Futbolda yenilgiler öğreticidir

26 Mayıs 2018, Cumartesi 11:33
- A +
Deprem kuşağındaki bir coğrafyada yaşadığımızı biliyoruz, ama depremlerin öğretici olduğu konusunda ki bilgimizin ne kadar olduğu konusunda kuşkularımız var. Gerçekten de depremler öğreticidir. Yeryüzünün alt katmanlarında nelerin olduğu hakkında bilgi verir depremler. O bilgiler yeryüzüne geldiği zaman çeşitli boyutlarda yıkımlar yaşasak da, bize nasıl yaşamamız gerektiğini öğretir.

Futboldaki yenilgiler de depremlere benzer bir bakıma.  Kayıp anında üzüntünün hatta yıkımın boyutları, takımların futbol dünyasında edindikleri yer, beklentileri ve büyük taraftar kitleleriyle orantılıdır. Bizim üç büyüklerin aldığı yenilgilerin sonuçları diğer takımlarınkinden farklıdır.

Yenilgiler de depremler gibi öğreticidir. Maç yitirildiği zaman takımın kusurları, arızaları, hataları belirginleşir. Teknik direktörün asıl görevi ve bilgisi de böyle anlarda devreye girer. Yenilgi anında yöneticiler, yandaşlar ve futbolun diğer paydaşları duyguları ile hareket etse de, teknik adamlar bilgiye dayalı saptamalar yaparak takımın doğru yolda ilerlemesini sağlarlar.

Sözgelimi, Fatih Terim görevi devraldığı İgor Tudor’dan daha fazla yenilgi aldı.  Galatasaray’ın yenilgileri için “deplasman fobisi” denilse de Fatih Terim öyle olmadığını biliyordu. Oyun ve yenilgiler Fatih Terim’e, Galatasaray’ın nasıl oynaması gerektiğini öğretmişti. Deplasmanda oynanan maçları karşı atak kurgusundan “baskın atak” şekline dönüştürüp ve bu ataklarda itici güç olarak Rodrigues’i kullanarak, Galatasaray’ı şampiyonluğa ulaştırdı. Üstelik son dönemlerde deplasmanlarda fazla sıkıntı da yaşanmadı. Yenilgilerin öğreticiliği Galatasaray’ı şampiyon yaparken Rodrigues’i de sıra dışı bir oyuncu haline getirdi. Fatih Terim yenilgilerin öğreticiliğinden ders çıkarmasa belki Galatasaray şampiyon olacaktı ama Rodrigues, Tudor döneminde olduğu gibi sıradanlığın ötesine gidemeyecekti.

Aykut Kocaman’ın da yenilgilerin öğreticiliğinden ders çıkardığını söyleyebilirim. Bir ara Galatasaray’ın 11 puan gerisine düştüğü halde takımını lig ikinciliğine taşıması bunun bir kanıtıdır. En azından farklı takım kurgusuyla oynayan Fenerbahçe’de yaşanan sarsıntılar sonucunda araştırma yapmak zorunda kaldı. Şenol Güneş ise yenilgilerin öğreticiliğinden hiç yararlanmadığı gibi değim yerindeyse kılını kımıldatmadığı için Beşiktaş dördüncü oldu. Türkiye Ligi’ne göre son derece kaliteli bir kadroya sahip olmasına karşın yenilgilerin nedenlerini içerideki asıl etkenlerde değil, dışarıdaki yan unsurlarda aradı. Özü kuvvetli olmayan bir takım dış unsurların etkisinde kalıp, büyük yıkımlar yaşar. Fatih Terim’in yaptığı takımın özünü güçlendirmekti.
 
YORUM YAZ