Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

08 Aralık 2016 Perşembe
Hakemler futbolu bilmiyor...

Bursa maçı hakeminin futbol bilgisi yeterli olsa, ev sahibi ekibin rakibi oynatmamak için başvurduğu faul taktiğini 10 dakikada çözerdi. Onun orada bulunmasının tek nedeni var; futbol oynanmasını sağlamak.

26 Eylül 2007, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

Bursa maçı hakeminin futbol bilgisi yeterli olsa, ev sahibi ekibin rakibi oynatmamak için başvurduğu faul taktiğini 10 dakikada çözerdi. Onun orada bulunmasının tek nedeni var; futbol oynanmasını sağlamak.

Aslına bakarsanız, Bursaspor-Fenerbahçe maçının 1-1 berabere bitmesinin tek bir nedeni var: Maçın hakeminin futbol bilmiyor olması.
Bursaspor, Türkiye Süper Ligi’nin en çok faul yapan takımı.
Sezonun hemen başındaki Galatasaray maçında da ortaya çıktı ki, Bursaspor’un rakip takım atağa çıktığında başvurduğu bir taktik bu.
Öteki maçları televizyondan izleme olanağımız olmadığı için bilmiyoruz.
Ama aynı taktiğin Fenerbahçe maçında ortaya çıkmış olması ve sezon istatistikleri bunu gösteriyor.
Maçın hakemi oyunun daha onuncu dakikası dolmadan bu taktiği çözebilirdi, tabii futbol bilgisi yeterli olsaydı.
Maçın hakeminin o sahaya çıkıyor olmasının bir tek nedeni var: Futbol oynanmasını sağlamak.
Elindeki düdük ve ceplerine yerleştirdiği sarı kırmızı kartlar bunun için var, aksesuar olarak bulunsun diye değil.
Bir takım, sert oynayabilir. Futbol oyununun içinde kaldığı sürece bunun bir sakıncası yok.
Ama bir takım top rakibe geçtiği ve rakip hücuma çıkmaya niyetlendiği anda toplu ve topsuz alanlarda faule başvuruyorsa bunun bir tek anlamı var: O takım, rakibine futbol oynatmak istemiyor, bunun için faullere başvuruyor.
İşi sahada oyunun dürüstçe oynanmasını sağlamak olan hakemin izin vermemesi gereken bir durum bu!
Maçın hakemi 90 dakika boyunca buna göz yumdu. Fenerbahçe orta saha oyuncuları, başta Alex olmak üzere adeta tekme tokat durduruldu ve sonunda kartlar da İsmail Güldüren’inki hariç hakeme yapılan itirazlar nedeniyle çıktı.
Ama aynı hakem ısrarlı itirazlara ikinci kartları gösteremedi. Çünkü o da biliyordu ki o itirazlar aslında haklı itirazlardı.
Hakem maçta iki penaltıyı da görmedi. Bursasporlu Sinan’a ve Fenerbahçeli Semih’e yapılan penaltıları veremedi.
Aynı hakemler bu sezon Galatarasay lehine üç penaltı çaldılar. İkisinin penaltı pozisyonu ile uzak yakın alakası olmadığını hakem yorumcuları yazdı.
Bu çifte standartlı uygulamanın bir tür hakem komplosu olduğunu iddia edecek değilim.
Ancak ortaya çıkıyor ki, hakemlerin kafalarında bütün takımlar eşit, ama bazıları daha da eşit!
Bu sezon öyle görünüyor ki, daha çok hakem hatalarının konuşulduğu bir sezon olacak.
Bunu önlemenin yolu da basit: Hakemleri her hafta başında “kampa almak” ve bütün maçları izlettirerek, hataların neler olduğunu iyice öğretmek.
Aksi takdirde bu sezon futboldan çok hakemleri konuşmak zorunda kalacağız.

Fenerbahçe
neden
pozisyona
giremiyor?
Fenerbahçe’nin Bursa’daki beraberliğini elbette abartmıyorum.
Bursa, bu ligin en köklü takımlarından biri ve hiç kuşku yok ki günün birinde iyi bir yönetim kadrosu ve iyi bir takım yakalamayı başarabilirse, Trabzon’dan sonra Anadolu’nun ikinci şampiyonunu çıkaracak bir seyirci potansiyeline de sahip.
Bu nedenle Bursa’da puan kaybetmek, çok da eleştirilebilecek bir durum değil.
Öte yandan Fenerbahçe’nin Bursa’daki tek sorununu hakeme de bağlamıyorum.
Evet, diğer yazımda anlattığım gibi hakem futbolu biliyor olsaydı, başka bir maç seyrederdik. Ama bu Fenerbahçe’nin asıl sorununun gözlerden kaçmasına neden olmamalı.
Fenerbahçe, bu maçta da ortaya çıktı ki geriden topu iyi çıkaramıyor.
Bu, sadece bu sezonun değil, son birkaç sezonun da sorunu.
Orta saha oyuncularının sert pres altında oyundan çabuk düşmelerinin de bunda rolü var.
Ama Fenerbahçe gibi bir takım, bütün bu olumsuzluklara rağmen yine de bir koca devre boyunca bir tek pozisyona giremiyor, bir tek şut atamıyorsa, bunun da bir nedeni olmalı.
Bu neden çok açık görülüyor ki, Fenerbahçe’nin kanatlarından kaynaklanıyor.
Orta sahanın iki kenarında oynayan oyuncuların topla içeriye kat ettiklerini ama arkalarındaki beklerin onlardan boşalan alana giremediklerini görüyoruz.
Onlar o boşluklara giremediği için de top çizgiye inmiyor. Kanatları kullanarak çizgiye inemeyen bir takım da rakip defansın dengesini bozamıyor, bırakın gol pozisyonu, karambol bile yaratamıyor.
Öte yandan tek forvet ile oynayan Fenerbahçe’nin kadrosundaki forvet oyuncuları da kendilerine atılan uzun topları yakalayıp, sahip olarak, orta sahadan gelecek arkadaşlarına pozisyon hazırlayacak türden oyuncular değiller.
Fenerbahçe’nin üç forveti de tek vuruşla gol atabilecek oyuncular. Ve onların bu özelliklerinin ortaya çıkabilmesi için de topun kanatlardan düzgün şekilde ceza sahasına indirilmesi gerekiyor.
Kezman ve Deivid’in geçmiş takımlarında attıkları golleri internetten bulup seyredecek olursanız, bu çok açık görülüyor.
Fenerbahçe bunu başaramıyor, çünkü kadro yapısı ve oyun anlayışı buna uygun değil.
Bu durumda yapılması gereken şey bu oyun anlayışına göre santrfor bulmak olmalı.
Bunları çözmek önce Zico’nun, sonra da yönetimin işi.
Eğer Zico bunu çözemiyorsa, Zico’yu çözmek de yönetimin görevidir.