Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

09 Aralık 2016 Cuma
Sağır temsilci istemiyoruz!

Derbi geçti, son 3 günümüz de şiddet konuşarak yazarak... Yöneticilerimiz stadyumları şenlik alanından arenaya çeviren taraftarlarına teşekkür etmeye doyamıyor.

07 Aralık 2006, Perşembe Yorum Yaz
A+ A-

Yöneticilerimiz bir tek kendilerine edilen küfürlere duyarlı... Rakibe küfür varsa, o stadyumda “küfür yok”! İki hafta önce Sakaryaspor maçından sonra Galatasaray Başkanı Özhan Canaydın’a bir eleştiri yazısı yazmış, “Hangi taraftara teşekkür ediyorsunuz?” diye sormuştuk... “İyi taraftarla kötü taraftar arasındaki ayrımı yapın, camiaları düşmanlığa sürükleyen küfürlü tezahüratları yapanları stadyumlardan uzaklaştırın. Siz, o küfürbazlar yüzünden kulübün, iyi taraftarın, futbolun, dostluğun zarar görmesine kayıtsız kalamazsınız” demiştik... Sonra evinde Sivas maçını oynadı Sarı- Kırmızılılar. Maç erkenden koptu. Taraftar coştu! Maçtan koptu, bir hafta sonra Saracoğlu Stadı’nda oynanacak maçla ve rakiple ilgili tezahürata başladı. Huşu içinde, üstelik büyük bir katılımla dakikalarca ama dakikalarca küfürlü tezahürat, bayağılık devam etti... Yayıncı kuruluş stadyumdan gelen sesi defalarca kısmak zorunda kaldı. Günler geçti. Disiplin Kurulu kulüplere verilen cezaları açıkladı. Galatasaray’a Sakaryaspor maçında küfürden dolayı değil, “talimatlara aykırı davranışta bulunmak” suçundan 1000 YTL ceza verildi. Sivasspor maçında ise “ceza tayinine yer olmadığına” karar verilmiş. Şimdi niyesini bilmiyoruz. Maçın temsilcileri Hasan Basri Halisçelik ve Veysel Küçük küfürleri raporlarına yazdı mı, yazmadı mı bilmiyoruz... Yazmadılarsa “temsilcilik kurumu” açısından rezalet. Yazdılar ve Disiplin Kurulu cezasız bıraktıysa başka bir rezalet! Yoksa, “Y... ye Fener” lafı küfürlü tezahürat değil de, hoş bir şarkı olarak mı kabul ediliyor? Raporları kendi açılarından haklı sebeplerle açıklamıyorlar ama alemi sersem, futbolseveri sağır mı sanıyorlar? Ne oldu birisi açıklamak zorunda... Hepimiz gördük, hepimiz duyduk. Ve insanlar rahatsızlıklarını yazılarında belirtti. Sonuç: Ceza tayinine gerek olmadığına! Soruyorum: * Temsilci raporlarında küfürlü tezahürat var mı? * Raporlara yazılmadıysa, Türk Futbolu’nda hukukun gücünden mi, gücün hukukundan mı bahsedeceğiz? * Galatasaray, hukuk kurulundan, disiplin kuruluna niye sevkedildi? * Galatasaray’a seyircisiz oynama cezası vermemek amacıyla gerçekler sümenaltı ediliyor denilirse, cevap ne olur? * Olan biten bütün çirkinliklere göz yumulurken, “Tribünde küfürü-şiddeti bitirmek istiyoruz” diyenlere nasıl inanılır? Sağır temsilci de istemiyoruz, bir amaca dönük hizmet eden temsilci de! Küfredenin şikayetçi olmasına gerek yok ki, müracaatı federasyon yapmalı. Çünkü saldırı küfredilen insanlara değil, direkt futbola... Federasyonun tüm birimlerini o maçın kasetini Şansal Büyüka’dan isteyip gereğini yapmaya davet ediyorum... Bir açıklama ve eylem bekliyorum. Temsilciler yazmadıysa onlara güle güle, temsilciler yazıp yetkililer gereğini yapmadıysa o yetkililere güle güle! Görmüyor musunuz, tepeden tırnağa herkesin eyyamı yüzünden futbol gidiyor... (Bu bir Galatasaray aleyhtarı yazı değildir. Kötü örnek örnek olmaz ama bugün Galatasaray’a ceza ver(e)meyenler yarın başkasına ver(e)mez. Futbol için, futbolla eğlenmek için, takımını desteklemek için stadlara gelenler gelmez.) GÜLER MİSİNİZ, AĞLAR MISINIZ? Bir kulüp başkanı öfke içinde bağrıyor maçtan sonra: Kulübü mahvettiniz. Şikeciler! Sizi iyi satın almışlar... Temsilci rapora yazıyor. Disiplinden ceza geliyor. Olay Tahkim’e gidiyor... Tahkim’in kararı: Adı geçen tarafından sarfedilen ve tehevvür (üzüntü) içinde söylendiği anlaşılan sözler bir bütün halinde dikkate alındığında bir takım ağır sözler söylenmekle birlikte bunların belirli bir kişi ve kuruma söylendiği hususunda tam bir belirlilik bulunmadığından, dolayısıyla hakeret fiili bakımından aranması gereken matifiyet unsurunun bulunmadığı anlaşılmakla itirazın kabulüne ve cezanın kaldırılmasına oy birliğiyle karar verilmiştir. İşte bu kadar. Zanlıya sorulmuyor... Bu lafı kime söyledin? Federasyona mı, hakeme mi, kendi oyuncularına mı? Lafın kime söylendiğine bakılmamış, ceza kaldırılmış... Ağır ithamların muhatabı bulunamadığından ceza tayinini yer yok Türk Futbolu’nda. Araştırmacı Tahkim! (Bu öyküyü yandaki yazıyla birlikte değerlendirin, kararınızı verin)