Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

27 Mart 2017 Pazartesi
Gerçek dünyaya dönüş

Manchester United, geçen yıl Premier Lig’de ve Şampiyonlar Ligi’nde aldığı sonuçlardan sonra 14 milyon pound zarara uğramış. Dün gazetelerde öncelikli olarak, bu sene de gelecek olası bir maddi kaybın, hisse senetlerinde yaratacağı olumsuz etkilerinden bahsediliyordu. İşte İngilizler’in Şampiyonlar Ligi’nde dünkü maça öncelikli bakış açısı!

29 Eylül 2004, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

Maç için Sir Matt Bussby yolundan ilerleyip VIP tribünündeki TREBLE suitine geldik. Önce bir görevli tarafından kibarca karşılanıp yukarı çıkartıldık. Orada bekleyen personel tarafından daha önceden bize ayrıltılmış masaya oturtulduk. Ne içeceğimiz sorulup servis yapıldıktan 20 dakika sonra alt salona yemeğe indirildik. Yemek sırasında bir görevlinin, yanımıza gelerek fotoğraf çekmek için yukarı davet ettiği bizleri üst katta müthiş bir sürpriz bekliyordu. Federasyon Kupası ve efsane kaptan Brian Robson: Onunla tanışıp kupa eşliğinde fotoğraf çektirdikten sonra tekrar aşağı indik. Beş dakika sonra Manchester United’lı Wes Brown salona girip isteyenlerle fotoğraf çektirerek imza dağıttı. Bütün bunları niye anlattım. Prag maçından sonra Manchester United’dan bile daha organize olduğumuz iddia edildi de onun için. Şu bir gerçek ki, adamların pazarlama tekniği ve halkla iletişimi bizden üç gömlek üstün. Şimdi gelelim maça: Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Y. Yılmaz, Gençlerbirliği maçından sonra süper bir yorum yazmıştı Fanatik Gazetesi’nde. Ve demişti ki: “Fenerbahçe, ilk 10 dakikada, sonraki 75 dakikada ve son 5 dakikada hep kendi gibi oynadı.” Yani kısacası diyordu ki Mehmet Yılmaz; “Bu takım rezil de oynar, iyi de oynar ve Fenerbahçe’nin gerçeği budur.” Dün Manchester’da daha ne olduğunu anlamadan 3-0 yenik duruma düşen Fenerbahçe’de gerçekten kötü olan, devre bittiğinde takımdaki futbolcuların bile ne yaptıklarının farkında olmamalarıydı. Avrupa Şampiyonası’nın dillere destan maçı olan Portekiz-İngiltere karşılaşmasında sakatlanıp çıkana kadar Rooney’in gösterdiği en önemli özelliği; topu rahatsız olmadan alıp, kaleye yüzünü dönerek hızlandığında, tutulmaz olduğuydu... Ve dün Rooney, ilk yarı boyunca neredeyse her topu, yanında kimse yokken rahat rahat aldı. Ve belki de dün Daum’un yaptığı en büyük hata, ona bu fırsatı tanımasıydı. Fenerbahçe, düne kadar ülkemizde yarattığımız yerçekimsiz ortamda uzay yürüyüşü yapıyordu. Dün gerçek dünyaya döndü. Umarız çabuk uyum sağlar! Bir soruyla yazıyı bitiriyorum: Volkan olsaydı kaç gol yerdi?