ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

Favori Danimarka

03.09.2005

Gerçekler acı olsa da kabullenilmeli. Danimarka’nın favori olduğu da kabullenilmeli.

‘Atarsınız, parçalarsınız, dağıtırsınız’ gibi hamasi söylemler yerine, ayaklarımızın üzerine basalım. Basalım ki, maç sonrası ağlayıp yeni kurbanlar aramayalım! Konuk şu anda tüm değerleriyle ağır basmakta. Niçin? Oralarda sistem var öncelikle. Üstelik hemen her birimde. Teknik adam teknik adamlığını, futbolcu fıtbolculuğunu, yönetici yöneticiliğini, papaz papazlığını, taraftar da taraftarlığını bilir. Zaten futbol bilumum komplekslerin kusulduğu değil, keyif alınan bir spor oluşumudur onların kültüründe... Sonra doğru tepki vermeyi de iyi bilir onlar. Açlıktan nefesi kokar, ayağına pabuç bulamazken, ‘Neden trilyonluk futbolcu almıyorsunuz ulan!’ diye kıyameti koparmaz. Çevresine sahiptir, gereksiz kesilen bir ağaç, onun için sahadaki sportif yenilgiden çok daha önemlidir. Akaryakıta yapılan zam veya ülkenin bölünmez bütünlüğüyle ilgili bir tehlike de öyle! Herkes ulus sorumluluğunu bilir. Devletten izinsiz bırakın apartmanlar dikmeyi, sandalye bile koyamazsınız hakkınız olmayan yere. Futbolu yönetenleri siyaset değil, gerçek futbol adamları seçer. Yenilgiyi de, yengi gibi olgunlukla karşılayabilme yetenekleri sonsuzdur. Peki... Galibiyeti bulamaz mıyız? Neden olmasın. Futbolcuların olağanüstü mücadelesi, favoriyi ters yüz edebilir. Hatırlarsınız belki... Dünya üçüncüsü olduğumuzda yazmıştım... ‘Tamam, harika bir skor yakaladık, peki kalıcılığı sağlayacak yöntemleri bulabilecek miyiz?’ diye. Bulamadık. Neden? O günlerin rantından maddi-manevi herkes nemalanmak istedi de ondan... Bu işlerdeki getiri, hayatında futbol maçına gitmemişleri bile sahalara çekti! Sadece izleseler mesele yok ama yönetmeye soyundular, yönetmeye! Bugün yaşanan futbol dramları ve garabetinin sorumluları kimlerdir sanırsınız? Fatih Terim, Alpay Özalan ve Fatih Akyel seçiminde en doğru uygulamayı gündeme sokmuştur. O jenerasyon Cumhuriyet Tarihimizin en başarılı futbol topluluğudur. Hangi profesyonel ekip, üstelik bedavaya tüm dünyaya, Türkiye’yi böylesine olumlu ve başarılı yansıttı. Geçmiş zaman kokarcalarının, kişisel kinlerini boca etmesine kanmayınız. Yararlı oldukları müddetçe bu çocuklardan faydalanmama inadı, sadece aptallıkla eşdeğer olur. Yol geçen hanına dönen savunmayı bu ikili toparlar; deneyimi, bilgisi, yetenekleriyle. ‘Bu memlekete hizmet eden asla cezasız kalmaz(!)’ söylemini nalına mıhına, dünyayı fetheden çocuklarımız için gerçekleştirdik. Mübarek olsun. Galatasaray’ın aslanlar gibi kadro yapısını tarumar edenler de kına yaksın! Sen elindeki değerleri saç, savur. Sonra milyonlarca doları sokağa at, kulübü batır. UEFA kadrosu sporcuları sonrası, onlarca topçu geldi, hepsi top gibi patladı! Mevcut kadroya bakın... Emre, Okan, Davala, Akyel, Capone, İlyas gibi gönderilenleri düşünün! Beş senedir oynayan ve aldığının hakkını verebilen yerli veya yabancı var mı? Şimdi Gerets hüneri Mondi, Song ve Tomas’la eski zaman rüzgarları yakalanabilecek belki. Hulki ağbi ‘Böyle Başbakan görmedim...’ demiş. Haklı! Ben de görmedim.

0 YORUM