Yavaş ve ekibi özveriyle çalışıp üretirken, başka kulüplerden gelen milyon dolarlık teklifleri de reddedip, “Galatasaray için daha ne yapabiliriz?” diyor. Sahi aklıma geldi, Yavaş milyon doları itti, peki kaç yönetici çıkarıp kulübüne 1 milyon dolar verdi? Mesela Gürcan, mesela Ergün? Okul arkadaşlarının hastane parasını dahi kulübe yükleyen vefaya (!) selam olsun! Fenerbahçe’nin sportif sonuçlarda da senfoniler ürettiği yerde Canaydın İsviçre’de, Gerets de, Yeşilköy’de teneke trampet kalitesinde işler peşinde.