ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

Hentbol maçı!

09.03.2010

Büyük hedefler peşinde koşan bir takımın en hayati mevkiinde yer alan oyuncuları da Ayhan Akman ve Mehmet Topal olmamalı.

Elano, Keita, Neill, Jo ve Dos Santos... Saydığımız bu isimler sezon başı ve ortasında Galatasaray’ın kadrosuna kattığı dünya çapında yıldızlar... Bütün bunlara kimsenin itirazı olduğunu sanmıyorum. Ancak ne var ki, Neill dışında hücum hattına güç katacak bu göz kamaştırıcı isimler bir takımın ‘takım’ olmasına yetmiyor. Takım olmak için öncelikle omurganın sağlam olması gerekiyor. Omurgadan kastımız; kaleci, savunmanın göbeği, orta alanın ortası ve en uçta yer alan forvet ya da forvetler... Hiç kuşkusuz her birinin takım bütünlüğü açısından ayrı ayrı büyük önemi var. Gelgelelim, oyunun iki yönünü de oynayabilecek özelliklere sahip orta alan oyuncularının diğerlerinin bir adım önüne geçtiğini söyleyebiliriz. Kastettiğim, son yıllarda futbol terminolojisinin en fazla vurgu yapılan oyuncuları... Yani ön liberolar.

Geçtiğimiz sezon futbol tarihinin en büyük kulüp başarısına imza atan Barcelona fenomenine göz attığımızda, Katalan ekibinin sırrının, bu mevkiinde oynayan Iniesta ve Xavi’de saklı olduğunu görebiliriz. Elbette Galatasaray’ın bu kadar yüksek kalitede ön liberolara sahip olmasını bekleyemeyiz. En azından şimdilik! Lakin, büyük hedefler peşinde koşan bir takımın en hayati mevkiinde yer alan oyuncuları da Ayhan Akman ve Mehmet Topal olmamalı. Defansif katkıları zaten sınırlı, ofansif yönleri de sıfır olan bu ikilinin yan yana oynatılması, takımın hücum gücünü zayıflattığı gibi kreatif yönünü de sıfırlıyor. Bir de bunlara Arda, Keita, Sabri ve Caner’in kötü günlerinde olması eklenince Galatasaray’ın futbolu çekilmez hal alıyor. Dünkü maçın akılda kalan en önemli boyutu ise, oyunun ayak topundan çok el topunu andırması ve Bülent Yıldırım’ın da sahada hentbol hakemi gibi durmasıydı!

0 YORUM