Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

05 Aralık 2016 Pazartesi
Ballıbahçe!

Şu haftasonu gününde güzelliklerden söz edelim isterseniz. Galatasaray’ın liderliği yakalaması söz konusu. Sanırım tüm Cim Bomlular’ın da umudu. Rakip Samsunspor ve herşey iyi olacak gibi görünmekte. Ama Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır derler ya, güzelliklerden söz edelim derken birden kafam karıştı ve aklıma kötü şeyler geldi. Hmmm, demek ki sözümü tutma şansım yok. Fakat sizin okumama şansınız var! Ben aklıma gelenleri paylaşacağım çünkü.

04 Mart 2006, Cumartesi Yorum Yaz
A+ A-

Samsunspor deyince aklıma hep Mart ayı gelir. Neden? Yıllar önce yine ASY’da şampiyonluk neredeyse garanti diye düşünülürken Kırmızı-Beyazlılar Celil vasıtasıyla tüm umutlara mart karı yağdırmış ve Galatasaraylılar’ı şoklayıp gelecek sezon için paketlemişti. Daha sonra da Samsun’lu dostlar bu tür şoklama işlemlerini muhtelif kritik dönemlerde yine başarıyla uygulamış ve Cimbom, Karadeniz ekibine kaptırdığı puanlarla birkaç kez daha şampiyonluktan olmuştur. Yani? Bu gece öyle zannedildiği gibi kolay bir gece olmayacak. Hem tribünlerde hem de sahada akıllı, dengeli ve sabırlı olmak şart. Hasan Şaş ve arkadaşlarına elbette başkalarına küfür etmemek de şart. Ballıbahçe dedim yazının başında. Niçin? Her ne kadar kötülense, yerden yere vurulsa, hatta bazılarınca kaçmalı, kurtulmalıyım artık diye yemin billah edilse de futbol öyle ballı bir bahçe ki, hiç kimse dışına çıkamıyor. Pencereden kovulan, bakıyorsunuz bacadan giriyor. Bu konuda 30 yıllık deneyimim ve yaşanmışlıklarım var. Hele hele bazı öyle bahçeler var ki, ballı kere ballı! Sevgili Volkan Ballı sen sakın üzerine alınma. Görevini mükemmel yapıyor ve hizmetlerinle değerini tartışılmaz hale getiriyorsun. Ayrıca İhsan Ayhan, Tuncer Tefe, Selahattin Aydın, Ekrem Karaberber, Yavuz Köprülüoğlu, İsmail Yenice, Salim Karabacak gibi dostların da Türk futboluna aslanlar gibi hizmet edip zamanı gelince kenara çekilmesini bilen başka (!) işlere girişmeyip, etik değerlerini ve kimliklerini koruduklarını söylemezsem onlara ve onlar gibi az tanınan ama gerçekte çok olan futbol emekçilerine haksızlık olur. Evet bir kısım sözde futbol sevdalısı Ballıbahçe’yi kokain tutkunluğuna eşdeğer aşkla sever. Balını da yer! Onların bu hali kafamı karıştırır hatta kızdırır da. Ne yapılsa asla vazgeçmez, her delikten ama öyle ama böyle sözde futbol sevgisi adı altında sızmaya çalışır, hatta sızarlar. Son dönemde kemiksizliklere şahit oluyorum ki, aklınız durur. Aslında iyi de oluyor. Bizlere, sizlerle paylaşacak konular çıktığı gibi portreleri de tanıma şansınız ortaya çıkıyor. Geçen akşam Siyaset Meydanı’nda muhtelif boy ve ebattaki profiller, yine aynı gece İzmir Atatürk Stadı Protokol Tribünü ve Muhtelif otellerin lobileri... Öyle şeylere şahit oldum ki, Ballıbahçe arılarının vızıltıları, birbirlerini sokmaları, çıkar çatışmaları ama herşeye rağmen aşk içinde sarılmaları! Devamını da anlatacaktım ama yerim kalmadı. Bu portreleri beraberce irdeleyecek ve tartışacağız.