Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

25 Temmuz 2017 Salı
Arka Bahçe

Asırlardır Anadolu’yu hoşgörü coğrafyasına çeviren felsefenin adıdır; eline, beline, diline sahip olmak!

18 Ocak 2006, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

memedalibey!.. Eline, beline, diline... Anadolu halklarının, birbirlerinin haklarına saygılı, birarada, barış ve huzur içinde yaşamalarının formülüdür; yüzyılların imbiğinden süzülüp, tarihi yarımadada kök salan bu epik felsefe... Bir başkasının malına, canına, namusuna el atmamak, dil uzatmamaktır, hatta yan gözle dahi bakmamaktır; eline, beline, diline sahip olmak. Kendini bilmektir, kendin olmaktır, ait olduğu toplumun öz değerlerine sahip çıkmaktır; eline, beline, diline sahip olmak. Erdemdir, namustur, haktır, adalettir, öz saygıdır, yüce gönüllülüktür, tevazuudur, insan ve doğa sevgisidir; eline, beline, diline sahip olmak. Tarih boyunca atlattığı bin bir badireye rağmen bu çileli halkı ayakta tutan en önemli düsturdur; eline, beline, diline sahip olmak. İnsanı insan, milleti millet yapan değerler bütünüdür, paylaşmaktır, dayanışmadır, konukseverliktir; eline, beline, diline sahip olmak. Depremde tarumar olan kardeş halkın acısıyla yüreği yanıp, “Ben fakir bir evin oğluyum. Babam yok, annem hasta. 2 milyon lira (2 YTL) ekmek paramız vardı. Bunun size 1 milyonunu gönderiyorum. Çünkü ben bugün çöpten ekmek buldum. Akşam iftarı onunla yapacağız. Bu 1 milyonla depremdeki çocuklara ekmek alın. Bu para helaldir. Pul parası da vereceğim için paranın hepsini gönderemedim. Özür dilerim” diye mektup yazan ve ekmeğinin yarısını afetzedelere gönderen vicdanlı, onurlu evlatlar yetiştirmektir; eline, beline, diline sahip olmak. Hacı Bektaşi Veli’dir, Mevlana’dır, Yunus Emre’dir, Şeyh Bedrettin’dir, Karacaoğlan’dır, Pir Sultan’dır, Aşık Veysel’dir; eline beline diline sahip olmak. Halkları kaynaştıran, bütünleştiren, iç-dış düşmana karşı aynı cepheye toplayan, omuz omuza savaştıran harçtır, sihirdir, keramettir, iksirdir; eline, beline, diline sahip olmak. Ve bugün dört tarafı sarılmış, kendisini geçmişten bugüne taşıyan bütün değerleri elinden alınmak istenen, her türlü kültürel saldırıya karşı açık düşürülmüş bir toplumun sımsıkı sarılması gereken en önemli silahtır; eline, beline, diline sahip olmak. Galatasaray’a hakaret etmek espri midir? Ama bu savaşı önce kendi içimizde vermeliyiz. Kimlere karşı mı? Başta, modernite adı altında içimizi boşaltmaya, batıya çağ atlatan evrensel değerleri değil de, yoz kültürünü topluma empoze etmeye çalışan popüler figürlere karşı... Ne kendine, ne ait olduğu topluma, ne de o toplumun değerlerine zerre kadar saygısı olmayanlara karşı... Sonra onları baştacı eden koyu cehalete, akılsızlığa, bilinçsizliğe karşı... İşte bu popüler figürlerin önde gelen isimlerinden; televizyonlarda yaptığı suyuna tirit programlarla hemen her akşam evlerimize arz-ı endam eden ve halkımızı eğlendiren (!) memedalibey, (nam-ı diğer, Mehmet Ali Erbil), geçtiğimiz günlerde Sergen’e, “Siz Efes Kupası’nı aldınız, biz de (Fenerbahçe) ligi alırız, Galatasaray ise Babaeski’yi alır!” diye buyurmuş. Aklınca espri yapmış! Futbol yaşamının en zor günlerinde kapağı attığı ve ekmeğini yediği bir camiaya karşı yapılan bu adice saldırı üzerine Sergen de, bir keyiflenmiş, bir keyiflenmiş ki, kahkahayı basıvermiş. Birlikte bir güzel eğlenmişler! Eğlenirken de objektiflere poz vermişler. Sporda dostluğa, barışa, huzura, Fair-Play’e her zaman ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde Galatasaray’a dil uzatan zeka küpü (!) memedalibey, yalnız Sarı-Kırmızılı camiayı değil, Babaeski halkını da yaralıyor. Ve bu, onun ilk vukuatı da değil üstelik. Programından ödül kazanan izleyiciye hakettiği ödülü sırf Galatasaraylı olduğu için vermeyerek açıkça holginazmi ekranlara taşımıştı bir süre önce... Ama bütün bunlar onun umurunda değil. Şımarıklık, küstahlık onun gıdası. Ne de olsa mahallenin delisi! Ne söylese gider! Zaten şöhretini de buna borçlu değil mi? Eline, beline, diline sahip olmamak... Oysa tutkunu olduğu Fenerbahçe’yi anlamlı kılan, ezeli rakibi Galatasaray değil midir? Galatasaray olmasa Fenerbahçe’nin, Fenerbahçe olmasa Galatasaray’ın hiç bir önemi, anlamı olmaz. Türk sporunun bu iki lokomotifi, sadece rakiptir. Düşman yapmak isteyenlere inat rakip olarak kalacaklardır. Onlar, Türkiye’nin boynuna asılı madalyonun iki yüzüdür. Gün gelir biri çevrilir, gün gelir diğeri... Bunu, toplumun gözü önünde olan biri olarak her hareketine, ağzından çıkan her kelimeye dikkat etmesi gerekirken, ısrarla padişah soytarısı gibi davranan memedalibey de anlamak, öğrenmek, kafasına sokmak zorundadır. Bu toplum, köyün delisini her zaman hoşgörür ama öz değerlerine dil uzatanları affetmez. Galatasaray da bu ülkenin öz değerlerinden biridir. Ve memedalibeyin ayağına dolanacaktır. Er ya da geç... memedalibey, memedalibey!.. Güner Ümit’i unutma.