Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

06 Aralık 2016 Salı
Söke Söke Arda

Arda herkesi nedense çok şaşırttı. Oysa o geçen sene Gökmen Özdemir’le yaptığı bir sohbette, “Benim milli takımda karşı karşıya oynarken çaresiz bıraktığım Fabregas, Arsenal’de banko oynuyor. Bize de şans verilmeli” demişti...

11 Ağustos 2006, Cuma Yorum Yaz
A+ A-

Arda evet çok genç ama çok da deneyimli... Arda, Gerets’i acımasızca eleştiren ve Arda oynar diyen yazarların keşfettiği biri de değil... Arda, Türkiye’de yapılmış en büyük altyapı yatırımının (hala bazı eksikleri de olsa) ürünü. 15 yaşından bu yana milli takımlarda... Belki ilk kez Galatasaray A takımıyla Avrupa Kupası maçında sahne aldı ama o milli formayı ilk sırtına geçirdiğinde yıllardan 2002, Temmuz’un 16’sıydı. Milli takıma gelene kadar geçen mesai de var üstelik... O 19 yaşında ve çok tecrübeli... Kaybolabilir ya da daha geç sahne alabilirdi. Kariyerinin en doğru kararıyla gençlere ve iyi futbolculara inanan Ersun Yanal’ın yanına gitmese belki bu sene de forma bulmakta zorlabilirdi... “Yaşlı ya da genç futbolcu yoktur, iyi futbolcu vardır” ama gençlerin hele ki iddialı takımlarda oynayabilmeleri için sağlam bir karakter eğitimi ile beklemeye tahammülü olmalıdır... Ankara’da Ferhat 11’deydi, bu hafta 18’de yoktu. Mehmet 11’deydi, bu hafta yedekti. Geçen yıl şampiyonluğun mimarlarından Aydın çok formda olmasına rağmen 2 maçta da yoktu... Bu kardeşlerimizin beklemeyi öğrenmesi gerek. Ferhat’ların küsmemesi gerek... Ergün ağabeylerine bakacaklar, iyi profesyonel olacaklar... Kariyerleri zaferlerle dolu bir çok A milli ağabeylerinin yedek kaldığı, ilk 18’e alınmadığı takımda yedek kaldılar diye içlerine kapanmayacaklar... Oynama şansını bu sene için az görenler Arda gibi, oynayabilecekleri takımlara gönderilmeli. Tek başlarına ayakta durmak öğretilmeli... Geçen seneye kadar yaklaşık bir milyar lira maaş alan idealist hocalar A takıma yaptıkları bu katkılardan dolayı tekrar tekrar ödüllendirilmeli... Bir Heinz’a 2,5 yıl Bu nasıl başlık demeyin ben de beğenmedim. Galatasaray’ın son 2 senesinde profesyonel olan Arda, Aydın, Ferhat, Özgürcan, Cafercan, Mülayim, Mehmet ve diğerleri hepsi Florya patentli... Heinz vitrin içindi, kadroya güç içindi. Yalvar yakan toplanan paralar, binbir ricalarla geldi. Toplam maliyet 2,5 milyon euro... Yaklaşık 5 milyon YTL... Galatasaray’ın geçen sene yüzlerce oyuncuya eğitim verdiği altyapı için harcadığı para 2 trilyon... Futbolcuların eğitimi, sigortası, elektrik-su, saha bakım parası, en iyi altyapı antrenörlerinin mütevazı maaşları, deplasman ve konaklama masrafları ve malzemeler: Hepsi 2 milyon YTL... Neymiş bir Heinz alınmasa altyapı için 2,5 sene kaynak yaratmaya çalışmak gerekmezmiş. Ve üstelik 2 milyon YTL’yi bugün herkes ayırabilir. Belediye başkanlarına yalvarıp transfer peşinde koşmaktansa, uzun vadeli bakın, iyi ahlaklı, becerikli, nitelikli adamlar yetiştirin... Heinz iyi de, Aydın, Arda ve diğerlerini seyretmek çok daha keyifli. İbrahimoviç Türkiye’ye gelirdi Santrafor arayan Fenerbahçe için golcü falı bakanlar, Juventus’un küme düşmesiyle transfer yapacağına kesin gözüyle bakılan İbrahimoviç’i Fenerbahçe’ye yakıştırdılar... Bu günkü ekonomik koşullarda onu bir tek Fenerbahçe alabilirdi belki ancak yalnız onun için bir senelik yayın geliri yetmzdi. İnter’e gitti İbrahimovic. Tam 24.8 milyon euroya... Fenerbahçe de diğerleri de, hatta Gençlerbirliği de onu alabilirdi oysa. Tam 6 yıl önce... Malmö’deki son senesinde kulüp yetkilileri 2,5 milyon dolar istemiştiler yalnızca... İlhan Cavcav ödemedi o kadar parayı, pazarlık derken oyalandı. İş yattı. 1 yıl sonra İbrahimoviç Ajax’taydı... 7,5 milyon dolara.. Keramet bir Türk takımı için vitrindekini, bitmek üzere olanı getirmek değil, İbrahimoviç ve Ribery’leri çıkarken yakalayıp, iyi paralara göndermek... Federasyonun en önemli görevlerinden biri yabancı transferine kriter koymaktır... Tokat atmak, kafa yapmak Appiah’a 3 maç ceza geldi. Disiplin Kurulu’na sevkedilirken yardımcı hakem M.Emre Eyisoy’un yazdığı rapor belirleyiciydi: Appiah tokat attı... Tokat atmakla, yüzü sıkmak arasındaki farkı bilmemek bir dert, kafa atmaya teşebbüsü değerlendirmemek başka bir dert, Fenerbahçe’nin salı günü yaptığı açıklamaya ve Lig TV’nin görüntülerine rağmen bu savunma yapılmamış gibi ‘tokat’ yüzünden 3 maç ceza vermek başka bir dert. Çünkü tokat yok ama birileri kafa yapıyor. Polemik istemiyoruz. Appiah kafayla vurmaya teşebbüsten ceza almalıydı ama tokattan değil. Herkes kafa yapmayı bıraksın...