ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

Üvey anne sendromu!

11.10.2008

Genel Türk aile yapısında değişmez görüntüdür; Otoriter, disiplinli, çocuklarına sevgisini göstermeyen, onlarla yüz-göz olmayan ve otoritesini çoğu zaman dayakla sağlayan bir baba...

Genel Türk aile yapısında değişmez görüntüdür; Otoriter, disiplinli, çocuklarına sevgisini göstermeyen, onlarla yüz-göz olmayan ve otoritesini çoğu zaman dayakla sağlayan bir baba... Kendisi de babanın kötü bazı huylarını (dayak gibi) kullanmakla birlikte, sevecen, çocuklarına kol-kanat geren, şevkatli, koruyucu bir anne. Baba ne zaman çocuklarına bağırsa, tokat atsa, hemen sarıp sarmalar onları. Çocuğuna atılan her tokat sanki ona vurulmaktadır. Çocuk evde veya dışarıda başına ne gelse, hemen annesine koşar, babasına değil. Kollayıcıdır anne, koruyucu, sığınılacak bir liman. 
Gün gelir anne ile baba bir şekilde ayrılmak zorunda kalır. Bir süre sonra baba yeni bir evlilik yapar. Yani artık evde bir üvey anne vardır. Baba mutludur, ya çocuklar! Öncelikle annelerinin yerini aldığı için öfkelidirler cici anneye karşı. Kuşkucu, önyargılı, meraklı, yaramaz... Belki üvey anne çok iyi birisidir. Ancak bunu gösterebilmesi, kendisini çocuklara kabul ettirebilmesi için zamana ihtiyacı vardır. Bu durumda işler kısa sürede rayına girer. Çünkü çocuklar cin gibidir. Birçok şeyi büyüklerden daha çabuk kavrar. Hatta öyle cin ki, üvey anneyi biraz yumuşak bulurlarsa, onu kullanmaktan asla kaçınmazlar. Artık babalarına karşı ellerinde çok iyi bir koz vardır.
Ya, üvey anne de baba gibi otoriter, disiplinli, yüzü gülmeyen, sevgisini (varsa) göstermekten kaçınan biriyse. Yandı çocuklar. Eskiden evde yüzü asık bir kişi varken, şimdi iki olmuştur... Çocuk bir sıkıntısı olduğunda ne babaya gidebilmektedir, ne üvey anneye. Birden büyük bir boşluğa düşer. Tavırları, davranışları, insanlarla ilişkileri değişir. Eskiden okulun en başarılı birkaç öğrencisinden biriyken, artık zayıflar üst üste gelmeye başlar. Öğretmen şaşkındır. Sınıfın en başarılı öğrencisi birden nasıl bu hale düşmüştür... Çocuğun yakınları, onu sevenler de şaşkındır. Bir anlam verememektedirler bu duruma. Akıl vermeler başlar babaya. Bazıları kızmaktadır hatta.
Otoriter tavrını bir yana bırakıp, çocuklarına sevgiyle yaklaşmayı dener bir süre baba. Sonuç olumludur... Ancak yapısı gereği bunu fazla sürdüremez. Ve yine başa dönülür. Zordadır baba. Aşağı tükürse sakal, yukarı tükürse bıyık. Tam bir bıçak sırtıdır durumu. Ya canından bir parça olan çocuklarının mutsuz olmasına göz yumacaktır, ya da...
***
“Bir spor gazetesinde bu yazının ne işi var” diyenlere bir öneri: Aile yerine Fenerbahçe, baba yerine Aziz Yıldırım, anne yerine Zico, üvey anne yerine Aragones, çocukların yerine de Fenerbahçeli futbolcuları koyup, bir daha okuyun bakalım, bir anlam kazanacak mı...

2 YORUM
  • ersinci 11.10.2008 18:24:17
    1

    hasan ali atasoyun okumasını isterim

  • TURKTURK 11.10.2008 20:39:44
    2

    iyi hoşta konuyla alakası yok ama şurası ilginç ve komikti aziz baba ziko anne :-))))