Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

18 Ocak 2017 Çarşamba
Sıkıldım artık!

Zamanında Denizli, Terim ve Güneş üzerinde oynanan oyunlar, şimdi Ersun Yanal’a uygulanmaya çalışılıyor. Bu kişiler futbol konuşmuyor, olayları gündeme getirmiyor. Sadece kişileri konuşup dedikodu yapıyorlar

10 Haziran 2005, Cuma Yorum Yaz
A+ A-

Sıkıldım artık... Sıkılmadım yalnızca, öfkeleniyorum da... Mustafa Denizli ile bundan yaklaşık 9 sene önce ilk kez röportaj yaparken, medya mensuplarının samimiyetsizliğinden dem vurmuş, bir gün önce kendi yanına gelmek için kıvrananların, mağlup oldukları bir milli maçtan dönerken havaalanında kendisiyle alay etmeye çalıştıklarını anlatmıştı. O Mustafa Denizli ki, orta sahayı geçemediğimiz dönemde, “İngiltere’yi yenmeye gidiyoruz” deyip insanları şaşkına çeviren insandır. O ki; “Kompleksli davranmaya gerek yok, koca Türkiye’den dünyanın her takımıyla kafa kafaya oynayacak bir 11 çıkartırım” diyen kişidir... O şimdi İran’ın Pas takımında çalışıyor... Fatih Terim, kent kırosu (!) Fatih Terim... Türkiye’yi ilk kez Avrupa Şampiyonası Finalleri’ne taşıyan, Bir Türk takımına üzerinde tek bir tartışma yapılamayacak (Adetimizdir her lig şampiyonluğu lekelidir, hepsine bir kulp takılabilir, hatta kısmen de gerçektir) bir biçimde eze eze UEFA Kupası’nı kazandırmış insandır. O şimdi çalışmıyor. Türkiye’de çalışmayacağını beyan ediyor... Şenol Güneş, milli takımımızı ilk, belki de son kez Dünya 3.’sü yapan teknik direktör... Karizmasız, vizyonsuz! 1,5 sene çalışmadı... (Türkiye’de çalışmayacağım dedi ama devre arasında doğduğu, varolduğu, doyduğu yerden gelen baskılara direnemeyerek en büyük aşkına geri döndü) Bütün bunların sebebi medya. Aslına bakarsanız, bu değerli teknik adamları övgüden şaşkına çeviren de medya. Onları esnerlerken görüp, ‘Bu kadar mı güzel esnenir hocam’ diyenler de onlar... Onlar iyi gün dostu... Ya yakın olmak için tezahüratta sınır tanımazlar, kötü günde alabildiğince vurmaktan sakınmazlar... ‘12’şer futbolcu sayamazlar’ Bilgileri yoktur... Hiçbir anlamda... Ruh hallerini analiz edemezler! Antrenmanlarda ne olmuş bilmezler... Yalnızca uluslararası maçlarda değil, 4 büyüklerden bir takım Anadolu’dan bir takımla oynarken bile bilmezler... 150’ye yakın futbol yorumcusu arasında 18 takımdan 12’şer futbolcu sayabilecek 10 tane spor yazarı olmadığını iddia ediyorum... Yoruma bakar mısınız... “Yunanistan takım mı? Avrupa Şampiyonu oldular, ama bizden daha kalitesizler... Ukrayna’nın ne başarısı var? Bir tek Shevchenko var. Başka bir tane isim yok... Danimarka bitmiş, haritadan silinmiş...” Bunu söyleyen insana dünyanın herhangi bir yerinde yorum yaptırırlar mı! Bu ve buna benzeyen insanların uzmanlığı futbol olabilir mi! “Ukrayna’nın yalnız bir tek yıldızı olduğunu söyleyen bir insan nasıl olur da konuşur” diyorsanız, uzmanlığı futbol olduğu için değil, polemik ustası oldukları içindir... Maalesef bu ve buna benzer insanlara prim yaptıran da sizlersiniz! “Ersun Yanal kim? Karizması yok, Gençlerbirliği ile Avrupa macerası dışında tek bir başarısı yok!” (Gençlerbirliği karizması olmayan hocası ve dünyanın hiçbir yerinde esamesi okunmayan futbolcuları ile önce İngiliz, sonra Portekiz, sonra İtalyan rakiplerini eledi. Avrupa Şampiyonluğu’nu kazanan Valencia’yı yenen tek takım oldu ve uzatmada