Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

29 Mart 2017 Çarşamba
Baktığım yere!

İki şaşı çarpışıyor... “Biri gittiğin yere baksana” deyince, diğeri de “Asıl sen baktığın yere” gitsene cevabını veriyor.

06 Ekim 2004, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

Can Bartu’nun bakma özürlü olmadığını biliyorum. Biliyorum da zaman zaman nereye baktığını bir türlü kestiremiyorum. Hürriyet’teki köşesinde ne demiş Can abi? “Anladığım kadarıyla Hakan, oynadığı zaman her topu havadan gelsin, diye kendisine istiyor. Top ileri şişiriliyor, Ersun Yanal da bunu sevmiyor. Normal bir santrfor gibi oynasa, belki milli takıma çağrılır. Ama Yanal yerden oyun kurmak istiyor diye düşünüyorum...” Şu ifadeyi güreş uzmanlarından okusam, belki hak verebilirdim. Ama bir futbol fenomeni Fenerbahçeli’nin bu değerlendirmesi akıl alacak gibi değil. Hakan Şükür’ün her topu havadan gelsin diye talep ettiğini nereden biliyorsun Can abi? Kendisine mi sordun yoksa Yanal’a mı? Oysa Hakan Şükür, Türk futbolunun top yerde olsun, havada olsun en iyi kullanan, pas yapan, ayağa çabuk ve isabetli oynayan, gole en yakın futbolcusu değil mi? Ya hava hakimiyeti? Sevgili Can abi, Hakan Şükür normal değil, anormal bir santrfor. Zaten öyle olduğu için de ligimiz ve milli takımlarda yüzlerce gol attı. Şükür’ün ürettiği gol ve futbol şaheserlerinin bırakın yanından, civarından dahi geçebilecek ikinci bir adam var mı? Biliyorsan, Allahaşkına söyle, gizleme! “Fenerbahçe’nin en büyük eksiği defans demişsin” yazının bir başka tarafında... Pekiii... Bilmem dikkatini çekti mi? Ersun Yanal Sarı-Lacivertliler’den yedi futbolcu almış, altısı defans oyuncusu. Şimdi bu işe ne demeli? Çelişki mi, yoksa teknik adamın doğru seçimlerinden biri mi? Türk Milli Takımı deneme-yanılma metodlarının uygulama masası değil, çok ciddi bir yarış kulvarıdır. Ersun Yanal tutarlı bir teknik adam olsaydı, yeni yapılanma sürecini böylesine kritik bir dönemde oluşturmaz, Uzakdoğu turnuvalarında yeterli zaman varken, gerçekleştirirdi. Üç günde beyninde operasyon yapan ve bunu Ay-Yıldızlı takıma yansıtan kimliğin tüm değer ve değerlendirmelerinden kuşku duyarım ben. Dönelim havadan ve yerden işlerine... Türk futbolu havadan ve yerden salvolarla bir belirsizliğe doğru yönlendiriliyor. Mesele Hakan Şükür’ün havadan top istemesi değil, bazı portrelerin ulaşılması çok zor Galatasaray standart ve başarılarını kıskanıp, muhtelif kompozisyonlarla(!) aynı başarıyı yakalayabileceğini zannetmesidir. Bence bu iş çok da tehlikelidir! Baktığın yere gidebilmek kolay mı Can abi? Ama havadan ama yerden, bunu en iyi sen bilmelisin!