Teknik direktör orkestra şefi midir?

28 Temmuz 2018, Cumartesi 16:43
- A +

Ülkemizde bugün bile dernek olmaktan, mesleki birlik olmak aşamasına geçemeyen teknik direktörlüğün değeri pek anlaşılamamış durumdadır. Peki, teknik direktör kimdir? Teknik adam bir orkestra şefi midir? Nota okumayı bilmeyen bir orkestra şefi, orkestraya uyum içinde şarkı söyletebilir mi? İtalya’nın Revenna bölgesinde 7000 kişilik bir kasabada doğan ve yaşadığı mahallenin takımı Baracco Luco’da bile futbol oynayamadığı halde Milan’ı başarıdan başarıya koşturan Arrigo Sachhi, hiç kuşku yok ki nota okumayı bilen iyi bir orkestra şefiydi. AC Milan’ın, 1980 yılında “totenero” şike skandalı kapsamında Serie B’ye düştükten sonra yeniden eski günlerine dönmesi, tutku derecesinde öğrenmeyi ve öğretmeyi seven Sachhi ile gerçekleşti. Mahalle takımında bile futbol oynayamadığı için acımasızca eleştirilen, bir teknik direktör olarak asla başarılı olamayacağını söyleyenlere Arrigo Sachhi sert bir şekilde yanıt vermişti: “Bir jokey, at olarak doğmak zorunda değildir.”

Sachhi oyuncu kazanmakta, birlikte çalıştığı grubun kalbine giden yolu bulmakta oldukça ustaydı. “İyi bir teknik adam hem senaryo yazarı hem de yönetmendir. Takım onun bir yansımasıdır” diyen Sachhi, İtalya’nın acımasız savunma kültürünün içinden atak yapısı çok güçlü olan bir Milan ortaya çıkarmıştır. İtalya, bizim Anadolu’muz gibi tarih boyunca defalarca işgal altında kaldığı için savunma kültürü gelişmiştir. Böyle bir kültürün içinden atak oyunla Şampiyonlar Ligi Şampiyonu çıkartmak hiç de kolay olmasa gerek.

Henüz otuzlu yaşların başında mükemmellik arayışının peşine düşen Sachhi, topsuz oyuncunun da topu ayağında tutan futbolcu kadar önemli olduğunu savunmuş, futbolun on bir bireyden değil bu bireylerin oluşturduğu dinamik bir sistemden oluştuğu sonucuna varmıştı. Futbol oynamamış bir insanın futbola ve teknik direktörlük mesleğine yaptığı katkıları düşündüğümüzde, teknik direktörlük mesleğinin futbol oynamış ya da oyunculukta yıldızlaşmış insanların tekelinde olamayacağı açıktır. Bir yıl neredeyse kendini arayıp bulamayan ama yeni sezona çok iyi bir giriş yapan Beşiktaş’ın futbolcusu Jeremain Lens’in, B36 Torshavn takımına attığı güzel golü izleyince aklımdan bu düşünceler geçti. Oyuncularını anlayabilen, on bir bireyden dinamik bir sistem yaratan teknik adamlarla, gerekli hamleleri ancak bir yıl sonra yapabilenlerin farkı da Beşiktaş’ın Torshavn ile oynadığı maçın görüntüleri içinde saklıydı…   

YORUM YAZ