Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

09 Aralık 2016 Cuma
Oynamak lazım

Dört büyüklerin tarihlerinden kaynaklanan güçlerini iyi kullanmaları ve sistemin ürettiği ekonomik değerlerden aslan payını almaları, Anadolu kulüplerinin hedeflerini hep ilk 5 olarak belirlemesine neden olmuştur. Futbol dünyasının içindeki herkes aksini söylese de, futbolumuz da kirlidir ve yönetenler tercihlerini daima dört büyüklerden yana kullanmıştır.

17 Ekim 2006, Salı Yorum Yaz
A+ A-

Büyüklerin arasında dengesizlik yaratan kararlar eleştirilmiştir de, büyüklerin küçükleri iktidar eliyle ezmesi hakkı yenilenler dışında kimsenin umrunda olmamıştır. Vestel kendi başkanının, hocasının bile başlangıçta planlamadığı, beklemediği bir noktada. Bütçesi 40 - 50 milyon dolarlarla ölçülen rakiplerinin hepsini uzak ara yaptı. Ancak şampiyonluk ışığını gördüler, durdular. Avrupa Kupaları’nda oynamayan, milli maçlarda hırpalanmayan kadronun son 2 haftada Sakaryaspor ve Antalyaspor gibi mütevazı ve vasatı dahi aşamayan futbol oynayan rakiplerine karşı ikinci yarılardaki mahkumiyetinin sebebi, fiziksel olamaz. Bütün problem zihinsel. Şimdilik skoru koruma duygusu. Yakında sisteme olan güvensizlik eklenecek. Eklenmemeli... Vestel Manisaspor son 8 haftada yenebileceği 8 rakiple oynayacak. Oynamalı... Oynama tarifi, bizde sadece mücadele etme olarak anlaşılıyor. Sahanın her yerinde basıp, atak sonlandırmalı. Yoksa koruyarak olmaz. Vestel yenebileceği 8 rakiple oynarken, hergün hocalarını gönderme, arkalarında durma beyanlarıyla sallanan rakipleri hem birbirleriyle oynayacak hem de Avrupa Kupaları’nda zorlu 4’er maça çıkacak. Vestel’in kendi limitlerini bile zorlamadan yaşadığı bu çıkış aslında haksız rekabetle senelerce şampiyonluk kazanmış dört büyüklerin kulüp yönetimini bilmediğinin, transferi beceremediğinin, kriz yönetemediğinin altının kalınca çizilmesidir. Gelecekte de dört büyüklerin hegamonyasının sürmesini engellemeyecektir. Ancak iyidir... Gaziantepspor’un, Ersun Yanallı Gençlerbirliği’nin şampiyonluklarının uçup gittiği günlerde de sonuçlar maalesef sadece sahada belirlenmemişti. İki kulüp de direnememiş, kırılmıştı. Yarın öbür gün, Vestel aleyhine de ‘istikrarlı hatalar’ yapılabilir. Teslim olmamak lazım. Yıkılmamak, oyunu futbol kurallarıyla oynamak, futbol oynamak. Yanal’ın takımı 45 dakika skor korumaya çalışan bir ekip olursa, başaramaz. Başaramazsa, Türkiye’deki çarpık futbol düzeni tartışılamaz, düzeltilemez. Vestel ikinci olursa % 99’luk çoğunluk onları yargılamaz. Bu, baskı unsurunu yok etmeye yetecek büyük bir avantaj. Onun için vitesi yükseltip, çevreden etkilenmeyip oynamak gerek. Oynamak. Kendi oyununu oynamak... Keyif alarak oynamak. Kazanan her zaman haklıdır. Ülkemizde de kazanan her zaman haklıdır ama iyi futbol dilencilerinden de ülkemizde milyonlarca mevcuttur. İyi oynamak, kendi oyununu oynamak, ülkemizdeki futbol gerçeklerine teslim olmamamak... Yenilirken de keyif almak, izleyene keyif vermek. Birliğin sorunu karar değil duruş Adı Kulüpler Birliği. Ama hiçbir zaman havuz sisteminin kurulmasındaki gibi birlik olamadılar. Bugün, İddaa gelirlerindeki paylarının arttırılması için ne yapabilecekleri konusunda toplanacaklar ve toplantıdan bir ya da birkaç kararla çıkacaklar. Niyet iyi ama ağlak ifadelerle insanları ya da kurumları şikayet etmek değil. Spor adamlığından aldıkları güçle çözüm üretmek zorundalar. Spordan Sorumlu Devlet Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı’na kendilerini yok sayamayacakları zarif bir üslup ve hassas bir siyasetle çözüme ortak olmaya zorlamalılar. Kapalı kapılar ardında aldıkları her kararın arkasında durmalılar. İmzalarına rağmen arkasında durmadıkları kararları var. Bu öyle olmamalı. Ama kulüpleri vasıtasıyla üretilen ekonomik değerden pay isterken, ulüfe istiyorlarmış duygusu yaşatılmamalı. 2. ve 3. liglerdeki kulüplerin hakları da kendilerininki gibi korunmalı. Hatta becerebilirlerse, Fenerbahçe de yanlarında olmalı. Fenerbahçe’nin kasım ayında Kulüpler Birliği’nden ihraç edilmesi kimsenin menfaatine değil. Bugün Kulüpler Birliği’nden çıkacak karar, birliğin çapını gösterecek. Birlikten yalnızca federasyon hesabına kulüplerden kesilen % 15’lik payın düzeltilmesi kararı çıkarsa bu birlikten hiçbir şey olmayacağı kesinleşecek. NOT: Öte yandan birliğin ekonomik gelirleri arttırmak adına birlikte hareket etmesini anlıyorum da, şike ve futboldaki kirlilikle mücadele konusunda hiçbir şey yapmamasına tahammül edemiyorum. Onlara, bu sütun aracılığıyla soruyorum: Futbolda kirlilikle mücadele sizin sorunlarınızdan biri midir... İtalya’daki gibi bir yasa için toplanmayı, bakanlara ziyarette bulunmayı ne zaman gündeminize alacaksınız? Yoksa kirlilik rahatsız olduğunuz değil de kullandığınız bir enstrüman mı?