Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

06 Aralık 2016 Salı
Dürüstlük erdem midir?

Evet erdemdir! Eğer bir toplum her alanda yozlaşmışsa, bütün değerleri erozyona uğramışsa; dürüstlük, saygı, sevgi, başkalarının hakkına riayet, hoşgörü gibi normal şartlarda insanda varolması gereken bütün davranış kalıpları erdem olabiliyor.

12 Aralık 2007, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

Dürüstlük erdem midir?
Evet erdemdir! Eğer bir toplum her alanda yozlaşmışsa, bütün değerleri erozyona uğramışsa; dürüstlük, saygı, sevgi, başkalarının hakkına riayet, hoşgörü gibi normal şartlarda insanda varolması gereken bütün davranış kalıpları erdem olabiliyor. O nedenle insan olmanın gereğini yerine getirenler, insanca yaşayanlar, çağdaş bir insan gibi davrananlar, ülkemizde kolaylıkla kutsanabiliyor. Son yıllarda ülkemizde bunun örnekleri o kadar çoğalmaya başladı ki; kaybettiğimiz değerlerimize ağıt yakar gibi normal bir davranış olan dürüstlüğü ödüllendiriyoruz, övgüler düzüyoruz.
Son olarak Galatasaray Cafe Crown’lu Cüneyt Erden, Sırp Hemofarm takımıyla geçen hafta oynanan ULEB Kupası maçında hakeme giderek topun kendisinden dışarı gittiğini söyledi ve topun rakibe verilmesine sağladı. Bunun üzerine Galatasaray Kulübü, resmi internet sitesinde Cüneyt Erden’e bir teşekkür yazısı yayınladı. Oysa Cüneyt Erden’in yaptığı, zaten yapılması gerekendi. Cüneyt Erden insanlığın gereği olan bir davranışı sergilemişti sadece... Çünkü çağdaş toplumlarda insanlar birbirine karşı zaten dürüst olmak zorundadır. Dürüst olmamak ayıplanır. Ve kimse, kimseye bana dürüst davranıyor diye hayranlık duymaz. Bir insan dürüst diye ödüllendirilmez.
Ama bizde hayat tersine tecelli ediyor. İşin ironik yanı ise; toplumsal ilişkilerimizde alabildiğine iki yüzlü davranırken, dürüst insanları baştacı edebilmemiz, sadece dürüst oldukları için onları kaldıramayacağı yüklerin altına sokmamız. Ve en acısı ve anlaşılamayanı da; onlara bu kadar hayranlık duyarken, onlara benzememek için elimizden geleni yapmamız!..

Gazanfer amca...
Hayat, insanın sonsuzluğu arama serüveninden başka bir şey değildir. Bütün ömrümümüz bu nafile çabayla geçer. Lakin ölümsüzlük iksiri masallardadır! Bir gün bir cenin olarak ana rahmine düşeriz; ama kısa, ama uzun bir hayat sürer ve bir ışık huzmesinin içinde kayboluruz. Dönüşü olmayan bir yoldur o yol.
Yorucu bir mücadeledir, ölümsüzlük arayışı... Ancak bu arayışın insanoğluna kazandırdığı bazı değerler de yok değildir. Sonsuzluğun mümkün olmadığının ayırdına varanlar, bunu kısmen gerçekleştirmenin yollarını ararlar. Ve bulurlar da: Yeryüzünde bir iz bırakmak kaydıyla...
Bilim adamları, sanatçılar, liderler sıra dışı yetenekleriyle tarihe çentik atarlar... Böyle bir şansı olmayanlar ise, sahip oldukları maddi-manevi zenginlikleri insanoğluna miras bırakarak, cisimlerini olmasa bile isimlerini ölümsüzleştirirler. Geride bıraktıkları, sonsuza kadar yaşamalarını sağlar. Türk güreşinin efsane şampiyonu Gazanfer Bilge de bunlardan biridir. Onun Kocaeli’nin Karamürsel ilçesinde yaptığı okulları, yurtları; okuttuğu öğrencileri daha önce sütunlarımızda, sayfalarımızda sizlere aktarmıştık. Karamürsel’in ‘Gazanfer amcası’, eğitim hamlesine bugün de devam ediyor. Kazandığı servetini bu uğurda harcamayı sürdürüyor. Lakin son zamanlarda sağlık sorunlarıyla da uğraşıyor Gazanfer amca... 80 küsür yıllık ömrü mücadelelerle ve zaferlerle geçen Gazanfer Bilge’nin, bunun da üstesinden geleceğine şüphem yok. Tabi, ona katacağımız moral değerlerin de katkısıyla... Bugün Gazanfer Bilge’nin her zamankinden çok manevi desteğe ve hatırlanmaya ihtiyacı var. Onu unutmayalım, onu yalnız bırakmayalım; hep yanında olalım. Çünkü bunu çok ama çok hakediyor. Gazanfer Bilge’ler bu ülkeye kırk yılda bir geliyor. Kıymetini bilelim.
Geçmiş olsun Gazanfer amca...