Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

05 Aralık 2016 Pazartesi
Galatasaray Türkiye'dir!

İki yıl önceki mucize şampiyonluğuna bir yenisini daha eklemek üzere olan Galatasaray'ın sırrını araştırmak isteyenler, işe Türkiye'yi mercek altına alarak başlamalıdır.

06 Mayıs 2008, Salı Yorum Yaz
A+ A-

İki yıl önceki mucize şampiyonluğuna bir yenisini daha eklemek üzere olan Galatasaray'ın sırrını araştırmak isteyenler, işe Türkiye'yi mercek altına alarak başlamalıdır. Zira Galatasaray Türkiye gibidir. Her ikisi de kaostur, karmaşadır. Moderniteyle, arabesk iç içedir. Dostluk ve dayanışma da vardır, ihanetler de... Sevgi ve nefret tek bir bünyede ikiz kardeştir. Snob tavırlarla semt sıcaklığı harman olmuştur. Cemaat kültürünü yaşamının merkezi haline getirenlerle, Batı yaşam tarzını benimseyenler aynı camianın bireyleridir. Birlikte ama birbirlerine karşı. Ve en önemlisi, Türkiye de, Galatasaray da en zor anlarda ayağa kalkmasını bilirler. Tam yıkıldı, bitti, yok oldu denirken, akıl almaz bir birlik-beraberlik, kenetlenme, dayanışma örneği gösterek yeniden vücud bulurlar. Mucizeler gerçekleştirirler. Kahramanlar, efsaneler üretirler. Adeta Anka Kuşu gibi küllerinden doğarlar.
Galatasaray fena halde Türkiye'ye benzer. Hatta Türkiye'nin ta kendisidir! Bu özellik, son 15 yılda Fenerbahçe'den Galatasaray'a geçmiştir.
Bundan dolayıdır ki, Galatasaray'ın zaferleri Anadolu kentlerinde görülmemiş bir heyecan fırtınasına neden olur. Yürekler daha bir hızlı atar Galatasaray'ın zirve yolculuklarında... Sarı-Kırmızı zafer şarkıları taşrada daha büyük bir coşkuyla seslendirilir. Bir başkadır Anadolu'nun Galatasaray sevgisi. Sezon sona ererken, yarışın içinde Galatasaray varsa, Anadolu halkının gözü kendi takımlarının, aklı ise Galatasaray'ın maçlarındadır. Cim Bom tandanslı her gol bir uğultu yaratır kentin her yanında. Bunu yurdun dört bir tarafında gözlemlemek mümkündür. İşte budur, Galatasaray'ı diğerlerine nazaran avantajlı kılan. Florya'da, Ali Sami Yen'de yaratılan sinerjinin tüm Türkiye'ye yayılmasında yatar Galatasaray'ın sırrı. 1989'daki Nauchetel destanıyla başlayan, 1993'deki Manchester zaferiyle olgunlaşan, 2000'deki UEFA Kupası'yla da taçlanan bir sevgi ilişkisinin yoğunlaşarak sürmesidir bu. Galatasaray'ın yöneticileri, teknik heyeti ve futbolcularının şımarıklıktan uzak, olgun ve mütevazı tavırları, söylemleri süreci beslemeye devam etmektedir.
Geleceğe yapılan yatırımların da devreye girmesiyle Galatasaray fenomeni, ara verdiği Avrupa ve Dünya prömiyerini tekrar sahneye koyacaktır. Bu kez bir daha sekteye uğramamak üzere...