Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

08 Aralık 2016 Perşembe
Mucizeler zaman almaz

Öyle bir oyun ki. Kahramanlık ile idam sehpası arasında gidip geliyor herkes. Güzelliği de buradan geliyor çoklarına göre. Bir bakıyorsunuz dar ağacına çıkmak üzere olanlar, bir anda cellat olabiliyor.

17 Haziran 2008, Salı Yorum Yaz
A+ A-

Öyle bir oyun ki. Kahramanlık ile idam sehpası arasında gidip geliyor herkes. Güzelliği de buradan geliyor çoklarına göre. Bir bakıyorsunuz dar ağacına çıkmak üzere olanlar, bir anda cellat olabiliyor.
70’inci dakikadan sonra yazısını atmak zorunda kalan gazeteci var mıdır, elbette onu bilebilmek zor ama, dün Fatih hocanın yaptığı açıklamaların bir dayanağı vardır elbette.
“Futbol oyunu bir ölüm kalım meselesi değildir, ondan çok daha ciddi bir iştir” diyen futbol adamı, boşuna söylememiş olsa gerek yıllar boyu yaşadıklarının ışığında bu sözü.
İp üzerindeki cambaz gösterisine benzemeye başladı, milli takım, basın diyaloğu (ya da basının bir kesimi ile hocanın diyaloğu).
Neyse aslında bunlar boş. Önemli olan ve yapılması gereken önümüze bakmak, Hırvatlar’ı nasıl yeneriz, daha ilerisine nasıl gideriz, onları düşünmek.
Bunları da çokça yetkililere bırakmak en doğrusu.
Türkiye’nin oynadığı maç adedi üç. Oynadığı dakika sayısı 270. Herkesin beğendiği bölüm süresi 80.
Ortada 190 dakikalık bir kayıp zaman var milli takım adına. Varlık gösteremediğimiz, rakibe mahkum olduğumuz ve herkesin de eleştirmekte hem fikir olduğu bölümler.
İsviçre maçının ikinci yarısı ile Çek maçının ikinci yarısındaki büyük bölümün eleştiri aldığını ben zannetmiyorum. Fatih hocanın, Çek maçının ikinci yarısında gösterdiği performansa kötü diyecek birinin olduğunu da düşünmüyorum. Statta oturduğum yer gereği kulübe performansını en az maç kadar takip etmiş biri olarak, ikinci yarıda, futbolcu tek tek duracağı yerden kime pas atılacağına kadar oyuna müdahale eden hocanın katkısına kim eleştiri getirebilir?
Ama bir şeyi göz ardı etmemeliyiz, etmememiz gerekir. Bu takım hiçbir maça iyi başlamadı. Bu takım hiçbir maçın ilk yarısında rakibine müdahale edemedi, bu takım hiçbir maçın ilk yarılarında “Bu takım bu maçı kazanır” dedirtmedi.
İnancımız her zaman gördüklerimiz ile değil, hislerimiz ile sınırlı kaldı.
Hedefi şampiyonluk olarak koyanlar, ortaya da bugüne kadar gösterdiklerinden farklı bir şey koymak zorundadır.
Bir olduktan sonra iki, iki olduktan sonra üç olacak maçlar her zaman geri gelir mi? Futbol da böyle bir istatistik var mı?
Mucize yaratıyoruz bu doğru, mucizeler zaman alırmış onu da dün öğrendik. Doğrudur.
Ama benim inancım mucize her zaman olmaz. Mucize mucizedir ve zamanla alakalı değildir. Öyle olsaydı adı mucize olmazdı.
Türkiye’nin son iki maçına bahisçilerden ilk yarı bir ikinci yarı iki oynayanlar zengin oldu. Ben aza tamah etmek istiyorum. İlk yarı bir ikinci yarı bir.
Bir de lütfen bunu başarın.
Yolunuz açık olsun.