Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

28 Mart 2017 Salı
Çadır tiyatrosu!

Spor dünyasını ‘çadır tiyatrosu’ kalitesine çekmek için uğraşanlar, bir gün elinde zembili buradan da çekip gidecek. Gidecek de o gün bu alemin saygınlığı ne hale gelecek? Bunu düşünen ve gelecekteki şekilden endişe eden, üzülen kalmadı mı? Sanırım kalmadı ki, rezillik aldı başını gitti. Yapılanlara spor programı denilebilir mi? Bu çirkefliğin adı reyting mi?

16 Şubat 2005, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

Bir insan müsveddesi düşünün. Kullanılmış ‘kanatlı ped’ dahi bu pislik torbasından çok daha temiz, bir o kadar da yararlıdır. Çünkü insanlara faydalı, temizliğe yardımcıdır. Sıhhidir, hijyendir. Üstelik işi bitince lağıma karışır gider. Ya öteki? Resmen toplumu rezilleyen!.. Geçmişte haber programlarının ırzına tasavvuf eden firma, şimdi de yeni yapılanmada... Bu kez hedef spor. Onu da becerecek! Yazık! Turgay Şeren eski kaleciliği, geçmişteki kaptanlığı ve Galatasaraylı olmanın semeresini ömrünce yedi. Hiç kimse saygıda kusur etmedi. Ama yetmedi. Kendisinden başkasına tahammülü yok. Yemeye doyamıyor. Profesyonel futbolcuların başı ama infazcı başı! Nasıl bir modeldir bu? Benim bildiğim Şeren dürüsttür, hatta bu erdem tekelindedir. Yanal’la ne konuştuysan açıkla Berlin Panteri... Sakın yan çizme emi! Özhan Canaydın’ın en sıkıntılı döneminde, araya Mesut Yılmaz’ı sokan ve 380 bin dolar USD alacağını talep eden profil, Galatasaray sözcüsü olarak TV’lerde. Arada bir muhabirlerle haber yapıyor ve “Galatasaray’ın futbol liderliğine talibim” diyor. Albayrak, programdaki tribün lideri ve taraftarların örneklediği doğruyu dahi uygulayamazken, şubenin başında ne yapacak? Soralım bakalım, onunki kulüp aşkı mı, yoksa ekran ve reklam aşkı mı? Ersun Yanal, gün geçtikçe batmakta. Kariyerinde hiçbir ulusal başarı olmayan teknik adam, Türk futbol tarihinin iki abide ismi; Hakan Şükür ve Bülent Korkmaz’ı karşı karşıya getirerek, hem Galatasaray’ı hem de futbolumuzu dinamitlemiş, 2006 da sayesinde düş kırıklığı olarak şekillenmiştir. Asıl çirkin olan Galatasaray’ı payanda yapan, şöhret için rejisörün yatak odasına girenlerin emrindeki hizmetleri... Aynı kimlikler yakında onun ipini de çekecek, işte o zaman çilesi bitecek(!) En büyük icraatı akıl almaz beceriksizlik örneklerini gündeme sokmak, memurlarına tsunami yardım parası istetmek olan Bıçakcı, “Almanya’ya yüzde 49 gideriz” demiş. Yok canım! Yüzde 100 gidersiniz! Hatta Amerika, Japonya, Küba, Meksika veya Brezilya’ya da gidersiniz. Dünya küçüldü, ulaşım rahat, uçak ve olanak çok. Peki 2006 Dünya Şampiyonası’na nasıl gidersiniz? Bir hazırlık maçı oynamayı dahi beceremeyen kafayla mı?!