Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

09 Aralık 2016 Cuma
UEFA Kupası bize gelmeli

Bugün kuralar çekiliyor. Yazıyı yazdığım anda Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın kuraya gireceği kesinleşmiş, diğer iki takımımızın maçı başlamamıştı. Bir sürpriz olmadığı takdirde Trabzonspor ve Kayserispor da orada olacak...

25 Ağustos 2006, Cuma Yorum Yaz
A+ A-

Galatasaray’ın 2000’de kazandığı Kupa’dan sonra UEFA bir Türk takımı için asla hayal değildir... Fenerbahçe Aziz Yıldırım’ın istifası sonrası kaybettiği 1 aylık zamanın faturasını ödedi. Sınırsız yabancı isteyen Sarı-Lacivertliler, Dinamo Kiev önünde deplasmanda 1, Saracoğlu Stadı’nda 2 yabancı futbolcuya yer verdi. Roberto Carlos, Crespo, Sol Campbell gibi büyük futbolcular astronomik tekliflere rağmen getirilemedi. Lugano ve Oliviera’da geç kalındı. Capello yerine Zico alındı. Yine de tur atlanırdı. Olsun, şimdi ise daha yakın ve çok yakın bir hedef var Fenerbahçe ile diğer takımların önünde... Lugano tamam, Oliviera yolda. Roberto Carlos ya da Zebina, olmadı bir başkası daha transfer edilecek. Fenerbahçe çok güçlenecek... Beşiktaş gerçekten sükseli bir takım olma şansına sahip... Son 2 Brezilyalı takıma sınıf atlatacak cinsten... Fenerbahçe Zaragoza’ya elendiği sene, Beşiktaş geçen sene UEFA Kupası’nı alabilirdi. Şartlar hazır değildi. 2 Rumen takımının yarı final oynadığı kupada, Beşiktaş’ın grubundan çıkan Sevilla şampiyon olmadı mı? Yine aynı gruptan çıkan Zenit çeyrek finalde Sevilla’ya elenip kupa dışında kalmadı mı? Maalesef kötü günler geçiren Trabzonspor ve ülkemizi şu ana kadar olağanüstü temsil eden Kayserispor da üstleri zorlayabilir... Yarın belki Galatasaray da UEFA’da devam edecek kim bilir? Kupanın Türkiye’ye gelmesi de 2 Türk takımının final oynaması da hayal değil! Finale kadar uzun yol var. Unutmamalı her maç, her puan Türkiye’nin UEFA’daki yeri açısından da çok değerli... Haydi bakalım, sonuna kadar! Dünya Üçüncülüğü’nün resmidir Sistemin ürünü değil, defosu olan sporcumuz Mete Yeltepe’nin Dünya Üçüncüsü olduğunu yirmi küsür gün sonra duyurmuş, bu başarıyı medyayla paylaşmayan Kürek Federasyonu ile GSGM yetkililerini kınamıştık... Mete’nin Belçika’da Dünya Üçüncülüğü kürsüsündeki fotoğrafları sağ olsun dostlar yolladılar... Tarihte ikinci kez dünya Şampiyonası’nda kürsüye çıkan Mete Yeltepe’ye sportif performasından ötürü gurur duyduğumuzu bir kez daha belirtiyor, ilgisizleri ise artık kınamıyoruz bile... Çünkü onlar okumuyor, iletmiyor, yapmıyor, çözmüyor, cır cır cır cır konuşuyor! Haydi çocuklar devam. Siz yönetemeyenlerine rağmen başarı merdivenlerini tırmanan, dünyanın en kaliteli sporcularısınız! Yayınevi bu olan ülkenin taraftarı ne olsun! Vatan Gazetesi’nde “Çüşşş” başlığıyla yayınlanan haber Türkiye’de küfürle mücadele konusunda yol almamızın ne kadar güç olduğunu belirler nitelikteydi... Haber özetle şu: Milli Eğitim Bakanlığı’nın ilköğretim ve ortaöğretim öğrencilerinin okumasını tavsiye ettiği “100 temel eser” listesindeki kitaplarda denetimsizlik skandalı patladı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın incelemesinden veya onayından geçmediği halde tavsiye etmiş olmasını istismar eden bazı yayınevlerinin, bakanlığın ismi kullanılarak 100 temel eserden biri olduğunu belirten ibarelerle piyasaya sürdüğü kitaplar, ortalığı karıştırdı. ‘Temel Eser’den Bilmeceler * Aldım ele, vurdum yere / Tu allah belan vere (Sümük) * Karşıda oturur/ S.kini yere batırır (Körük) * Don içinde dik durur (Mum) * Dağdan gelir taştan gelir / G.tü açık enişten gelir (Keçi) * Ezirganın sürtüği (Peynir) * Gel bizim eve / Koyum k.çına (Yastık) * Bir direkli sayvan Bunu bilmeyen hayvan (Mantar) * Kara tavuk / Karnı yarık / Balta saplı / K.çı delik (Dişler) Futbol Federasyonu’nun ve küfürle savaşan tüm çevrelerin destekçisiyiz. Kulüpler federasyonun verdiği cezalardan rahatsız. Milli Eğitim Bakanlığı’nın böyle denetim yaptığı, yayınevlerinin çocuklar için böyle bayağı bilmecelerle dolu kitaplar hazırladığı bir ülkede, bir spor şölenine katkıda bulunmak değil, zafer kazanmak için giden taraftarlar ne yapmaz! Bizim zamanımızdaki Milli Eğitim’in müfredatını bile beğenmez, çağdaş bulmazdık... Dildeki yozlaşmayla Milli Eğitim Bakanlığı savaşmayacak, çocukları bu iğrenç bilmecelerle besleyenler bir de bu işten para kazanıp, elini kolunu sallaya sallaya dolaşacak, üstelik para kazanacak, TFF küfürlü tezahürat yapanlara para cezası yağdıracak... Taraftar eğitimi kadar davranabilir... Amele gibi yetiştirilen öğrencilerden kaliteli bir sporcu ya da taraftar olması ne güçtür... Küfürle savaşta TFF’nin ne kadar yalnız olduğu ortada değil mi? Sabret Ümit! Ümit Özat’a yapılan aleyhte tezahürat nasıl açıklanabilir? Ya da bir sporcu buna nasıl katlanabilir? Sen seni istemeyen Daum’u dahi kendini oynatmaya mahkum et, stoperden sol kanada geç, kaptanlığa yüksel, o kanatta Türkiye’nin milli takımda bir dönem alternatifsiz oyuncusu ol, ülkenin en başarılı pas yüzdelerinden biri sende olsun, örnek ol, profesyonel ol, sakatlanma ve taraftarının yaptığı zulümle maçı tamamla... Seni makine sanıyorlar... Haklılar, bozulma... Sol kanada bir oyuncu geldiğinde yedek kalacağını sanıyorlar... Yanılıyorlar... ‘Büyük’ denilen taraftarlar seni gene yuhalar ıslıklar, ‘büyük’ olanları hem seni, hem arkadaşlarını her koşulda alkışlar... Türk futbolcusunun kaderi bu değil, umutsuzluğa kapılma...