Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

21 Temmuz 2017 Cuma
A.S.Y. olsun!

Ercan Saatçi öneriyor; ‘Şükrü Saracoğlu adı değiştirilsin.’ Düşündüğü isimler güzel ama Saatçi’nin bu çabası, beni de arayışa yönlendirdi. Teklifim A.S.Y. olsun. Fenerbahçeliler’in ‘Fenerium Arena’ veya benzeri isimlere sıcak bakmadığını, Şükrü Saracoğlu gibi tarihi isimleri sevdiğini biliyorum. A.S.Y. amblemi hem bu arzuya uyar, hem de kulağa yabancı gelmez.

19 Ekim 2005, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

Peki ‘A.S.Y.’ ne alaka? Açıklayacağım. Hakan Bilal Kutlualp, “Esas suçum ‘Bu transferleri başkan yaptı’ demeyişimdir” demiş. Söylemlerinden, Yıldırım’ın yapılanları paylaşmaktan pek hoşlanmadığı anlaşılıyor. Ehhh Başkan’ın üretim ve hizmetlerini inkar edenin iki eli yanına gelmez. Her platformda maşallahı var maşallah! Faruk Süren ve ekibinin, 12 milyon dolara mukavvadan maket yaptırdığı yerde, Aziz Yıldırım aynı paraya, bir futbol mabedi yaptı. Öyleyse neden A.S.Y. olmasın Kadıköy’deki muhteşem stadın adı? ‘Uymaz’ mı dediniz! Nasıl uymaz? Buyrun; ‘Aziz. Sayın. Yıldırım.’ Ne oldu? Tamam biraz zorlama oldu. Ama büyük harfleri bırakın, noktaları da, bakın A.S.Y. Zamanla nasılsa Yıldırım adı, tesislerden birine yazılacak. Zaten ‘Bir gün herkes Fenerbahçeli olacak’ sloganı da var. A.S.Y. adının da şimdiden kayda geçirilmiş olmasında sakınca var mı? Futbol bir oyun, açılımı ayak topu. Yani? İcra edilmesi için bir top ve iki ayağa ihtiyaç var. Sağlıklı bir beden ve beyine de!.. Sağlıklı beden ve beyin sahipleri neye dikkat edecek? Ayaklarının sağlıklı olmasına! Kırmayacaklar! Uzun zaman yedek kalan Yılmaz’ı doldurup sahaya salan Yanal, Güven’in ayağı kırıldıktan sonra dahi, hırslarına ‘Dur!’ diyememiş, Denizli halkının sabrını test etmiştir. Yılmaz’a pet şişe atmış bir vekil. Bu olayın manşetlere taşınıp, sahadaki genç çocuğun dramının, Ersun ve Yılmaz yanlışının arka plana itilmesi, Türkiye’nin her platformda neden bu hale geldiğinin en güzel göstergesidir. Bu arada Galatasaraylı Song ve Beşiktaşlı Mustafa’nın da daha özenli, dikkatli ve ille de insaflı olmaları gereğinin altını çizmek isterim. Millet Serdar Tatlı’nın sert yüz ifadesine takmış. Tatlı sanki Viyana’da bale eğitimi alıp, Londra’da centilmenlik mektebine gönderildi de yumuşayamadı, sert kaldı! Urfalı, hangi kültürü aldıysa onu yansıtacak elbette. Çoğunluğumuz ‘Nasılsın canım?’ zerafetiyle mi, yoksa ‘N’ber lan hayvanoğlu hayvan!’ seslenişi ezikliğiyle mi yetiştik? Ha!