ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

18 Mart ve dertleşme

19.03.2005

Kahramanlık ve erdem denilen harikayı miras bırakan atalarımız diyarı Türkiye’de, şimdi bunca çürümüşlük nasıl oldu da alıp başını gidebildi? Densizlik yaşam biçimi! Yalancılık, sözünü inkar çok moda... Niçin? Çünkü tepki vermesi şart kişiler, bu gidişe ‘dur’ demesi gerek kurumlar doğruyu örneklemediği için... Yasadışılığa, keşmekeşe, kapkaç zihniyetine isyan edip önleme görevini üstlenenler, susmayı tercih ettiği için...

Çanakkale Savaşı’nın 90. yıldönümü. Yüce Rabbim, şehit evlatlarımızın mekanları nur olsun inşallah. 90 yıldır 15-20 yaşındaki çocuklarımız orada uyuyor. Bizler yaşlandık, fidanlarımız hep aynı kaldı. Pırıl pırıl güzel yüzler, kahraman yürekler. Bu savaşlarda 250 bin insanımızı kaybettik. İngilizler 205, Fransızlar 47 bin gencini bıraktı gitti. Haksızlığa, işgale direnen, 7 düveli yenen ve defeden onurlu Türkiyem’in Başkomutanı Mustafa Kemal Atatürk bakın ne demiş; “Bu memleketin toprakları üzerinde kanlarını döken kahramanlar! Burada dost bir vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükun içinde uyuyunuz. Sizler mehmetçikle koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat uyuyacaklardır. Onlar bu topraklarda canlarını verdikten sonra bizim evlatlarımız olmuşlardır.” Ne muhteşem bir söylem, ne görkemli ve mübarek bir insan temsilidir bu. Yurdunu alçakça, hayasızca işgale yeltenenlere önce kahramanlık, sonra dostluk dersi veren Ata’mızın torunlarına şimdi ne oldu? Ne yaptık? Hangi yoz kültürün oltasına takıldık da, buralara vardık? Ruhlarımızı çiroz gibi kuruttuk! TFF çektiği reklam filminde Hakan Şükür’e yer vermemiş. Levent Bıçakcı doğal karşılıyor. Hiç emek harcamadan, tombala bile değil, siyasi tercihle ülkenin en önemli kurumlarından birinin başına cumburlop getirilen kimlikten, başka yaklaşım beklenemez zaten. Dün irtica yanlısı gazetelerde nefretle izlediğim, Çanakkale Zaferi mimarı Mustafa Kemal Atatürk’ü anmaktan kaçış zavallılığının bir başka versiyonudur Hakan Şükür’e yapılan... Eline bir kısım erk geçirmiş yapı, memlekete hizmet edenleri yok saymanın peşinde. Tarihi, kahramanlar oluşturur ve millet de, yüreğine yazar... İşgal için gelen düşmana bile erdemli davranmayı bilen Ata yurdu Türkiye’nin kimi noktaları, kimliksizlerin eline geçse de, çabaları nafile... Tarihin gerçek sahiplerine güçleri yetmez.. Yurdumuza hizmet eden, zafer yazanları yok saymak kimin haddine? Geçen söylemiştim, tekrarlıyorum; “İt ürür, ama kervan da yürür.” Bin yıllık devlet kültürümüz nasıl oldu da böylesine sağlam, böylesine güçlü, kudretli günümüze erişti sanıyorsunuz? Güzel vatanımda, Tokatlı Şehit Kınalı Ali ve onun mübarek ana-babası gibi örnek öyle çok ki...

0 YORUM