Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

26 Temmuz 2017 Çarşamba
Bilgisizlik bilimi!

Yazık... Türkiye öyle hale geldi ki, ‘bilgisizlik bilimi’ akademileri açılsa dolup taşacak. Bu tür bilim(!) üzerine doktora yapmış, tepelere yerleştirilmişler de, doçentlik için yarışacak. Eğer bilgi denetlenmiyor, hatta cehalet prim dahi yapıyorsa, insanlar ne yapsın? Kültür ve ahlak değerlerinin böylesine ırzına geçildiği yerde, kolaycılığı, popülistliği seçecek elbette. Zaman ne zamanı? Kaptığın makam ve cüzdanına attığın kar zamanı. Şeref, haysiyet, kişilik, neslimizin geleceği mi? Boş verin yahu! Kimin umuru?

24 Eylül 2005, Cumartesi Yorum Yaz
A+ A-

Ergun Ata, Trabzon’un canı yanınca Ercan abisinin sorusuna cevap verme gereği hissetmiş... Güven, Başbakan’a ‘Neden bu çöküş?’ diyor... Ata da cevap veriyor’ Onun yüzünden Ercan Abi! Bak federasyonların seçimlerine, her birine adamları girdi, mertlik bozuldu. İşinin ehilleri değil, hükümetin ehilleri başa geldi de ondan. Sorunun özü burada. Çözüm için bu gerçeği görmek yeterli değil mi?’ Ercan’ın niyeti de bunu birilerine deşifre ettirmekti! Becerdi. Hınzır Ercan, oturduğu yerden nasıl da konuşturuyor milleti... Gülme orada! Aaah Ata ah! Şu çürümüşlüğü iki senedir anlatıyorum bu köşede. Belki okumadın, belki de farkına varamadın. Ne zaman Trabzonspor tosladı uyandın! Geç kaldın... Geç! Altan Tanrıkulu ‘Kahraman Gerets’ diyor. Sonra ‘Aslanlar gibi mücadele eden lig ikincisi, kupa şampiyonu, şampiyona 5 gol atan bir takım devraldı’ diye de ekliyor. Öncelikle şunu söylemeliyim... Galatasaray geçen sezonun 3’üncüsüdür. Nasıl? Kendilerini oraya iten güç ve Seyrantepe umuduyla, olan biteni seyreden yönetimi sayesinde. Sonra Gerets, işini iyi yapmaya çalışan bir adem sadece. Yarın başarısız olabileceği günler de gelecek. Futbol bu... Hele Türk futbolu! Lucescu’nun dile getirdiği ve senin de çok iyi bildiklerin! Teşvik primi, şike, hakem dümenleri, siyasi baskı figürlerini devreye sokar ve aslanı kuşa yem eder. Yanlış mı? Yazmıştım... ‘Bu Hükümet apartman yönetimlerini bile ele geçirmenin peşinde’ diye. Bir bir dökülüyorlar. ‘Bilgisizlik bilimi’ ustalarına akademi bile fayda eder mi? Yaşıyor, görüyoruz. Ama bu arada da rezil oluyoruz. Futbol, halter, güreş ve basketbolun vaziyeti, doping rezaleti bilgisizlerin iş başı kazalarıdır. Daha beterleri de yaşanacaktır. Aynen ‘hızlı tren’ faciası gibi... Yumurta yağmurundan şemsiyeyle belki korunabilirsiniz... Pekiii, üst üste gelen sportif rezillikler ve atadıklarınız vasıtasıyla yenilen herzelerden nasıl korunacaksınız? Levent Bıçakcı ve Hasan Doğan İtalya’yı mesken tutmuş. Öyle dostluklar pekiştirmişler ki... Kırk bir kere maaşallah! Masalarına oturan kim varsa, TFF dış işleri temsilcisi... Başka? Oradaki bir Amerikan şirketinin Türk müdürüne sunulan vaatler... ‘Dünya şampiyonasını alırsak, stat inşaatları!’ Harıl harıl projeler hazırlanıyor. Mekan bu kez Davos değil... Floransa ve Milano. Bıçakcı, ‘Ben zaten refikamın arzusu, mahdume hanımın tahsili nedeniyle Floransa’ya yerleşecektim. Emir geldi, gittim’ diyor. ‘İş bitince’ dönerim diye de ekliyor. Yöneticisinin, sporcusunun milli görevini kerhen yaptığı, bir kısım medya konuşanı ve yazanının yalakalığa yattığı cahiliye döneminden kurtulmak için Yüce Rabbimize dua etmekten başka çare var mı? ‘Bilgisizlik bilimi’ devrinden de, ürünlerinden de bıktım be!