Terim aşkına!

18 Aralık 2005, Pazar 04:30
- A +
Ziya Doğan, maçı kazanacak bir hamleyle ikinci yarıya başladı. Toth’un yerine Taner’i sahaya süren ve çift forvete dönen Ziya Hoca bunun karşılığını almakta gecikmedi. İlk yarıda defansın arasına sıkışıp kalan Okan, kendine boş alanlar buldu. Bilal’in organizatörlüğünde gelişen Malatya ataklarında Gaziantep defansı zor anlar yaşamaya başlamıştı ki, Okan’la aradığı golü buldu. Ardından yine Bilal’in nefis ara pasında Okan kendine yakışanı yaptı ve maçı kopardı. Bu maç gösterdi ki, bu tip oyuncular kolay kolay vazgeçilecek futbolcular değil. Sahadaki varlığı bile iki gol çıkarıyor. Atılan her iki golde de Bilal’in payı büyüktü. Sahanın en iyisi olarak dikkat çeken Bilal, yeniden yapılanmaya gideceğini ve geleceğin Milli Takımı’nı kuracağını açıklayan Fatih Terim’e de böylelikle göz kırpmış oldu. Öyle tahmin ediyorum ki, Fatih Hoca da bu mesajı almıştır. Lazarov’un yokluğunda Gaziantep pençesi sökülmüş aslan gibiydi. Güneydoğu temsilcisi, El Taib’in geliştirdiği ataklarda bitirici bölgede etkisiz kaldı. Defansı geçtiği anda da kaleci Fevzi’ye takıldılar. Öyle görünüyor ki, Fevzi fırtınalı geçen yıllardan sonra futbol hayatının en olgun dönemini yaşıyor. Kaçan penaltıda ise ilahi adalet tecelli etti. Çünkü Okan yerde yatarken El Taib topu dışarı atmadığı gibi ısrarla pozisyonu zorladı. Sonunda da penaltıyı yarattı. Kendi kullandı. Ve topu dışarı attı. Zaten haketmemişti ki...
YORUM YAZ