Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

10 Aralık 2016 Cumartesi
Demirören’e son uyarı

Son günlerde üretilen yorumları izliyor ve ‘Bir şeyler karışıyor sanırım’ diye düşünüyorum. Öncelikle şunu sormalı ‘Galatasaray ve Ankaraspor aynı kalibrede mi? Hedefleri bir mi? Lig sıralamasındaki hangi nokta, onları mutlu eder acaba?’

09 Ağustos 2006, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

İzlediğim Ankaraspor ortanın üzerinde sezonu tamamlarsa bayram, düşme hattının hemen üzerinde tamamlarsa seyran havası yaşar. Ya Galatasaray? Yurt içi şampiyonluk ve Avrupa başarılarından başka taraftarı, camiayı mutlu edebilecek alternatif var mı? Yok. O halde Ankara gecesini ‘Yok iyiydi de, bilmem neydi de’ diye millete yutturma çabalarının da gereği yok. Gerets, ısrarla yanlış seçimler yapmakta ve mükemmel kadroyu battal etmektedir. Kocaman’ın sezonu bitirmeye elli kere razı olduğu olduğu yerde, kalabilecek bir Gerets imalatı, Galatasaray’ı yakar, Galatasaraylı’yı da kahreder. Bu nedenle Cimbom’la, Ankaraspor’u karıştırma işgüzarlığına soyunmasın hiç kimse. Bir sürü futbolcusu tırpanlanmış Mavi-Beyazlı ekibi o halde bile yenemiyorsan, derdine yan. Mlada Boleslav öncesi, Tromsö faciası evvelinden dahi kötü durumda Sarı-Kırmızılılar. O zaman hiç olmazsa huzur vardı şimdi o da yok. Belçikalı, anlaşılmaz inadıyla nereye varır bilemem ama Galatasaray’ın başarısızlığa varacağını tahmin edebilirim. İşin en kötü yanı, Gerets’in genç sporculara her başarısız sonucun kılıfı olarak kullanma cinliği aslında. Bir kaç yıl içinde kulübün temeli, üst yapısı, çatısı olacak ve zirvelere koşacak çocukları, doğru yer ve zamanda değerlendirmek lazım. Sonra onları kamuoyunun önüne atıp ziyan etmemek de lazım. Mehmet, Ankara’da kötü oynamadı ki. Arda ‘Ribery, Ribery’ diye inleyenleri susturacak kalitede. Sonra Özgürcan bir forvetin yapması gereken işlerin tamamını fazlasıyla yapacak boyutta. Ama sen göbeğini kaçırmaktan zevk alan modelde ısrar edersen, sonuç fıs, genç yıldızlar hedef olur. Ayhan, Okan, Ergün, Tolga, Volkan gibi bırakın yurt içini her dış platformda, rakibine papucunu ters giydirecek yıldızları, kişisel egolarına teslim eden yapı sadece Galatasaray’a değil, Türk futboluna da zarar verir. İddia ediyorum Belçikalı’nın yaptığı adam kazanmak değil, infazdır. Ben bu işi söğüt gölgesinde değil, yaşayıp öğrendim. Geçen sezon Erciyes karşısında bitime 8 dakika kala, Şükür’ü sahaya atmak, kurbanlık koyunu kasabın önüne yatırmaktan farksız bir cinlikti. Allah reva görmedi ve Şükür’ün iki asistiyle iki gol geldi. Benzeri işler çoktu geçen sene. Tromsö faciası bile uyandırmadı hiç kimseyi. Zararı gören kimdi? Galatasaray elbette. Gerets ön liberoda tek kişiyle, üç kişilik iş üretmeye kalktıkça mütevazı Çek ekibi de tarih yazar. Galatasaray yönetimi de onlara uzaktan bakar.