Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

03 Aralık 2016 Cumartesi
Çalma yeter!

Galatasaray'ı Rize'de izlerken merak ettim, "Ne diyorlar?" Buldum cevabı! Diyorlar ki, "Şefaatinizden vazgeçtik, mezarımızdan taş çalmayın yeter."

15 Ocak 2008, Salı Yorum Yaz
A+ A-

Galatasaray’ı Rize’de izlerken merak ettim, “Ne diyorlar?” Buldum cevabı! Diyorlar ki, “Şefaatinizden vazgeçtik, mezarımızdan taş çalmayın yeter.” Futbolun tüm gerekliliklerini, yönetimin tüm gereksizliklerine karşın, dört dörtlük yerine getirmiştir sporcular. Devre arasını kendi başına çalışarak değerlendiren yapı, ‘zor’ denilen deplasmandan yüz akı bir galibiyetle dönmeyi başardı.
Sezona da mükemmel başlangıç yapmış, ama yönetmekle sorumluların kurcalamaları sonucu, kurşunlanmışlardı. Bazı yazar ve muhabirleri yönlendirmek marifetti sanki. Yabancılara bol para, yerlilere mi? Yok para felsefesi ürünleri, saçma sapan disiplin gösterileri takımı allak bullak etti. Hele hele, “Kim kadro dışı kalacak ve Ocak ayında gönderilecek?” merakı, Demokles’in kılıcı gibi hep asılı kaldı.
Galatasaray’ın perde arkası hep aynı kişilerden, aynı simalara yansıyor ve taraftar manipule ediliyor. Uyarıyoruz, uyanamıyorlar! Eğer ben de manipulasyon işine girişecek olursam, galip gelirim. Hem de doğru ve asla inkâr edilemeyecek bilgilerle. Aslında kurumları önce yöneticileri düşünecek, sonra biz, ama Galatasaray’da işleyiş tersine.
Canaydın TFF, KBV, stadyum ve kongre peşinde koşarken, Galatasaray’ın gerçek sorunlarını görmezden geldi gibi. Bunca yanlışa ve karmaşaya sesssiz kalmasını, başka türlü izah mümkün mü? ‘Tavşana kaç, tazıya tut’ politikası, kulübün zaten var olan problemlerini içinden çıkılmaz hale getirdi. Nasıl olur da farkına varmaz Başkan? Aziz Yıldırım’ın Fenerium’dan irsaliyesiz Samandıra’ya giden 6 atkıyı takip edip ceza kestiği yerde, Galatasaray külliyen uçuyor, ama Canaydın suskun kalıyor!
TFF dedim de aklıma geldi. Lütfi Arıboğan kanunun gereği ve emri neyse onu yapmıştır. Hiç kimse karnından konuşup da böylesi değerli ve dürüst bir spor adamını yıpratmaya kalkışmasın. ‘Ana statüyü ve kongre tarihini belirle’ deyip, davulu takacak ama tokmağı elinde tutacaksın! Var mı böyle cinlik? Mahkeme davulu da, tokmağı da bir araya getirdi ve işlemler yürüdü. Hepsi bu.