Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

07 Aralık 2016 Çarşamba
Ivanov’un babası!

Kaiserslautern’de dün ilginç bir karşılaşmaya şahit olduk. Bir tarafta Dünya Kupası’nı 3 kez müzesine götürmüş bir ülke, diğer tarafta bizim bildiğimiz futbolun değil, Avustralya Futbolu’nun popüler olduğu ülke...

27 Haziran 2006, Salı Yorum Yaz
A+ A-

İtalya-Avustralya maçı kağıt üzerinde zor çözülecek bir karşılaşma değil. İtalyanlar tam 22 maçtır (normal süre ve uzatmalar dahil, penaltılar hariç) yenilmezliklerini sürdürüyor. Avustralya’nın ise ikinci katılımı ve ilk kez 2. tur heyecanı... Mücadelenin diğer bir ilginç notu ise, İtalya’nın kabusu Guus Hiddink’in yine Çizme’nin karşına çıkması. Trinidad Tobago, Güney Kore ve Portakallar’ın da elenmesinden sonra Hollanda’yı temsilen tek başına kalmıştı tecrübeli çalıştırıcı. İtalya, Hiddink ilişkisi bilindiği gibi 2002’ye dayanıyordu. Hollandalı teknik adam, o dönem Güney Kore ile şov yapmış, bir kısım futbol otoritesine göre İtalya’yı bileğinin hakkıyla ikinci turda safdışı bırakmış, bir kısım Çizme medyasının haberlerine göre ise bunu ev sahibi olmanın avantajıyla ve hakem yardımıyla gerçekleştirmişti. Öyle ya da böyle, Hiddink, İtalyan futbol tarihine ‘istenmeyen adam’ olarak geçmişti. Sanki yine büyük bir sürpriz gerçekleşecek gibi bir hava vardı maçın başında. İtalyanlar daha temkinli, Avustralya ise ilk yarı boyunca topa daha çok hakim olan taraftı. Önceki gün hoca kararıyla van Nistelrooy kulübedeydi, dün de süperstar Totti ilk yarı boyunca takım arkadaşlarını kenardan izledi. Luca Toni ve Del Piero’nun bu kadar etkisiz olacağını herhalde Lippi bile tahmin edememişti. İkinci devre, sanki ilk yarının kopyasıydı. Gol pozisyonları vardı ancak iki takım da temkinli bir şekilde birbirlerini yokluyordu. Sonra İtalya’yı kötü bir sürpriz bekliyordu. Çek maçının kahramanı Materazzi bu defa kendisini kurban ederek hocası Lippi’yi çaresiz, takımını da 10 kişi bırakıyordu. İşte bu, Kangurular için büyük bir fırsattı ama saatler 90 dakikayı gösterdiğinde Dünya Kupası’nda ilk büyük skandal Avustralya aleyhine gerçekleşti. Çizme’nin 3 numarası Grosso bir kontratakta rakip ceza sahasına girdi, topu söktü ancak yerde yatan bir Avustralyalı’nın üzerinden geçip kendini yere attı; Karar penaltı. Pozisyonun tekrarını defalarca izledikten sonra, Avustralya’nın feryadını değil, basın tribünündeki meslektaşlarımın ‘skandal’ çığlıklarını duyuyurdum sadece. Kimse uzatmada ülkesini çeyrek finale taşıyan penaltıyı gole çeviren Totti’den değil, hakem Medina’dan bahsediyordu. Hani şu Trabzon’da Gürcistan ile 1-1 berabere kaldığımız maçın hakemi İspanyol Medina. Bakalım futbolun patronu Blatter bu konuyu nasıl değerlendirecek. Daha dün Rus Ivanov için dünyadan özür dileyen ünlü futbol adamı, bakalım şimdi ne yapacak? Portekiz-Hollanda maçını berbat eden, 16 sarı ve 4 kırmızı kart gösteren Rus IvanovAa bir tek babası Valentin (Rus Milli TakımıInın eski oyuncusu) sahip çıkmıştı. Valentin Ivanov “Bence oğlum çok iyi bir maç yönetti. Sarı kartları çıkarmamış olsaydı, oyunu kontrol altına alamazdı, asıl kavga o zaman çıkardı” demiş. İnanın Grosso’nun pozisyonunu ben değil bütün dünya gördü. İddia ediyorum, Medina’yı artık babası bile kurtaramayacak!