Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

11 Aralık 2016 Pazar
Seçim polemiği başlıyor

İki gün önce Ulusoy’a muhalif grupların, imza toplamak için kendi aralarında kulis yapmaya başladıklarını yazmış ve senede bir yapılan seçimlerin futbola asla bir katkı sağlamayacağını belirtmiştim.

27 Ekim 2006, Cuma Yorum Yaz
A+ A-

Ama genel kurul kararı, Ankara’da Haluk Ulusoy, Orhan Saka ve Ata Aksu başta olmak üzere, 6 kişiye açılan davadan sonra hız kazanacaktır. Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in; “Herhangi bir dava açılması durumunda, denetim ve gözetim sorumluluğum gereği genel kurulu seçim amaçlı toplarım” dediğini unutmamak gerek. Seçimden sonra atılan “Ulusoy: 1, Siyaset: 0” başlıkları bakanın, bu genel kurul çağrısı kararından vazgeçmeyeceğini düşündürüyor ve tahmin ediyorum Mehmet Ali Şahin pazartesi günü genel kurul çağrısını yapacaktır. Önce şuna bakmak lazım, bir de hafızamızı tazelemek... 2000 yılında zamanın Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Fikret Ünlü de müfettiş raporları doğrultusunda suç duyurusunda bulunmuş, savcı dava açmış, 37 kişi yargılanmış ve bütün davalar beratla sonuçlanmıştı. İddialar, benzer iddialar. Yargılanan kişi suçlu değil, sanıktır. Bakanın, Haluk Ulusoy’u görevden alma yetkisi yok. Ancak genel kurulu toplayabiliyor. Bakanın arşivde duran açıklamalarından sonra bu işlemi yapmaması düşünülemez. Ancak, bu sefer yeni bir konu tartışmaya açılacak; Haluk Ulusoy, seçime girebilir mi, giremez mi? Yönetmelik başkanların en fazla 3 dönem görev yapabileceğini söylüyor. Ama görevi döneminde yapılan olağanüstü seçimlere girip, giremeyeceğini net olarak tarif etmiyor. Bu çok ciddi bir polemik konusu olacaktır. İşte bu yüzden, Haluk Ulusoy, öncelikli olarak sorumlu olduğu kulüp yöneticileri ve futbol ailesinin fertlerinden kendilerince göreve devam edip etmemeleri konusunda görüş istemelidir. Bunun yeri de genel kuruldur. Genel Kurul toplanır, bir gündem maddesi eklenir, Ulusoy Federasyonu sorar; “Seçim yapılsın mı, yapılmasın mı?” “Yapılmasın” kararı gelirse, seçim yapılmaz. “Yapılsın” denirse, Sayın Ulusoy için de yapacak birşey kalmaz. Kiminiz hatırlar, Haluk Ulusoy ve yönetimi hakkındaki usulsüzlüklerle ilgili iddiaları ilk ben yayınladım. Ancak yalnızca 6 kişiye dava açılmasını yadırgadım. Ulusoy, Aksu ve Saka’ya dava açılırken, Trabzon Haluk Ulusoy Tesisleri’nde Kesin Kabul Komisyonu’nda bulunan üyelere ve ödemeler konusunda imza atan İcra Kurulu üyelerine dava açılmamış. Yadırgadım... Belki onların davaları sonra açılacak, hukukçu değilim ama normali hepsine aynı anda dava açılmasıdır. Sadece 6 kişiye dava açılması, gerçekten düşündürücü. 2000 yılında başlayıp, 2001 yılında 37 beratle biten dava, bu davadan da benzer bir sonuç çıkabileceğini düşündürüyor. Şimdi kulislerde, Ulusoy’un istifa etmesi gerektiği konuşuluyor. Ulusoy bugün bir açıklama yapacak. O, açıklama yapmadan yeni genel kurul sürecinin ne kadar yıpratıcı geçeceğini bilemeyiz. Ama çok yıpratıcı ve yaralayıcı yeni bir dönem dün resmen başladı. 11 yıl değil, 11 dakika bile hapis yatmak kötüdür. Zaman da herşeyin ilacıdır. Spor ve futboldan çok; seçim, bakan, Ulusoy, potansiyel adaylar, toplantı haberlerine doyacağınız günler yine geldi. Vah bize, vah Türk Futbolu’na!.. Mesele, Haluk Ulusoy’un kalması veya gitmesi meselesi değildir. Mesele, futbolu futbol adamlarının yönetme meselesidir. Mesele, futboldaki kirlilikten beslenen bütün kirli aktörlerden kurtulma meselesidir. Mesele, genel kurul değil, Şikeyle Mücadele Yasası’nın çıkması meselesidir. Kirlilik öyküleri bitmek bilmiyor... Yönetenler geliyor, geçiyor... Asıl mesele budur. Ve biz yine seçim gündemiyle yaşamaya devam edeceğiz, maalesef. Yine alel acele seçim olacak, yine projeler değil, isimler yarışacak maalesef.