ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM


YAZARLAR

Aslan yürekli Serhat

14.04.2005

Öncelikle yazıma, hemen hemen herkesin en büyük madalya umudu olan Kırkpınar Başpehlivanı 120 kilo güreşçimiz Recep Kara’ya geçmiş olsun dileklerimle başlıyorum. Kara’nın sakatlığı, hayatın ne kadar kırılgan ve tesadüflerle acı - tatlı sürprizlerle dolu olduğunun somut göstergelerinden biri.

Geçtiğimiz yaz Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde kendisinin neredeyse babası yaşındaki Ahmet Taşcı’nın sırtını yere getirip ‘en genç başpehlivan’ unvanını alan Kara, daha sonraki dönemde aynı başarısını minderde de tekrarlamış ve girdiği her turnuvadan zaferle ayrılarak milli mayoyu haklı olarak sırtına geçirmişti. Varna’ya gelirken de güreşle uzaktan yakından alakası olan herkes Kara’nın çok formda olduğunu ve altın madalyayı kazanacağını söylüyordu.Ama ne var ki 21 yaşındaki güreşçimiz mavi mayo yerine kırmızıyı giyse, ya da kura atışında kırmızı yerine mavi gelse, yeni kural gereği sağ ayağını rakibine teslim etmeyecek ve sol diz yan bağlarını koparan o zorlamaya girmeyecekti belki... Ve biz belki bu satırlar yerine onun zaferini yazıyor olacaktık. Ama hayat işte herkese yüzünü gösterdiği gibi tecelli etmiyor. Bir an geliyor, sana sırtını dönüyor, bir an geliyor, tam dibe çakılmışken zirveye çıkarıyor. Yaşamı anlamlı ve keyifli kılan da bu gel-gitler ve iniş-çıkışlar değil mi zaten? Avrupa Serbest Güreş Şampiyonası’nın bu iki günlük kısır serüveninde yalnız bizlerin değil, salonu dolduran başka ulus temsilcilerinin de damaklarında kalan lezzet, hiç kuşkusuz Serhat Balcı’ydı. FILA’nın uyguladığı yeni kuralların iğdiş ettiği serbest güreşe kan veren, can katan güreşci oldu. Serhat... Mindere aklını, cesaretini, gururunu ve yüreğini koydu. Saldırdıkça saldırdı. Hep oyun yaptı, hep puan aradı. Rakiplerine bir saniye bile aman vermedi. ‘İşte güreş, işte güreşçi, işte spor bu’ dedirtti, salonu dolduran bir kaç bin sporsevere... Rus’la olan müsabakasında hakemleri de dize getirdi. Kazandığı madalya anasının ak sütü gibi helal. Minderin Varna’dan yükselen yıldızıydı genç güreşçi. Ata sporumuzun bugünkü flu görüntüsünü dağıtan geleceğe ışık tutan. Türk güreşine bir kaç Serhat Balcı daha lazım. Belki o zaman sürekli eski günleri yad etmekten kurtuluruz. Belki o zaman aydınlık yarınlara yelken açarız. Belki o zaman hapsolduğumuz kısırdöngünün sanal duvarlarını yıkarız. Belki o zaman birbirimizi yemeyiz, enerjimizi Ata sporumuzun selameti için harcarız. Yeni Serhatlar bulmalıyız, Serhatlar’ı çoğaltmalıyız.

0 YORUM