Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

07 Aralık 2016 Çarşamba
Arka Bahçe

Bir yolculuk ne zaman başlar ve ne zaman biter? Adına insan dediğimiz gizemli varlık, evrenin sonsuz boşluğunda ne zamandan beri yol alıyor?

24 Ocak 2007, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

İstasyon.. Bir yolculuk ne zaman başlar ve ne zaman biter? Adına insan dediğimiz gizemli varlık, evrenin sonsuz boşluğunda ne zamandan beri yol alıyor? Ve ne zaman duracağız? Devasa bir çöplüğe çevirdiğimiz yerküre son durağımız mı, ara istasyonumuz mu? Bir dahaki trende bize yer olacak mı? Yoksa akşamın alaca karanlığının çöktüğü bu terk edilmiş istasyonda kalıp birbirimize kötülükler yapmayı sürdürecek miyiz? Uzayın ücra bir köşesindeki bu yaşlı gezegeni neden paylaşamıyoruz? Bunca kötülük, bunca zalimlik, bunca kin, bunca nefret, bunca ihtiras neden? Evrende hepimize bir nefeslik yer verilmemiş mi? Sonsuzlukta çakan bir kıvılcım değil miyiz hepimiz? Bir çakıp, bir kaybolmayacak mıyız? Bugün yeryüzünde; yarın belki başka bir evrende, başka bir boyutta, başka bir zamanda... Bambaşka biçimde, bambaşka renkte, bambaşka hayatta, bambaşka bir varlığın içinde... O zaman geriye dönüp baktığımızda ne kadar boş ve anlamsız işlerle uğraştığımızı fark etmeyecek miyiz? İçi boş kavgalarla, manasız çekişmelerle bir ömrü ziyan ettiğimizi anladığımız o anda, iş işten geçmiş olmayacak mı? Ne yazık ki öyle olacak... Ancak öyle olmaması için hâlâ zamanımız var. Çünkü hayat bize sunulandan ibaret değildir. Tanrı bize bu hayatı bahşederken, kumandasını da elimize vermiştir. O kumandanın adı; akıl ve zekadır. Nasıl bir hayat yaşayacağımıza kendimiz karar verebiliriz. Kendi hayatımızın efendisi olabiliriz. Yaşamımıza mana katabiliriz. Bizi birbirimize kırdıran, hiçliğe mahkûm eden ihtirasımızı gemleyebiliriz. Bizi çağın gerisine düşüren budalalıklarımızın önüne geçebiliriz. Kendimizi sorgu odasına almanın zamanı gelmedi mi? Geçip giden zamanı yakalayamayız elbette; ama geleceği daha iyi kurabiliriz. Eksi bakiyeyi artı bakiyeye çevirebiliriz. Hatalarımızdan, günahlarımızdan arınabiliriz. Bambaşka biri olabiliriz. Bütün bunları yapabiliriz. Yapmamamız için hiçbir neden yok. İçimizde varolan kötülük kadar iyiliğe de sahibiz. Tabiatta her şey birbirinin zıttıyla birlikte vardır. Önemli olan hangisini seçeceğimizdir. Hepimizin bir iç hesaplaşmaya ihtiyacı var. Kendimizi sorgu odasına almanın zamanı çoktan geldi, geçiyor. Bugün geleceğe daha karamsar bakıyorsak; nedeni kendimizi sorgulamamaktır. Her alanda dibe vuruyorsak; sebebi suçu diğerlerinde aramaktır. Bir yerde ters giden bir şeyler varsa, bundan herkes sorumludur. Az ya da çok. Hiçbir şey yapmasak bile... Belki de hiç bir şey yapmadığımız için oluyordur, olanlar. Seyrettiğimiz için. Göz yumduğumuz için. Biliyorum, bu kadarına layık değiliz biz. Çapulcu bir zihniyetin bu ülkeyi teslim almasına olanak vermemeliyiz. Bugün her zamankinden çok sahip çıkmalıyız ülkemize. İşe önce, birbirimizle barışmakla başlamalıyız. Herkesin herkesi sevmesi mümkün değildir, ama saygı duyulmalıdır. Haklarımıza, kimliğimize, kişiliğimize, tercihlerimize, seçimlerimize, fikilerimize... Ancak böyle huzuru, mutluluğu, başarıyı yakalayabiliriz. Hayatın her alanında ihtiyacımız olan budur. Ekonomik ilişkilerde de, politik ilişkilerde de, sportif ilişkilerde de... Bu istasyonda hepimize yetecek kadar bekleme odaları mevcuttur. Yola çıkmadan önce, yanıbaşımızda bizim gibi bekleyen yolcuyu, gelen ilk trene binip gittiğinde bir daha sonsuza kadar göremeyeceğimizi unutmayalım. Yola çıkmakla, yoldan çıkmanın arasındaki farkı da aklımızdan çıkarmayalım. Ve son olarak şu soruya cevap arayalım: Bir yolcu, ne zaman yoldan çıkar? İhtirasın kör kuyusuna düştüğü zaman.