elendi) Onlar futbol konuşamaz... Onlar olayları konuşamaz. Onlar kişileri konuşur, dedikodu yapar, birisi dava açacak olursa önce araya dostlarını sokar, yalvarır. “Eğer davadan vazgeçmezsen saldırmaya devam ederim” diye tehdit ederler... “O benim aile dostum ama fark etmez” deyip bir de dürüstmüş, bir de dostmuş gibi davranırlar... Sonra haklarında dava açılacak konuda hocaya güvendiklerini, onun para pul işine girmeyeceğini de eklerler! “Avrupa’da böyle mi oluyor” diye örnek verirler. “İtalya’ya bakın, Almanya’ya bakın” diye bir de gerçekmiş gibi sallarlar. Oralarda 5 haftada kovulan tek teknik direktör yoktur... Hele medya marifetiyle hiçbir zaman da olmaz! Bu satırların yazarı kendisine fikrini soran Haluk Ulusoy’a, “Hayır başkan. Kendisi bu göreve henüz hazır değil. Hele hele çevrede bu kadar Jaws varken, Denizli, Terim ve Güneş’e yapılanlar ortadayken, bizim kaybedecek, kaybetmeyi göze alacağımız başka Ersun Yanal yok” derken, kimi futbol yorumcuları (üstelik aralarında dostluk ilişkisi de olmamasına rağmen) Yanal’ın teknik direktör olması için Ulusoy’u ikna etmeye çalışıyor da. çalışıyordu... Şimdi onlar üzülüyor... Denizli ile de samimi sevinmemişlerdi, Terim’le de, Güneş’le de, üstelik bir başarı yokken şimdi mi sevinecekler... Türkiye’nin 40 yıl sonra aldığı en farklı deplasman galibiyetinden bile zerre kadar keyif almayan insanlar, futbolu ne kadar seviyor olabilir ki! Çok sıkıldım! ‘Onlar ışığı gözlere tutuyor’ Herkesi hafife alan, dünyada her milli takımın artık çağdaş futbol oynamaya başladığını bilmeyen, öğrenemeyen, mesela Tuncay’ın kafa golündeki bitiriş ve gol organizasyonunu tekrar tekrar zihninde yaşayıp keyiflenmeyen, Güneş’in dediği gibi “Işığı insanların önüne değil, gözüne tutan” yorumcularla bir ülke hamle yapabilir mi! Yılın hocasını sorsak, Daum çıkar çoğunlukla, biraz da Güneş... Çünkü onlar koşullar ne olursa olsun şampiyonları başarılı kabul ederler! Neden Güvenç Kurtar değil... Onun koşullarında ondan iyisini başarabilecek biri mi var yoksa? Ya da Giray Bulak? Ya da bir başkası... Yok, onlar olamaz, kazanan olur... 100 kiloluk boksörle 30 kiloluk boksörlerin maçında 100 kiloluk boksörü tutarlar... Aziz Yıldırım’dır yılın spor adamı... 2 yıldır havuzdan tek kuruş para almadan takımını hem kümede tutan, hem de adam gibi yarıştıran İsmail Uyanık yılın spor adamı olamaz Türkiye’de... Çünkü burada kazanan adamdır, kazanmayan değil! ‘Bırak git be, Ersun Yanal!’ Çok sıkıldım! Şenol Güneş geçen gün Türkiye Gazetesi’nden Tahir Kum’la yaptığı kısacık, 2 paragraflık söyleşide ne güzel anlatmıştı her şeyi: 3 sene önce Hakan Şükür’ü oynattığım için beni yerden yere vuranlar, şimdi Ersun Yanal’ı onu oynatmadığı için yerden yere vuruyorlar. Mesele Ersun Yanal ya da Hakan Şükür değil, zihniyet meselesi. Yanal değişse ne değişecek. Futbol konuşmak istedim, beni Avusturya’da, Yunanistan’da dinlediler, ülkemde dinlemediler. Adamın aklını karıştırma Şenol Hoca... Bizimkini yani... Onların büyük çoğunluğu seni okumamıştır bile, çünkü kimseden öğrenecek bir şeyleri yok. “Üstelik senin karizman mı var, yoksa vizyonun mu? Hatta ve hatta ‘kaleciden teknik direktör mü olur’ ülkesinde yaşıyoruz... Yok etmek için yaşayanları seyretmeyin lütfen, okumayın... Ben çok sıkıldım... Bu kafayla Dünya Kupası’na gitsek ne olur, gitmesek ne