Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

04 Aralık 2016 Pazar
Dikkat meselesi!

Aslında sadece dikkat meselesi değil, bilgi, hatta yürek meselesi de demek gerek. Hakan Şükür’e yüklenme arzusunun bir ucuz versiyonu daha izlenmekte günlerdir. Neymiş?

05 Nisan 2006, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

Penaltı değilmiş. Başka? Nobre benzeri işler yapıyormuş! Yazık... Türk futbolunu Dünya’nın her köşesinde şerefle temsil eden, onca başarıya imzasını atan, İtalya ve İngiltere’de profesyonel futbol oynayan ve tek çirkinliğe dahi adı bulaşmayan bir emekçiyi Nobre gibi ne olduğu belliyle(!) aynı kefeye koyma gayretini, sıfatını dürüst insanlar koysun. Pazar günü Ahmet Çakar ve benden başka “Net penaltı” diye yazana rastlamadım. Çoğu kişinin kafası karışıktı. Saygı duyarım. Futbol bu, her yoruma açık olmalı. Fakat katılmadığın kararı infaz masası operasyonuna çevirmeyecek, vicdanlı olacak, Allah’tan korkacaksın. İnsanlık hali, dikkatinden kaçabilir. Bilgi özürlü de olabilirsin. Ya da yüreğin yetmeyebilir. Ama olana “Olmadı” deme yanlışını yapıp, üzerine de suçsuzu öldürmeye kalkmayacak, dürüst davranacaksın. Bir pozisyonu doğru süzebilmek için öncelikle topa değil, futbolcuların o bölgedeki aksiyonlarına bakılmalı. Bu gereklilik icra edilmezse, verilen karar da doğru olmaz. Fırat Aydınus havaya değil, doğru tarafa baktığı için, yapılanı görmüş ve penaltıyı çalmıştır. Basketbol maçlarında da yapılan gizli faul türleri çok olduğundan, iki kişilik hakem sayısı üçe çıkarılmadı mı... Zaman zaman üç basketbol hakeminin dahi beceremediğini Aydınus tek başına başardı. Yardımcısı da doğru seçimine katkıda bulundu. Helal olsun. Şu doğru karar için türlü yanlışlara dalanlara da helal olsun. Basketbol kültürünün futbol için de çok yararlı olduğunu söylemeliyim. Oyunu doğru izlemeyi öğretir. Bu nedenle hakem kararlarında pek yanılmam. Sonuçta da mutlaka haklı çıkarım. Gençlerbirliği örneğinde olduğu gibi. Neden? Çünkü havada uçan kuşa değil, topun düşmesi olası bölgedeki olayları izlerim de ondan... İyi niyetli olduğu halde bu basit gözlemi yapmayı bilmeyenler, öğrenmeli. Peki bildiği halde göz göre göre saptıran, çıkmaza sokup, ortalığı bulandıranlara ne önermeli. Azıcık insaf mı! Hele hele Toroğlu... Bak Erman sen benim dostumsun. Ama futbolculuğun ama hakemliğin ya da gazeteciliğin... Hiçbir platformda dürüstlüğüne kesinlikle toz kondurmam. Fakat son zamanlarda doğru kararlara dahi “yanlış” diyerek, tuhaf işlere soyunuyor, kafa karıştırıyorsun. Olmuyor. Her kesimin güvenini kazanmış olmak, en büyük servetindi. Şimdi bu varlıktan yemeye başladın. Aynı düşüncede sadece ben olsam, acaba diyeceğim. Ama genel değerlendirme benim söylediğim ve düşündüğüm gibiyse, işte o zaman sen “acaba” demelisin. Fırat Aydınus sen de böyle dikkatli, kararlı ve doğru devam etmelisin. Gelecek sen ve senin gibi gençlerin...