ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM


YAZARLAR

Emekliler ve emekleyenler

22.10.2011

Bir kısım Avrupalı Türkiye'yi iyi bir emeklilik öncesi durağı olarak görüyor ya.

Bir kısım Avrupalı Türkiye’yi iyi bir emeklilik öncesi durağı olarak görüyor ya. Sanki Antalyaspor da bir kısım isimli Türk oyuncu için aynı... Kulübün adındaki ‘spor’dan çok Antalya’ya tav olmuş bir grup B sınıfı yıldızlar topluluğuna dönmüş takım. Takımdan çok karma demek lazım.

Halbuki Mehmet Özdilek’ten daha fazlasını beklemek lazım gibi. Bu oyunculardan bazıları bu takımda olmaz mı? Olur tabii. Birer birer bakarsanız çoğu hâlâ büyüklerde oynayabilecek oyuncular.... Ama tamamından aynı emekli izlenimi alınıyor ki, bu iyi değil. Üstüne oyun da bastonluysa, can sıkıcı bir durum oluyor... Musa Nizam’ın numunelik olarak sahada olduğu, büyüklerden ve başaltı takımlardan düşenlerin oluşturduğu bu ekipten Antalya ne bekliyor?  Asıl önemlisi bu karma Antalya’dan ne bekliyor?

Bu konuyu tüm tarafların oturup bir kez daha konuşması lazım sanki... Antalya için can sıkıcı olan bu durum, Galatasaray için daha da sıkıcı bir sonuç yarattı. Çünkü bu rakibi bozamadılar.

Hatta neredeyse pozisyon bulamadılar...   Halbuki Galatasaray artık bir Arena takımından fazlası olduğunu ispat etmeli.

Dün akşam Baros-Elmander ikilisiyle, Melo-Selçuk’la, Ujfalusi-Gökhan’la olabilecek en iyi omurgayla sahadaydılar. Ancak oyuna hükmedemediler.

Bu tip bir oyunda, bu tip bir rakibe karşı fizik bir üstünlük kurmak, oyunu rakip alana yıkmak olmazsa olmazdır. Aslına bakarsanız bu kalite seviyesi için kolaydır da. Galatasaray orta sahası bunun altından kalkamadı. Neredeyse emekleyerek oynadılar. Dolayısıyla maç boyunca Antalya savunmasını hiç zorlayamadılar.

Maçı son derece sıkıntılı yapan da bu oldu.

Taraflı tarafsız herkes için.

0 YORUM