olur? Ersun hoca sen sen ol, bitime 3 maç kala Avrupa Şampiyonu Yunanistan’ın 1 puan üzerindeyken bırak şu takımı... Başkasını parçalasınlar... Kader böyleymiş dersin! Çünkü onlar, Gürcistan maçında skor 1-0’ken Hakan Şükür’ün 2 metreden kaçırdığı golü hiç hatırlamayacaklar... Ya da keyiften öldüğümüz Danimarka maçında kaçan penaltı ve kalecinin yüzde yüzlük pozisyonlarda 4 kurtarışını... Ya da Yunanistan deplasmanında son dakikada kullanılamayan 2 fırsatı, ya da benzerlerini... ‘Tut Shevchenko’yu maçı kazan!’ Siz futbol oynamadınız, orta oyunuydu o... Rakip de Avrupa Şampiyonu değildi.. Onlar isteselerdi bizi yenerdi! Yenmek için oynamadı... Bırak... Biz milli takımımızın resitalleriyle büyümüş, onlarca futbolcusu Avrupa’da kapışılan bir ülkenin evlatlarıyız. Bak ne hale getirdin hepimizi... Sayın bakanımız, sayın Şenes Erzik ve diğer büyükler “Hakan Şükür oynar” diyor ve oynatmıyorsan eğer; ki senin bu işi onlar kadar bilmen düşünülemez, bırak git! Başkasına taktik versinler! Herkes ‘Ersun Yanal gitsin de, gitsin’ diye tutturmuş gidiyor. Çözüm önerileri getiriyor. Futbol yorumcuları elbette yorum yapacak... Eveet, bildiğimiz bir şey var. Hakan Şükür olacak! Diğer 10 oyuncu sonra bulunacak... Onlar için istatistiğin önemi yoktur. Fatih 14 gol atmış kafayla. Ama burası Türkiye, burada atar abi, Hakan oynamalı... Eee... Burası Türkiye Ligi ama Hakan bütün sezon yalnızca 2 kafa golü atmış. Burası Türkiye, Hakan Avrupa’da atar abi... Tabii! İnsan yönetmeyi, grup dinamiğini çözümlemeyi sen nereden bileceksin onlar bilir! ‘Bilgisayarda atari oynanır’ Bilim falan garip garip şeyler sokuyorsunuz Türk futboluna... Bilgisayar dediğin şeyde atari oynanır kardeşim, bizi mi kandıracaksın... Analiz falan. Neyi analiz ediyorsunuz bilmem. Yunanistan maçı mı. Koy Hakan’ı tamamdır. Ukrayna... Bi Şevşenko(!) var başka da bişey yok. Kilitle onu bitmiştir... ‘4’lü defans, 3’lü defans’ nedir bu laflar kardeşim. Maneviyat, motivasyon, çıksınlar oynasınlar aslan gibi... Koca Türkiye’de futbolcu kaynıyor. Sen sol bekte hâlâ Ümit Özat’ı oynatıyorsun. Tabii Fenerbahçe’ye gideceksin ya ondan.. Kusura kalma ben sana sol bek öneremem, abilere sor... Hem biz Letonya’ya elendiysek elendik, ne olacak ki. O iş kazası. Biz altyapısı, üstyapısı, federasyonu, medyası dünya şampiyonuyuz. Tek zayıf halka sensin. Bi git de nefes alalım... Abiler senin yüzünden ülke meselelerine eğilemiyorlar ki! Havuz meselesi, Tahkim, TFF tartışması, sistem problemi, kulüplere lisans uygulaması, hakem sorunu, şiddetle mücadele meseleleri var. Senin yüzünden kimse fırsat bulup bu konular hakkında yorum yapamıyor! Yok yok, onların yalnızca fikirleri değil, bilgileri de vardır canım! Bir fırsat bulsalar yazacaklar ama işte Yanal problemi en önemlisi.. Ancak, federasyon da yeni bir hoca aramasın... Oybirliğiyle spor yazarları teknik konseyi oluşturup, kadroyu da taktiği de onlarla belirlesin. Bakın bu öneri üzerinde durup düşünün gerçekten. ‘Deli saçması’ diyebilirsiniz. Aslında biraz bana da öyle geldi ama, olsun! Bu kadar zırvaya katlanan halkım buna da kesin katlanır. Üstelik futbol yorumcularımız da takımı hak ettiğimiz noktaya getirir. Öneri yapmıyorlarsa eğer, kendileri yapmak istemediklerinden. Bilgilerini saklıyorlar! Bakın bakalım tek puan veriyor muyuz? Ben gerçekten çok sı-kıl- dıııııım!