Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

07 Aralık 2016 Çarşamba
Kurtlar sofrasının son mezesi: Arda

Onu iki yıl önce İspanya'da ilk seyrettiğimde duyduğum heyecanı daha önce Okan Buruk'ta hissetmiştim.

27 Ekim 2006, Cuma Yorum Yaz
A+ A-

Adını daha önce duymuştum; Galatasaray PAF Takımı'nın 'harika çocuğu' olarak. 2005 yılında Almeria'da yapılan Akdeniz Oyunları'nda Olimpik Milli Takımımız'ı finale taşıyan iki futbolcudan biriydi. Diğeri; Gerets'in iki yıldır oradan oraya savurduğu Cafercan'dı. Takımın attığı 9 golün 6'sında ikisinin imzası vardı. Arda, oyunları 3 gol, 3 asistle tamamlamıştı. En dikkat çekici özelliği, üstün top tekniği, zekası ve özgüveniydi. Bugünlerin müjdesini o zamandan veriyordu. Saha dışında da takımın neşesiydi. Muzipti, şakacıydı, espritüeldi, taklitçiydi. Kıpır kıpırdı. Hiperaktifti. Yerinde duramıyordu. Bugün bazılarının 'şımarık' diye nitelendirmesinin nedeni, onun bu kendine özgü davranışları aslında. Arda o gün ne ise, bugün de o. Ve asla şımarmayacak kadar karakterli, akıllı bir genç. Yıldızının ilk parladığı günlerde onu yere göğe koyamayanlar, bugün yerden yere vurma yarışındalar. Nedenini kestirmek güç değil. Çünkü günümüzün modası Arda. Reyting ve tiraj malzemesi! Muhtemeldir ki, kendisine övgüler düzen bazılarına pas vermemiştir. Yani rüzgârın tersine dönmesini anlamak mümkün. Tabii eleştiriler her zaman olduğu gibi belden aşağı. Arda'nın eksikleri yok mu? Elbette var. Her Türk futbolcusunda olduğu gibi, Arda'nın da, başta şut atma yetersizliği olmak üzere bazı fundamental eksikleri mevcut. Ancak kimsenin bilmediği bir şey var. Arda bu eksiklerinin farkında ve gidermek için ekstra idmanlar yapıyor. Her gün takım antrenmanından sonra şut çalışıyor. Fizyoterapisti, şimdilik 30 şut atmasına izin veriyor, herhangi bir sakatlık olmaması için. Yazın herkes tatil yaparken, Arda'nın günde 45 dakika kros çalışması yaptığını da kimse bilmez. Arda'nın karakterine laf söyleyenler, şımarıklığından, küstahlığından dem vuranlar, ailesi ve yakın çevresiyle olan sevgiye, saygıya dayalı ilişkisini de bilmezler. Aslında bilseler de farketmez. Çünkü bizde eleştiri kültürü yoktur. Objektif olmayı geçtik, yapılan ve yapılamayan eleştirilerin arka planında mutlaka başka hesaplar yatar. Arda'nın babası, dedesi yaşındaki adamlar, gencecik bir futbolcuyu daha yolun başındayken harcamak için şimdiden fitili ateşlemiş durumda. Arda bu tuzağa düşmemeli. Ben düşmeyecek kadar akıllı biri olduğunu biliyorum. Ama serde gençlik var. Eleştirilerden olumsuz etkilendiği muhakkak. Türkiye, koca bir yıldız adayı genç sporcu mezarlığıdır. O mezarlıkta Arda'ya da, ada ve pafta ayrılmaya çalışılmaktadır. Arda'nın yapacağı tek şey var: Duruşunu bozmadan, bıkmadan, usanmadan, hırsla, aşkla çalışmak. Eksiklerini gidermek ve cevabını sahada vermek. Her büyük futbolcu gibi...