Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

07 Aralık 2016 Çarşamba
Yıldırım da kaybetti!

Fenerbahçe’nin Bursaspor’a yenildiği günden bu yana taraftarın bedava bilet aldığı, bedava biletlerin de üzerinde yazan rakamın altında bir fiyatla kapılarda satıldığı yazılıyor, söyleniyor. Taraftar gruplarının Migros tribününde birbirine girdiği iki tribün liderinin dayak yediği kulislerde konuşuluyor.

04 Ekim 2006, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

Ve her haberi titizlikle inceleyip, genellikle yalanlayan Fenerbahçe internet sitesinden tek bir açıklama gelmiyor. Aziz Yıldırım’ın en büyük başarısı taraftarına sağladığı mükemmel konfor, taraftar- kulüp arasındaki çıkar ilişkisinin bitirilmesi, küfre son verilmesi olduğunu söylemedik mi? Hakkını hep ve keyifle teslim ettik. İddia, yönetimin kendilerini protesto etme ihtimali bulunan taraftarlara karşı bu organizasyonu yaptığı yönünde. Fenerbahçe yalanlamasa da doğruluğuna inanamıyoruz, inanmak istemiyoruz. Çünkü eğer doğruysa, çağdaş bir yapı kurmak için gecesini gündüzünü harcamış Aziz Yıldırım, bu maçı kaybetti demektir. Not: 5149 sayılı sporda şiddeti önleme yasasına göre taraftara bedava bilet vermek suç. Suç da, bu suç nasıl tespit edilir? Yöneticiler gidip ‘biz verdik mi’ der, taraftar gidip, ‘biz aldık mı’ der, birisi ihbar eder de, biri mi araştırır. Hiç bilmiyoruz. İl Güvenlik Kurulu’ndan, federasyondan, bilen kimse, ondan açıklama bekliyoruz. Ah taraftar olmasa Ben seyircisiz maçtan nefret ediyorum... En kötü seyirciyle oynanan maç, seyircisiz maçtan daha iyi... Kulüpler Birliği küfürle mücadelede federasyona, küfür yüzünden aldıkları ikinci cezada seyircisiz oynayalım teklifini götürmüş... Bu ne demek biliyor musunuz? “Biz 20-30 kişilik taraftar gruplarını kontrol edemiyoruz. Emniyetle işbirliği yapamıyoruz” “Biz ceza sebebiyle başka sahaya gittiğimizde “kötü taraftar” yine orada olacak. Bir daha ceza alacağız o yüzden anlamı yok” İnanamadım... Başkanlar diyor ki, “Seyircisiz maça razıyız!” Önlemleri konuşmuyor, Spordan Sorumlu Devlet Bakanı, İçişleri Bakanı, Adalet Bakanı’nın kapısında yatmıyor, seyircisiz maç istiyorlar... Temiz, formasını, biletini alan, 2 hafta takımının maçını bekleyen iyi taraftarını, kötü taraftara kurban ediyorlar... Talebeler olmasa maarif nasıl yönetirdim diyen bakan gibi! Bilmem bakanlarımız ne diyor! Çok yazık... 10 senede 1 senelik yol alamıyoruz... Hangi gözlemci hangi temsilci İkinci Lig B Kategorisi’ndeki bir teknik direktörümüz maç esnasında kendisinden çok şey beklediği, ancak beklediğini alamadığı futbolcusuna kızmış, “Senin oynayacağı topu s......m” demiş. Yardımcı hakem umursamamış ama sahaya çok yakın olduğu için duyan gözlemci raporuna yazmış. Hocaya iki maç ceza. Uygulama doğru mu, doğru. Yardımcı hakemin yaptığı yanlış. Hocanın yaptığı da yanlış. Küfür gündelik hayatımıza o kadar yerleşti ki, bu çirkin sözler çoğumuzu rahatsız bile etmiyor. Çoğunluk gözlemcilerden, temsilcilerden şikayet ediyor. Ağustos sıcağında havada hiç bulut dahi yokken, stadyumda paratoneri kontrol eden temsilci ne kadar rahatsızlık veriyorsa, hocanın futbolcusuna ettiği küfrü raporuna yazan gözlemciden de şikayet ediliyor... İşini bütün detayıyla ve gerekleriyle yerine getiren gözlemci ve temsilcilerden şikayet edilirken, stadyumda gözünün önünde binlerce çirkinliğe rağmen raporları temiz gönderen temsilcilerden şikayet edilmiyor! Şimdi size soruyorum: Hocanın küfrü masum mu? Bunu raporuna yazan gözlemci hata mı yapmış, doğru mu? Futbolda kirlilikle mücadeleye hangi noktadan bakacağımızı gösteren cevap olacak?