Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

29 Mart 2017 Çarşamba
Gürsoy’dan ahde vefa

Bir camiayı, bir kurumu, bir toplumu, bir ülkeyi çağdaş uygarlık düzeyine taşıyacak en önemli faktörlerden biri, hiç kuşkusuz kendi değerlerine sahip çıkmasıdır. Ürettiği, ya da sonradan bünyesine kattığı... Sonuçta kendine bir şeyler katan değerlere...

23 Eylül 2005, Cuma Yorum Yaz
A+ A-

Sahip olduğu değerleri büyük bir hızla tüketip, ardından unutması nedeniyle sık sık balık hafızasına atıfta bulunulan Türk toplumunun, son yıllarda yaşadığı erozyonda en büyük tahrifatı ‘ahde vefa’ görmüştür. Hatta bu konuda o kadar ileri gidilmiştir ki, tarihe karışmakta olan bir ulusu yeniden ayağa kaldıran Atatürk, bir takım aymazlar tarafından bugün yaşanan çöküşün, neredeyse tek sorumlusu olarak ilan edilebilmiştir. Yıllarca bir kuruma-camiaya hizmet veren, yücelmesi için emek sarfeden, ardından da günün birinde ayrılmak zorunda kalan bir kişiye karşı sergilenen tutum, o kurumun-camianın gerçek değerini ortaya koyar. Yani mihenk taşı, yine sözkonusu kurumun-camianın tavrıdır. Türk sporunun son sürat uçuruma yuvarlandığı, hezimetlerle, doping, şike, bahis skandallarıyla, en kutsal varlıklarımızın tribünleri işgal eden vandalların salyalı ağızlarında sakız yapılmasıyla, puslu ve zifiri karanlık bir gecede yolunu kaybeden bir yolcuya döndüğümüz şu günlerde; pek görmezden gelinen bir ışık huzmesi yansıdı gazete sayfalarına, az da olsa... Galatasaray İkinci Başkanı Ergun Gürsoy, Hagi’nin, Ümit Karan ve Saidou’yu göndermesiyle ilgili sorulan bir soru üzerine şu açıklamayı yaptı: “Hagi’yi yalnız bu tasarrufuyla değerlendirmeyin. Onun bu takıma kattıklarını kimse unutmasın. O bizim tarihimize kazınmış bir isimdir. Hagi’nin her zaman gönlümüzde ayrı bir yeri vardır.” Sık sık tatsız polemikleriyle gazete sayfalarına konuk olan Ergun Gürsoy’un bu alkışlanacak tavrı, ne yazık ki hakettiği ilgiyi ve değeri görmedi. Oysa, birlikte çalıştıkları dönemde bir türlü anlaşamadığı, belki de kavgalı ayrıldıkları Hagi hakkında Karadenizli heyecanıyla ağır eleştiriler yapabilir, basının istediği malzemeyi verebilirdi. Ama o, bu ucuz yolu seçmedi. Kendine, bir Galatasaraylı’ya yakışanı yaptı. Ahde vefa gösterdi. Camiaya ait olan bir değere sahip çıktı. Hagi’nin sevabının, günahından daha çok olduğunun altını çizdi. İnsanların bu şekilde anılması gerektiğini vurguladı. “Sonuçta hangimiz hata yapmıyoruz ki” mesajını verdi. Olması gereken ve bir çoğumuzun bir türlü yapamadığı buydu. Ergun Gürsoy, gerçek bir Galatasaraylı’nın, dahası asil bir Türk’ün nasıl olması gerektiğini dosta düşmana gösterdi. Galatasaray da onu, tarihinde hakettiği yere koyacaktır. Koymalıdır.