Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

22 Mayıs 2017 Pazartesi
Avrupa notları

Galatasaray’ın kamp merkezi Hollanda’da... Ama hazırlık karşılaşmaları genelde Almanya’da. Dün de Belçika’daydı. Hatta portakal renkli formalılar ülkesi kulübü Roda ile dahi bir Alman köyünde oynadı Sarı - Kırmızılılar... Maç da, yaşananlar da çok ilginçti aslında. İki ülke öylesine iç içe girmiş ki, hangi mahalle hangi ülkenindir çözemedim.

16 Temmuz 2005, Cumartesi Yorum Yaz
A+ A-

Evet, Gerets daha işin başında “Bu kadroyla şampiyonluk zor” demiş, kafamı karıştırmıştı. Dil sürçmesidir dedim, sustum. Fakat son oyundaki görev yanlışları kafamda kuşkuya yer bırakmadı. Beçikalı, erkenden kadrosuna güvenmediğini, kendisinin dahi ne yapacağını tam bilemediğini belli etti. Bazı olmazsa olmazların henüz yola çıkmadan gündeme gelmesi doğru bir tavır olarak algılanmalı mı? Evet. Hiç olmazsa önlem alınır. Açık söylemeliyim, Galatasaray’ın mevcut kadrosu ve kalite belgesinden hiç kuşkum yok. Bizler ama lig, ama milli takımlarda ne denli başarılı olduklarını biliyoruz da, ya hoca? Avrupa’da merkez üssü olarak Leverkusen’i seçtim. İlginç bir konumu var şehrin. Her yere yakın. Maçlara çok rahat ulaşma imkanım oldu. Hele hele Dortmund ve Mülheim Galatasaray maçları için topu topu 50 km yol gittim. Çok iyi dostlarım var bu şehirde. Anıl, Algın ve Alpay Artar kardeşler. Türkiye’nin ve gurbetçilerimizin yüz akı üç genç sanayici. Artar Brot, Almanya, Belçika ve Hollanda’ya ekmek gönderiyor. Entegre ekmek fabrikasında filolardan çıkan un, hiç el değmeden hazır hale geliyor ve paketlenmiş olarak kolilere istifleniyor. Sonra onlarca şark fırını amblemli kamyon, Avrupa yollarında. Türk insanlarının buralardaki başarısı hepimizin yüz akı olmalı. İki, üç lisan konuşan Atatürkçü, uygar ve gerçek birer yurtsever insanlarımız bizler için gurur vesilesidir. Güzel Türkiyem’in, güzel imajını yansıtan gurbetçilerimize şükranlarımı sunarım. Önceki akşam Galatasaray’ın maçı olmayınca “Gel, bizim futbolumuzu seyret gün boş geçmesin” dediler. Artar kardeşler, Serdal, Serkan Ebcin, Serkan Karadoğan, Fatih Gökçe, Selahattin Bulut, Fikret Küçükoğlu, 9 yaşındaki oğlu İlker, Jairzinho Tekin, Damat Seyfo ve Bülent doyumsuz bir futbol fiestası sundular. Henüz 9 yaşındaki İlker’in adını not alınız! Hiç kavgasız, küfür kıyametsiz, sertlikten uzak mükemmel bir eğlence. Çekişme, hırs sonsuz, keyif de sonsuz. Bu çocuklar da bizim genlerimiz, bizim insanımız. Peki böylesine nasıl sakin olup, eğlenceyi eğlence gibi yaşayabiliyorlar acaba? Yanıt basit; 40 yıldır yaşadıkları ülkenin ikinci jenerasyonu olarak o kültürü benimsedikleri için. Alman ürünleri ithalatına, spor ve yaşam kültürü ithalini de eklesek nasıl olur acaba?