Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

08 Aralık 2016 Perşembe
Ne mutlu seni sevene

Her şey bir düşle başlar. Düşlerin gerçekleşmesi için önce düşlemesini bilmek gerekir. Ardından peşinden koşmak lazım. Tıpkı Fenerbahçe'nin yaptığı gibi.

03 Nisan 2008, Perşembe Yorum Yaz
A+ A-

Her şey bir düşle başlar. Düşlerin gerçekleşmesi için önce düşlemesini bilmek gerekir. Ardından peşinden koşmak lazım. Tıpkı Fenerbahçe’nin yaptığı gibi. Sarı-Lacivertli takım, Şampiyonlar Ligi’nde basamakları birer birer tırmanarak zirve yolculuğuna çıktığında belki de kendilerinden başka hiç kimse inanmamıştı. O inanç, o ruhla sahaya çıkan Fenerbahçe, rakiplerinin dünya devi olmasına aldırmadan kendi oyununu, kendi klasiğini sahaya yansıtarak her maçta taraftarlarına yeni yeni zafer şarkıları söyletti.
Bugüne kadar karşılaştığı rakipleri içinde belki de en güçlüsü olan Chelsae karşısında maça tutuk başlayan Fenerbahçe, İngiliz takımının etkili presi karşısında en güçlü silahı olan öldürücü pas trafiğini ilk yarı boyunca bir türlü gerçekleştiremedi. Orta alanda organize olamadı. Hücum hattına top taşıyamadı. Kanatları kullanamadı. Buna mukabil Chelsea, başta Drogba olmak üzere Fenerbahçe kalesinde oldukça tehlikeli pozisyonlar yarattı. Deivid’in ters vuruşuyla da skor avantajını ele geçirdi.
İkinci yarıda ise her şey tersine döndü. Fenerbahçe kendi kimliğine büründü. Orta alan üstünlüğünü eline geçirdi. Colin Kazım’ın oyuna girmesiyle etkinliğini daha da artırdı. Sağlı sollu ataklarla Chelsea kalesini abluka altına alan Sarı-Lacivertiler, aradığı golleri bulmakta gecikmedi de... Colin Kazım ile Deivid’in golleri birinci sınıftı. Aylardır gol yemeyen Chelsea bir maçta iki gol birden yiyince neye uğradığını şaşırdı.
İngiliz takımının son dakikalardaki nafile çabaları da sonuç vermeyince Fenerbahçe kendi sahasında bir dünya devini daha dize getirmenin mutluluğunu yaşadı, yaşattı. Bu skorun rövanş için yetip yetmeyeceği aslında o kadar önemli değil. Önemli olan Fenerbahçe’nin Avrupai bir kimliğe bürünmesidir. Kupa yolculuğunda en büyük avantajlarından biri de budur. Bu kimlik ki, rakiplerini titretmeye yetecektir. Tıpkı dün ikinci yarıda Chelsea’li futbolcuların bacaklarını titrettiği gibi.
Fenerbahçe düşlerinin peşinde koşmaya devam ediyor. Kutlu olsun Fenerbahçe’ye, kutlu olsun Türkiye’ye...