Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

06 Aralık 2016 Salı
Dört soru dört cevap...

Şampiyonluk güzel ama tahribata da neden oldu. Ne harcandı, karşılığında ne alındı? Gerginlik politikası ne getirdi? Bunlar düşünülmeli ve yeni sezon stratejisi şekillendirilmeli.

17 Mayıs 2007, Perşembe Yorum Yaz
A+ A-

Şimdi top yönetimde! Şampiyonluk güzel ama tahribata da neden oldu. Ne harcandı, karşılığında ne alındı? Gerginlik politikası ne getirdi? Bunlar düşünülmeli ve yeni sezon stratejisi şekillendirilmeli. Mutlu sonla biten bir sezonun ardından, ‘Fenerbahçe herşeye rağmen şampiyon oldu’ demek mi doğru olur, yoksa ‘Fenerbahçe, Fenerbahçe’ye rağmen şampiyon oldu’ mu? Önce Fenerbahçe’nin 100. yılında yaşadığı şampiyonlukta emeği geçenleri tebrik ederek başlayalım. Soruya gelince, “Fenerbahçe, Fenerbahçe’ye rağmen şampiyon oldu” demek her şeye rağmen kısmını da içinde barındırıyor bana göre. Fenerbahçe’yi ve ona bağlı geniş kitleleri yönlendirenler, şampiyonluk stresi de üzerlerinden atıldığına göre önümüzdeki günlerde iyice oturup etraflıca bir sezon ve maliyet analizi yapmalı. 100. yıl şampiyonluğu güzel olmakla beraber tahribata da neden oldu. Taraftar şampiyonluk geldikten sonra gerisini umursamaz, ama yönetenlerin böyle davranma lüksü olmamalı. Ne harcandı, karşılığında ne alındı? Gerginlik politikaları ne getirdi, ne götürdü? Bunların hepsi düşünülmeli ve yeni sezon stratejisi bir an önce kafalarında şekillenmeli. Ama bu sezonki tarz devam ederse Fenerbahçe’nin işi gelecek yıl daha da zor olur. Koca bir sezonda benim aklımda kalan ‘istikrarlı katkı bakımından’ bir Tuncay vardı, biraz Aurelio, biraz o, biraz da şu... Ve şimdilerde Tuncay ayrılık mesajları veriyor. “Kariyerime Avrupa’da devam etmek istiyorum” diyor Tuncay, haklı bir istek. Tabii büyük bir takıma gidecekse. Tuncay, Fenerbahçe’de sembol futbolcu olma yolunda ilerliyor. Daha yaşı çok genç. Bugün insanların hatıralarında Lefter, Can, Cemil, Rıdvan gibi isimler hâlâ canlılığını koruyorsa, yeni yetişen nesillere bile bu isimler ezberlettiriliyorsa Fenerbahçeli büyükleri tarafından, Tuncay’ın da bu şansı yakalamasına çok az kaldı. Sahadaki mücadelesi Fenerbahçeli taraftarlarca başka taçlandırılıyor. Efsane olmak kolay değil. Bu fırsatı yakalamışken tepmek de açıkçası pek akıl kârı değil. Tabii maddi imkanları bütün bu anlattıklarımdan başka bir yere koyuyorum. Eğer maddi açıdan Tuncay’ı tatmin edecek bir büyük kulüp çıkacaksa o zaman yolu açık olsun ve de helal olsun. Gelelim önümüzdeki sezona. Appiah, Alex, Deivid, Lugano, Edu... Kimi yeterli değil, kimi gitmek niyetinde. Avrupa’da başarı için nasıl bir transfer politikası izlenmeli? Kulüplerin transfer politikalarını hocaları belirlemeli. Fenerbahçe de öncelikli olarak teknik direktör konusunu kafasında netleştirip, gelecek sezon Zico’yla mı yoksa başkasıyla devam edeceğini belirlemeli. Ama şu bir gerçek ki, geçen yılki şok dönemde yaşanan zaman kaybı bu sene yaşanmayacağı için Fenerbahçe daha mantıklı olacaktır. Şampiyonluk geldi de, önümüzde bir Galatasaray derbisi var. Ve ezeli rakibinin de Şampiyonlar Ligi şansını yakalama hevesi... Diyorlar ki, Fener yedekleriyle çıkar o maça. Diyor ki İslam baba; “Fenerbahçe’nin büyüklüğü ne kupa büyüklüğüdür, ne de şampiyonluk. O öyle bir büyüklüktür ki adı konulamaz.” Tarif ettiği bu büyüklüğün kavramları içinde rakibe saygı da olmalı büyük ustanın. En azından ben öyle düşünüyorum. Açıkçası ben Fenerbahçe’nin böyle bir şey yaparak ne Galatasaray’a ne de onlarla ikincilik, yani Şampiyonlar Ligi için çekişen Beşiktaş’a haksızlık ve saygısızlık edeceğini düşünüyorum. Fenerbahçeli futbolcuların da rakibe saygılı olacaklarından hiç şüphem yok. Ama “illa Sami Yen’de bir şey yapalım” fikrindeyseler eğer, maçtan sonra futbolculara birer tane 100. yıl saati takılabilir. Kibar, ama bir o kadar da anlamlı olur. Hazırlayan: Ayhan Yılmaz