Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

09 Aralık 2016 Cuma
Bir yanımız Emre bir yanımız Servet!

Biz, bize benzemeyiz. Farklı farklı, çeşit çeşitiz. Beş parmak misali! Varlığımız ayrılıklar, aykırılıklar, çelişkiler üzerine kuruludur.

19 Eylül 2007, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

Biz, bize benzemeyiz. Farklı farklı, çeşit çeşitiz. Beş parmak misali! Varlığımız ayrılıklar, aykırılıklar, çelişkiler üzerine kuruludur. Bir yanımız batıdadır, bir yanımız doğuda. Kuzeyde de yer alırız, güneyde de... Zenginlikle yoksulluk iç içedir... Keza, medeniyetle cehalet de... 
Sırça saraylarda yaşayan da bizim insanımızdır, çöplerden yiyecek toplayan da... Bazen yüzümüzü aydınlığa döneriz, bazen de karanlığa... Barışı isteyenler de bu topraklardadır, savaştan beslenenler de...
Velhasıl, yeryüzünün en anlaşılmaz toplumuyuz. Nerede kabaracağımızı, nerede durulacağımızı kestirmek mümkün değildir. Boşuna değil, bilim adamlarının, sosyologların şaşkınlık içinde bizi izlemeleri.
Hâl böyle olunca, aynı milli forma içinde  siyah-beyaz misali bir kaç zıt karakter de yer alabiliyor. Tıpkı Emre Belözoğlu ve Servet Çetin gibi.

Galatasaray formasını en son
hak edecek futbolcu Emre’dir

Henüz daha 17’sinde bile nasıl çirkef bir futbolcu olacağının belirtilerini veren Emre Belözoğlu’nun yaptıklarını burada bir kez daha sıralamanın bir anlamı yok. Türk basını bir haftadır onunla yatıp kalkıyor zaten. O malum hareketi yaptı diye ceza almasını istemek, boşa kürek çekmekten başka bir şey değil. Onun nerelerden, kimlerden, hangi güç odaklarından cesaret aldığı zaten belli. Onu kollayanların ceza kesmesini beklemek, kelimenin tam anlamıyla saflıktır. Bir takım çevreler tarafından bir koruma kalkanı altına alınmasa, bu kadar pervasız olması mümkün mü? Burada anlaşılmaz olan, Galatasaray’ın Fair Play ödüllü başkanı ile yardımcısının ona sahip çıkması, kucak açmasıdır. Yeryüzünde Galatasaray formasını en son hak edecek futbolcu Emre Belözoğlu’dur. Bunu başta eski başkan Faruk Süren olmak üzere Galatasaray camiası çok iyi bilir!
Neyse...
Benim asıl anlatmak istediğim bunlar değil. Emre ve manevi destekçilerinin katran koyusu gölgesinin Türk Futbolu’nun üzerine çökmesi nedeniyle farkına varamadığımız Servet Çetin’den bahsetmek istiyorum. Hani, Galatasaray’da son maçına kırık kaburgasıyla çıkan, maç içinde göğsüne aldığı bir darbeyle acılar içinde kıvrandıktan sonra tekrar karşılaşmaya devam eden, yüreği de kendi gibi kocaman adamdan...

Servet’e yapılan eleştiriler
ya Emre’ye yapılsaydı...

Hiç düşündünüz mü, Servet Çetin kadar şu anda eleştirilen bir başka Türk futbolcusu daha var mıdır? Onun Galatasaray’a layık bir futbolcu olmadığından, milli takıma seçilmesine kadar bir dizi belden aşağı eleştiri okuyoruz, dinliyoruz, futbol ulemaları tarafından... Hocalarını Servet tercihinden dolayı bombardımana tutuyoruz. Sahadaki cansiperane mücadelesini görmezden gelip, yaptığı bir hatayı büyütüyoruz. Ne kadar kötü bir savunmacı olduğundan dem vuruyoruz. Ama onun gerek saha içindeki, gerekse saha dışındaki efendiliğini görmezden geliyoruz. Malta beraberliği eleştirildi diye Emre gibi mülevvesler basına kol gösterirken, Servet Çetin’in bu kadar yoğun eleştiri karşısında ağzını açıp tek kötü bir söz söylememesini, tek bir mimik hareketi dahi yapmamasını göz ardı ediyoruz. Peki neden?
Kimbilir? Belki fakir bir köylü çocuğu içindir, belki de sırtını bir yerlere dayamadığı için...
Her ne olursa olsun Servet, genç futbolcuların önünde bir profesyonellik, bir centilmenlik abidesi olarak yükselmektedir. Belki çok üst düzey bir futbolcu değil, ama üst düzey bir insan olduğu su götürmez gerçek. Bazılarının insanlıktan çıktığı şu günlerde onun gibilere çok ihtiyacımız var.
Çünkü o bizim aydınlık yüzümüz; üzerimize çöken zifiri karanlığı yırtıp atacak...