Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

10 Aralık 2016 Cumartesi
Bi daha, bi daha!

Fenerbahçe golleri sıralıyor ve Levent Yüksel’in sesi Kadıköy sevincine önderlik ediyor: ‘Bi daha, bi daha.’ Oyun Fenerbahçe’nin zaferiyle sonlanınca, şarkının tamamını dinliyoruz. Ev sahiplerinin sevinç gösterilerini, şaşkınlıkla üzüntü arası bir yüz ifadesiyle izlediğimi anımsıyorum. ‘Bi daha, bi daha’ sözleriyle güne renk katan şahane zerafeti, elbette espriyi de hiç unutmuyorum. Senelerce her dinlediğimde, ister istemez gitmişimdir o Kadıköy gecesine. Devir Ali Şen devriydi.

19 Nisan 2006, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

Sonra sistem değişti. 2000-2001 sezonunda Aziz Yıldırım “Galatasaraylı spor yazarlarına can güvenliği garantisi veremem” haberini yolladı. Meğer futbolcuların soyunma odası koridorları, güvenliği de yokmuş! Dayak yediler. Tribünlerde mi? Sarı-Kırmızılı taraftarları bambaşka bir sürpriz beklemekteydi. At pisliği, ot, lağım içinde iskan edilme. Daha sonraki yıllar, henüz maçın 10. dakikasında polis marifetiyle dayak ve dışarı atılma. Baskı, gerginlik ve dostlukların dibine dinamit koymanın türlü gösterileri. Celalettin Cerrah müdürümün işbaşı yapmasından sonra, polisimizin daha hakkaniyetli ve doğru davrandığı bir gerçek. Bir kısım eziyet bitti. Yine kritik bir cumartesi yaşanacak Şükrü Saracoğlu’nda. Açık ve net uyarıyorum, misafir takımın otobüsten indiği andan itibaren, soyunma odası koridorları, çıkış tüneli ve konuk ekip tribünleri, özellikle kale arkaları ve korner köşeleri de, en az stadyum dışında alınacak tedbirler kadar önemli bölgeler. Emniyet güçleri, içerideki kritik noktalarda da, gerekli önlemleri almalı. Aksi halde İsviçre maçı sonrası yaşananlardan daha vahim işler, gündeme girebilir. Güvenlik kameralarının başında da, özel ekiplerin yanısıra, mutlaka resmi emniyet güçleri denetleyici olarak bulunmalı. A.S.Y.’deki bir maçta da, Oğuz Çetin tam altı koruma eşliğinde sahaya çıkmış ve kulübede nöbet tutulmuştu. Aynı prosedür Gerets ve ekibi için de uygulanmalı. Yani? Sadece Fenerbahçeli değil, Galatasaraylı teknik kadro ve futbolcular da aynı güven duygusu ve rahatlık içinde olmalı. Sarı-Lacivertliler elbette saha ve seyirci avantajını kullanacak. Ama bu hak yasal sınırlar içinde kalmalı. Geçmiş dönemler baskısı biçiminde değil. Bu uyarıları paylaşmaktaki en büyük amacım, hakkaniyetten taviz verilmemesi, konukların tacize uğramak değil, futbol için geldikleri doğrusunun saptırılmamasıdır. Manisa olayları nedeniyle TFF’nin gerekeni yapacağını zannetmiyorum. Fakat hiç olmazsa Galatasaray’ın haklarının gasp edilmesini sağlayacak işlerin üretimine dikkat etsinler. Koridorları, kapıları denetleyen acar gözlemciler ‘Dut yutmuş bülbül’e dönüşmesin Kadıköy’de! Yayıncı kuruluşun işini yapmasına mani olunduğu, bir kısım Fenerbahçeli yorumcunun, koşulsuz ve şartlar ne olursa olsun Kanarya’yı şampiyon yapmaya soyunduğu yerde TFF görevini eksiksiz ve doğru yapmak zorunda. Bu arada Gerets’e bir uyarıda bulunmak isterim. Eğer kazanırsanız, Souness’in yaptığı gibi, sahanın ortasına bayrak dikmeye kalkışma. Fenerbahçeliler özellikle kaybetiklerinde Galatasaraylılar kadar hoşgörülü değil çünkü! Ayrıca futbolcuların oyun kalite ve becerileri iyi, sinir sistemiyle ilgili dayanıklılık verileri kötü. Bu konuda psikolojik destek alın, Beşiktaş’ın, soğukkanlı oynayınca Fenerbahçe’yi ne hale getirdiğini de unutmayın yeter.