ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM


YAZARLAR

Bunun adı haksızlık!

12.11.2017

Yazarımız Haşim Şahin, Süper Lig'deki son gelişmeleri değerlendirdi...

Sadece Süper Lig’de daha 8.inci hafta dolmamışken her halde 10 civarında teknik direktör görevden alındı. Teknik direktörlerin iş garantisi, görev süresi bu denli pamuk ipliğine bağlı işte ülkemizde.

       Yani, antrenörlerimiz Alex Ferguson’un Menchester United’i yönettiği yetkilerle takımlarını yönetemiyorlar. Oysa gidecek, gelecek futbolcuya, hangi futbolcunun ne kadar parayla oynayacağına bile karar vermek hakkına sahipti Sir.

       Bizde ise tek karar verici başkanlardır bildiğiniz gibi. Daha teknik direktör belli değilken futbolcu alınır, satılır, kadro oluşturulur. Gelecek hocanın futbol ve benimsediği oyun anlayışının hiçbir önemi yoktur maalesef. Hocaya rağmen alınan futbolcunun, hocanın oyun felsefesine uyup uymadığının da.

      O halde Fenerbahçe’deki inkar edilemez başarısızlığın tamamını Aykut Kocaman’a fatura etmek insaf ve izanla bağdaşmaz bence. Sayın Kocaman’ın görevi kabulünden sonra istediği futbolculardan bir tanesi bile transfer edilmemiş, sezon başı kampına kavuşturulamamıştır mesela.

       Savunmaya Gustavo Gomez, Cristian Zapata’yı solbeke Clıchy’i, orta sahaya Hatem Ben Arfa’yı istiyordu Aykut Hoca, ama hiçbiri alınamadı. Forvet olarak alınan Roberto Soldado ve Vincent Janrsen de hocanın birinci, hatta ikinci tercihleri bile değildi.

       Kısacası ülkemizde, dolayısıyla Fenerbahçe’de de kadro mühendisliğini, her türlü hedefi yapan ve belirleyen başkandır.

       Bütün bunların özeti de şudur; Bir kulüpte başarısızlık varsa eğer, o başarısızlığın en önemli sorumlusu da başkandır. Hocayı tayin ediyor, bütçeyi yapıyor, kadro mühendisliğini üstleniyorsa bir insan, ne hakla ve hangi mantıkla başarısızlığın faturasına başkalarına kesebilir, sorarım size .

       Tesisleşmede çağ atlattı kulübüne. Amatör branşlarda tarih yazdı, övgü ve alkışı topladı, fenomen hale geldi Aziz Yıldırım, değil mi? O zaman başarısızlığın sorumluluğunu da üstlenmek zorundadır.

       Türkiye artık bu bilimle çelişen yolu terk etmek zorundadır. Her türlü yanlışın altına imza atan, kulübün borcunu katlayan başkanların dokunulmazlığı sona ermeli, teknik direktör kıyımı, futbolcu öğütme acımasızlığının da tabii. 

 

0 YORUM