Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

09 Aralık 2016 Cuma
Futbol ölüyor!

Dün geceki Ankaraspor-Erciyesspor maçını bize yabancı birine seyrettirseniz, kendini küçük bir orta Avrupa ülkesinde hissederdi.

20 Ağustos 2006, Pazar Yorum Yaz
A+ A-

25 bin kişilik statta toplasan bin seyirci ya var ya yok. Sanki refah toplumu olmuşuz da, futbolu avam kitlelerin sporu olarak algılamışız ve itibar etmemişiz gibi! Bu ülkede futbolla yatıp, futbolla kalkan milyonlarca insan olduğu gerçeğiyle tezat bir görüntüydü, 19 Mayıs Stadı’ndaki manzara... Aslında sahadaki futbola bakınca, insanın aklına “Neden gelsinler ki?” sorusu da takılmıyor değil... Teşbihte hata olmaz derler, hani bir laf vardır, “İki yiğit çıkmış meydane, ikisi de birbirinden merdane” misali... Maçın özeti; her iki takım adına da rekor sayıda top kaybı, yere yatıp kalkmayan futbolcular, sık sık duran oyun, kargalara çekilen şutlar, aleyhte her hakem kararına yapılan itirazlar, komik penaltılar, kasti fauller vs... Son Avrupa Şampiyonası’nın ardından giderek yükselen bir trend var: Savunma futbolu. Bu futbol anlayışını en iyi uygulayıp başarıya ulaşan Yunanistan ve İtalya, teknik direktörlerimiz için gerçekten kötü örnek oldu. İlk iki haftada atılan 36 gol bunun en açık göstergesi. O gollerin 13’ü ise Fenerbahçe ve Galatasaray’a ait. Anadolu takımlarının başındaki teknik adamlar, sahaya yenilmemek için çıkıyor. Ve çoğunlukla da yenilmiyorlar! Ama yenemiyorlar da... Sanırım bu, antrenörlerin koltuklarını sağlama alma stratejisi... Kimse, “Dün gece dört gol atılmış, sen neler anlatıyorsun” demesin. Atılan iki gol, bize göre ucuz çalan penaltı düdükleri sonrası. Diğer goller de, sahada futbolcuya benzeyen iki-üç adamın ürünüydü. Kalanı itiş-kakış. Maçta benim aklımda kalan iki pozisyondan biri Timuçin’in şık golü, diğeri ise, Die’nin yaptığı fauldü! Fildişi Sahilli futbolcu maçın ikinci yarısında bir top kapma mücadelesi sırasında Mehmet Yılmaz’ın ayağına bastı. Ankarasporlu oyuncu, bir anda yere yığılırken, hakem Tolga Özkalfa, devam işareti verdi. Ancak Die oynamak yerine, top daha ayağındayken, geldi Mehmet Yılmaz’dan özür diledi. Ardından da topu dışarı attı. Hakeme de gidip faul yaptığını söyledi. Doğrusu, bu davranış, sahalarımızda pek rastlamadığımız türden bir Fair-Play hareketiydi. Bir paragraf da Cenk’e... Golcü oyuncu dün ilk 18’de yoktu. Geçen hafta da yedekti. Hocası Mustafa Uğur’la arasında problem varmış, aldığımız bilgilere göre... Tipik bir Türk mantalitesi. Biraz palazlanan futbolcu, derhal krallığını ilan ediyor. Ya da az buçuk başarılı olan teknik direktör, yıldız oyuncusuyla hemen didişiveriyor. Hangisi olduğunu ileride görürüz. Ama bu savaşı Mustafa hoca kaybeder gibime geliyor.