Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

04 Aralık 2016 Pazar
Tümer Fenerbahçe'ye yakışıyor mu?

Yüz yıllık bir kara sevdadır Fenerbahçe... Sevenlerinin ruhuna işleyen umarsız bir aşktır.

16 Temmuz 2008, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

Yüz yıllık bir kara sevdadır Fenerbahçe... Sevenlerinin ruhuna işleyen umarsız bir aşktır. Bir gelenektir, bir kültürdür, bir aidiyettir, bir duruştur, bir vizyondur, gururdur, onurdur. O nedenledir ki, Fenerbahçeli olmak bir ayrıcalıktır, Sarı-Lacivertli renklere gönül verenler için. Fenerbahçe formasını giyen futbolcular için de durum farklı değildir. O formanın, tozlu topraklı sahalarda, sokaklarda, arka mahallelerde meşin yuvarlağın peşinde koşan her ergen gencin rüyalarını süslemesi boşuna değildir. O forma ki, futbolumuzun kutsal emanetler müzesinin en nadide parçasıdır. O formayı giymek kolay değildir. Fenerbahçe formasını giymek, bin bir emek, çaba, vizyon, duruş, ahlak, adamlık gerektirir. Yalnız iyi ve yetenekli futbolcu olmak yetmez Fenerbahçeli olmak için. Zira o forma ucuz değildir.
İşte Fenerbahçeli yöneticiler de, o formanın değerini çok iyi bildikleri için transferlerde ince eleyip sık dokurlar. Alacakları oyuncunun, sportif meziyetlerinin yanısıra karakterli olmasına da dikkat ederler. Lakin zaman zaman bu konuda yanıldıkları da olur. Tıpkı Tümer Metin’de olduğu gibi...
Ne mesleğine, ne rakibine, ne üzerinde taşıdığı formaya, ne köklü camiasına, ne de taraftarına zerre kadar saygısı olmayan bu terbiye özürlü adam, Fenerbahçe’nin içindeki habis bir urdur. Kesilip atılmadığı takdirde bünyeyi çürüteceği de bir gerçektir. Snobluğunu, küstahlığını bir meziyetmiş gibi üzerine yaftalayan ve kendini o şekilde ifade etmeyi marifet sayan Tümer Metin’in bundan sonra da çıkaracağı her skandal olay Fenerbahçe’ye eksi değer olarak geri dönecektir. Her hangi bir camiayla özdeşleşen bu tip çirkn adamların spor kamuoyunda prestij ve sevgi kaybına neden olacağını herkesten daha fazla Fenerbahçe’nin ileri gelenleri bilmektedir. Onu bu saatten sonra ıslah da edemeyeceklerine göre gerekeni yapmalıdırlar. Tümer Metin Fenerbahçe’ye yakışmıyor. Yalnız Fenerbahçe’ye değil, hiç bir büyük kulüp formasına da yakışmayacaktır. Her ne kadar bu ülkede ona milli takım formasını layık görenler çıksa da, Tümer Metin’in yeri, askerden kaçıp da yasa değişince geri geldiği Yunan ligidir. Fenerbahçe’den ve Türkiye’den ne kadar uzak olursa, o kadar bu ülkeye ve futbolumuza hayrı dokunacaktır.

Vekil Hamza’nın yaptıkları!..
Türkiye’de olimpik branşlarla uğraşan sporcuların en büyük sorunu gelecek kaygısıdır. Doğru dürüst gelirleri, sosyal güvenceleri olmayan bu çilekeş sporcularımızın durumunun düzelmesi için bugüne kadar devlet katında düzenleme yapmak kimsenin aklına gelmedi. O kadar bakanlar, genel müdürler geldi gitti, ancak kangrenleşen bu sorun olduğu gibi kaldı. Ve sonunda bu sporcularımızın geleceğe daha umutlu bakmalarını sağlayacak yasal değişiklikeri yapmak, içlerinden çıkan birine; Hamza Yerlikaya’ya kısmet oldu. Milletvekili seçilir seçilmez, “Devlet Sporculuğu”nu gündeme getiren ve konuyu meclise taşıyan Yerlikaya, bir kaç aylık uğraşın ardından amacına ulaştı. “Devlet Sporculuğu” yasa tasarısı geçtiğimiz hafta meclisten geçerek yürürlüğe girdi. Buna göre; Dünya ve Avrupa şampiyonaları ile olimpiyat oyunlarında ilk üçe giren sporcular, “Devlet Sporcusu” olarak kabul edilecek ve düzenli olarak maaşa bağlanacak. Bunun yanısıra kendileri ve bakmakla yükümlü oldukları kişiler sosyal güvenlik şemsiyesinden de faydalanacak. Bu Türk sporu için bir devrimdir. Sporu bıraktıktan sonra işssiz güçsüz kalan, yoksulluk içinde yaşamlarını sürdürmek zorunda olan amatör sporcuların en büyük dertlerine derman olacak bu düzenleme için Türk sporu Hamza Yerlikaya’ya müteşekkirdir. Hamza’nın bu girişimi, milletvekili olduktan sonra kabineye giremeyince kulağının üzerine yatan, sadece atama ve tayinlerle uğraşan, kendi memleketlerine seçim yatırımları yapmaktan başka bir işle iştigal etmeyen diğer vekillere de örnek olmalıdır. Hamza Yerlikaya, şampiyon olunmayacağının, şampiyon doğulacağının en açık göstergesidir. O, beşikten mezara kadar her alanda şampiyonluğunu defalarca ispatlayan bir fenomendir. Türkiye’nin gururudur, onurudur. Tanrı bundan sonra da yolunu açık etsin.