Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

04 Aralık 2016 Pazar
Doğrulara doğru...

Gerets, takım kurgusunda yaptığı her doğru seçim sonrası başarıyı yakalıyor. Bu gerçek apaçık ortadayken, acaba neden olmadık yer ve zamanda farklı arayışlara giriyor? Bu kalite ve kalibreyi yakalamış bir teknik adamın seçim defolarını ve kararsızlıklarını anlayabilmek mümkün değil.

19 Eylül 2006, Salı Yorum Yaz
A+ A-

Sezon başından bugüne Sarı-Kırmızılılar’ın en mükemmel performansı gösterdikleri 90 dakika ASY’deki Mlada Boleslav karşılaşması değil miydi? Peki, o gün savunma önündeki kilit noktada kimler vardı? Ayhan ve Okan. Alınan mükemmel sonuç, yaşanan futbol zenginlikleri acaba neden Gerets’i tatmin etmedi? Etmedi ki, o kurguyu bozdu. Dönüyor dolaşıyor, oraya başka isimler monte etmeye çabalıyor. Bu zorlamanın sonucunda kaybeden hem kendisi hem de Galatasaray oluyor. Ama Belçikalı huyundan vazgeçmiyor. Türkiye’de futbol anlayışı garipleşti. Sezona başka futbolcularla hazırlanıp, lige bambaşka isimlerle devam ediyorlar. Be bilader, çocuk oyuncağı mı bu! Trilyonlarla ifade edilen bir sektörün en tepe noktalarındasınız ve gemi kalktıktan sonra tayfa ve kaptan değiştirmenin çabasındasınız. Böyle bir aksaklığı kendi özel işinizde nasıl yapamazsanız, kulüp işleyişinde de yapmamalısınız. Sezon başından itibaren Fenerbahçe kadrosu kaç kere değişti... Galatasaray da öyle. Yeni gelenler, ‘cuk’ diye sahada, aylarca hazırlık kampı geçirenler havada! Eğer Ronaldinho, Henry, Kaka, Shevchenko kalitesinde transferler yaptıysanız, paldır-küldür oynatmanız hoş görülebilir. Ama mevcutlarla arasında hiç bir farkı olmayanları sahaya atar, evlatlarınızı dışlarsanız, kafaları karıştırır, doğru işleyişi iğdiş edersiniz. Yurtiçi başarılarıyla bu millet artık kanmaz. Avrupa’yı izliyor ve orada olmak istiyor. Dünya futbolunun şartlarına uygun transferleri yapmadan toplamalar ve oradan buradan bulduklarınızla Trakya’dan öteye geçemez, içeride kalır, milleti kısır çekişmelerinizle birbirine yedirirsiniz. Sezon başından beri Sabri, Ayhan, Okan gibi top kazanan, kullanan, gerektiğinde çalım atan, oyunun yönünü değiştirebilen tipte adamların oynamasının şart olduğunu yazdım. Israrlıyım da... Üstelik, oynadıklarında ne denli başarılı olduklarını yaşadık. Ama bakıyorsunuz, Hasan Şaş oturuyor, İnamoto oynuyor. Ayrıca sahada gözükmüyor. Japon mucizesi dedikleri bu olsa gerek. Gözükmeyen etkinlik! Galatasaray, en fazla alternatifi olan mükemmel sporculardan oluşmuş, başarılı olması garanti bir kadroya sahip. Sorun bu çocukların doğru yönetilmemesi ve güvenilmemesi... Oysa kariyerlerini kaç kez dünya aleme kabul ettirdiler, hangi sınavlardan geçtiler. Gerets, duygularının ve inadının değil, futbol doğrularının peşine takılmak zorunda.