Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

29 Mart 2017 Çarşamba
5 Ağustos 2003

Bilmem hatırlayan var mı? 5 Ağustos 2003 tarihinde İzmir’de ne olmuştu? Bir toplum uygarlıktan uzaklaşıp, lümpen kültürünün dayanılmaz hafifliğine kucak açmayı marifet saymışsa neyi tartışıyoruz biz?

24 Kasım 2004, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

Henüz 2 hafta önce Tuğrul Yenidoğan, Habertürk’te tribün terörünü masaya yatırmış, birçok çok bilen de programa katılmaktan son anda kaçmıştı! Yine Vedat Yenerer ve ekibi müthiş bir cesaret ve özenle tüm kara delikleri aydınlatıyor. Ama bu gerçeğe anlı şanlı TV Haber Müdürleri sırt çeviriyordu. Bilmem kimin poposunda dönen kıl haberine servet ayıranlar, Yenerer’in emeklerini görmezden gelir... Cem ve Hakan Can’ın Fan- Etik sayfasından habersiz dolaşır... Ekran polisi, virüsü, canavarı türü eleştirmenler Tuğrul Yenidoğan’ın programını görmezden gelir... Görenler de cevap hakkını Fotomaç’ta tribün lideri Alen’e verir! Sonra ortalıkta kan - barut kokusu, cinayet korkusu. Merak etmez misiniz, yaşananlar nasıl bir kültür ve eğitim düzeyinin eseridir acaba? Önceki gün Sky Türk’te sözümü hiç kesmeksizin düşüncelerimi izleyenlerle özgürce paylaşmama olanak veren Sky Türk Haber Merkezi sorumlularına şükran duygularımı iletmek isterim. Ne demiştim orada, “Bu cinayeti BJK’yla özdeşleştirmek ve sadece kulübü suçlamak hem yanlış hem de haksızlık olur. Yaşanan üzüntünün gerçek sahipleri futbol ya da kulüpler mi, yoksa toplum mu? Geliniz mertçe adını koyalım. Bizim sokaklarımız caddelerimiz semt ve şehirlerimiz ne halde de biz tribünlerden ne bekliyoruz?” Türkiye gasp, kapkaç, infaz çeteleri üretim çiftliği olmuş. Sadece stat önlemleriyle çare bulacağımızı zannediyoruz. Hıyar ekilen tarlada kardelen çiçeği yetişmez ki! Oradan yine hıyar çıkar! Vatan’da İlker Kılıç, Yaşar Kemal’den alıntı yapmış, “O iyi insanlar, o güzel atlara bindiler ve çekip gittiler...” O iyi insanların çekip gitmesine çanak tutup, neden olanların elebaşlarından biri değil midir Yaşar Kemal? Onların gönderdikleri ve yerine getirdikleri kimler? Bu felsefenin lümpenleri gazete ve televizyonların baş köşelerini işgal etmedi mi? Gerçek problem Türkiye’yi batağa götüren zümrenin her geçen gün daha organize ve etkin olup toplum katmanlarını kanser hücresi gibi sarması, hepimizin de şapşal şapşal bakmasıdır. Tribündeki kaliteli taraftar mıdır kaybolan sadece? Pazaryeri esnafı, çarşıdaki manifaturacı, köşedeki bakkal, taksinin beyefendi şoförü nerede? Rokadan habersiz balıkçı her yerde! Kabadayıların kaybolup külhanbeylere yol verildiği yerde polis, magazin muhabiri gibi fotoğraf ve ne yararı olduğu belirsiz telefon konuşmalarını servis etmeyi iş edinmişse, gerisini koyuverin gitsin. Öyle olmuyor mu zaten? İlkelliğe otoban inşaa etmenin marifet sayıldığı bir toplum öyle cinayet minayetle yolundan döner mi? Sahi! 5 Ağustos 2003’te ne olmuştu?