ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

Rezalet

07.09.2004

Kendi çocuklarımızı katlettik Avni Aker’de. Göz göre göre, isteye isteye! Ülke bayrağı tribünlerde coşkuyla dalgalanmayan milli maç olur mu? Demek ki oluyormuş. Hem de bu ülkenin Güney Doğu meselesinde en çok evladını yitirmiş bölgelerinden Karadeniz’de. İnsanın inanası gelmiyor.

Türk’ün bayrağının yerine Ulusoy’un posterinin açılışına ve bunun da eski bir federasyon üyesi tarafından ayarlanmasına... İnanmak bile istemiyor insan, göğsünde ay-yıldız ile koşan gence edilen ana avrat küfürlerin kendi ülkesinin insanından geldiğine. Ulusoy’un hemşehricilik kıyağı yapıp Trabzon’a aldığı maçın faturası ağır oldu, umarım telafi edebiliriz. Canaydın ile konuşmayı sevmiyorum Özhan Canaydın ile konuşmayı sevmiyorum, söylediklerinin çoğunu “off the record” söylediği için. Gerçi kendisi bu kelimeyi sevmediği için kullanmıyor ama “Bunlar sohbet” dedi mi bizim için akan sular duruyor. Geçen hafta Milliyet Gazetesi’nin manşetten verdiği eski dönemlere ait usulsüz harcamaların araştırıldığı haberinin ardından birarada olduk. Camianın birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğu dönemde yayınlanan bu haberin camiaya zarar verebileceğini söylerken, yazılmamak kaydıyla çok da şey anlattı. Hele geçen sene yapılan bir Kulüpler Birliği toplantısında yaşadığı anı var ki, keşke Galatasaray’ın gerçekten neler yaşadığını belgeleyebilecek nitelikteki bu konuyu sütunlarımıza taşıyabilseydik. Evet, başkan gülmeyi bilmiyor, evet başkan röportaj yapmak için uygun adam değil. Evet başkan, ropörtajlarda söyledikleriyle taraftarı coşturacak bir lider değil. Ancak başkan doğru insan, iyi insan... Başkanın hassasiyetini anlıyorum. Ancak, bu sorumluluk Galatasaray açısından da Türk Sporu açısından da tarihi bir sorumluluktur. Başkan, gerekirse, otobüse binip küçücük bütçesinden artırdığı paralarla bilet alıp maça giden, kulübün lisanslı ürünlerini alıp katkı sağlamaya çalışan, yaşam tarzını kulübüne göre ayarlayan insanların hayallerinin nasıl harcandığını araştırmak zorundadır. Galatasaray misyonların kulübüdür. Galatasaray markasının temizliği en büyük kupadan daha önemli! Delikanlı hakem aranıyor Federasyon Asbaşkanı Hasan Doğan ile uzun uzun sohbet ettik. Kurum olarak hedeflerini, projelerini anlattı. Sınıf atlatacak yenilikler peşindeler. Türk futbolunun yeniden yapılanması ve kalkınması için hamle yapmaya hazırlanıyorlar. Ama bir tek konu var ki, asıl başarılı olmaları gereken o. Kirlenen futbolumuzun çamaşırlarını yıkamak en büyük hedefleri. Şike, teşvik söylentilerinin her yıl ayyuka çıktığı ligimizin artık bir “temiz eller” operasyonu geçirmesi gerektiğini düşünüyor. Bunun için konuşan insanlara ihtiyacı var. Konuşurken de belgeli konuşacaklara. “Bir hakem gelsin, bize yaşananları anlatsın, bu pisliği temizlemekte yardım etsin onun heykelini federasyon binasının kapısına dikerim” diyor. Evet Türk futbolu şimdi delikanlı bir hakem arıyor. Bütün pislikleri ortaya dökebilecek ve beyaz sayfa açtırabilecek. Tek bir delikanlı, tribünden bağırılanlara inat. Faruk Ilgaz’da bir gece Geçen akşam Faruk Ilgaz Tesisleri’nde yemekteydik, Bilgin Gökberk, Yalçın Uygun ve ben. İlk kez gittim ve gerçekten çok beğendim. Büyük iş yapmış Başkan Yıldırım, tebrik etmek lazım. Bilgin Pazar akşamı da oradaydı, yani yan taraftaki Galatasaray Tesisleri’nde. Kıyasladı... Epey bir fark varmış, kendine has üslubu olduğu için, “Salaş ama hoş. Ben çok keyif aldım” dedi Galatasaray ziyaretinden bahsederken. Faruk Ilgaz’a da bakıp, şöyle iki dudağını sıkarak içinden bir “vay be” hareketi yaptı başını sallayarak. Yemekler ve servis çok başarılıydı, bir tek kalamar hariç, onun için, “Bunu başkan göndermiştir abi” dedi Yalçın, güzel espriydi. Tekrar tebrik ederim, süper tesis. Hangi cesaret? MHK’nın bağımsız başkanı Sabri Çelik hakem camiasıyla ilgili yapılan onca spekülasyon ve kendisine yapılan onca davete rağmen suskunluğunu sürdürüyor. FIFA kokartlı Bülent Uzun kendisine maç verilmediği için hakemliği bıraktı. Mutlu Çelik, “Bana niye maç verilmediğini bağımsız MHK başkanına sorun” dedi. Çetin Sarıgül ve Metin Tokat’tan ise haber yok... Herkes konuşuyor... Cemal Aydın tartışmanın göbeğine daldı... Aydın’ın, Sabri Çelik’e isim vererek niye maç verilmediğini sorduğu yazıldı. Aydın, ‘Ben isim sormadım. İşine müdahale edilip edilmediğini sordum’ diyerek olayı yalanladı. Herkes konuşuyor... Sabri Çelik susuyor... Göreve başlarken sloganını, “Adalet ve Cesaret” diye açıklayan Çelik... Adaletinden şimdilik şüphemiz yok, cesarette ise şimdilik sınıfta kaldın başkan... Konuş, hem de yutkunmadan... Doğruları dürüstçe söyle. Hem medya, hem de kamu vicdanı doğruların yanındadır, unutma!

0 YORUM