ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM


YAZARLAR

Çocuktan al haberi!

12.10.2005

Üç gündür Tiran’da bulunan Mehmet Demircan izlenimlerini yazdı:

Arnavutluk’ta çocuklar bile Türkiye’nin kazanmasını istiyor. Öğretmeninden bu konuda söz alan 9 yaşındaki bir kız çocuğu da bize galip geleceğimiz yolunda umut dolu mesajlar verdi... Yaklaşık bir haftadır milli takımımız ile beraberiz. Pazar gecesinden bu yana da Arnavutluk’tayız. Öylesine şeyler gördük ve duyduk ki, kafamız iyice karıştı. Nasıl karışmasın ki! Bir taraftan Danimarkalılar bastırıyor, diğer taraftan Yunanlılar haber bekliyor. Burada ise Arnavutluk’un hocası Briegel rahat tavırları ile dikkat çekiyor. İmparator Terim ise son noktayı koyuyor: Arnavutluk’u Tiran’da hiç yenememişiz. E, o zaman herşeyin bir ilki vardır! Arnavutluk halkı, bu kritik maçtan daha çok yaşamı düşünüyor. Ülkedeki zor şartlar karşısında hayatı kolaylaştırmanın mücadelesini veriyor. Tiran’a daha önce gelenler anlatıyor: 10 sene önceki durum ile şu anki Arnavutluk arasında hiç fark yok. Yani ülke yerinde sayıyor. Bu maçın önemini bilenler ise değişik duygular içinde. Türkiye’ye sempatisi olanlar, karşılaşmayı Türkiye tarafından kolayca kazanılacağını söylüyor. Aşırı milliyetçiler ise hiç şansımızın olmadığını dile getiriyor. Sonucu öğrenmek için maçın kahramanlarından Arnavutluk teknik direktörü Hans Peter Briegel ile randevulaştık. Daha önce röportajımda dile getirdiğim gibi, randevusuna 25 dakika geç geldi. Her zaman disiplinli olarak tanınan Alman hocanın mazereti vardı. Telefonu hiç susmuyordu. Röportajda konuştuklarımızı tekrarlamayacağım, iki konuya kısaca parmak basacağım. Briegel diyor ki, “Beni bilen bilir, benim başında olduğum takım, çıkar topunu oynar...” Ama şunu da eklemeyi ihmal etmiyor, “Türkiye gruptaki en iyi maçlarını, galibiyetleri ve puanları deplasmanda oynadığı maçlarda almıştır.” Ne diyelim, ben diyorum ki, bu iş bitmiştir: 0-2. Şimdi de biraz kendimizden bahsedelim... Önceki gün takımı karşıladık, futbolcuların keyfi yerinde. Gözlerinde galibiyeti sezdim. Zaten Ay -Yıldızlı ekibimiz rakibinden üç gömlek üstün. Fatih hocanın basın toplantısındaki tavırları, soru yağmuruna tutulduğu Arnavut gazetecilere verdiği yanıtları, tecrübesi ve kendinden emin mimikleri ile bu işi götüreceğimizin sinyalini verdi. Basın toplantısından sonra Tiran’daki bir Türk lokantasına gittik usta objektif Yaşar Saygı ile beraber. Çorbamızı kaşıklarken, yanımıza restaurant sahibinin iki kızından büyüğü geldi. 9 yaşındaki kızcağız biraz sıkılmış, Türkçe konuşmak istiyordu. “Maça gidecek misin?” diye sorduk, “Tabi ki” diye yanıtladı ve başladı anlatmaya, “Bugün öğretmenimiz Arnavutluk’u mu, Türkiye’yi mi destekleyeceksin, diye sordu bana. Tereddütsüz Türkiye cevabını verdim. Hocam ‘olur mu” dedi, ‘Arnavutluğu tutmalısın”. Moralim bozuldu, çok üzüldüm. Hemen teselli etti, öğretmenim beni ve şunları söyledi, ‘Tamam, tamam üzülme. Arnavutluk, Türkiye’ye maçı verecek...”

0 YORUM