Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

08 Aralık 2016 Perşembe
Mondragon: 10 !

Maç kurtarmıştır, kaybettirmiştir... Kimine göre çok çok iyi kalecidir, kimine göre vasat... Ama derbiden sonra kesin olan bir şey var, Mondragon artık sporsever herkese göre adamdır...

06 Aralık 2006, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

Yüreğinin bu kadar büyük olduğunu bilmiyor tahmin ediyorduk, artık biliyoruz. Seromonilerde, atılan yenilen gollerdeki duruşu, sevinişi üzülüşü, hep riyasız hep samimiydi... Isınırken kafasına görmediği yerden tam isabetle yağdırılan petlere rağmen, tribüne dönüp tek bir tepki vermeyen bir adamın adamlığına laf edilebilir mi? Biz bu fotoğrafı ne çok özlemişiz. Böyle soğukkanlı, vakur, sorumluluk duygusu gelişmiş adamlara ne hasretmişiz. Biz rakibini düşman olarak gören, patlamaya hazır kitleleri proveke eden futbolcuları ne çok kanıksamışız... Hilenin daniskasını yapma fırsatı varken, hatta haklı olarak “oynayamam” diyebilecek durumdayken, tenezzül etmeyen, rekabet duygusunu bir yana çoktan bırakıp, düşmanca tavırlar geliştirenleri utandıracak bir duruş sergileyen, 2 oyuncu değiştirmiş takımının 3. değişikliği yaparak zor duruma düşeceğinden endişelenen, bir çok gol yeme riskine rağmen kalesini ve takım arkadaşlarını terk etmeyen Mondragon’a nasıl saygı duyulmaz... Sporculuk ve fair play yaşama ne zenginlik katıyorsa hepsini kazanmış Mondragon... Ezeli rakipler birbirine hakaret eder, birbirlerinin kuyularını kazar, karşısındakilerin her başarısını küçültür lekelerken, Mondragon sporcuların ve derbinin onurunu kurtardı... Mondragon destansı kurtarışlar yapmadı ama “kendini bilmezleri” dahi utandıracak, yıldıracak bir beyefendilik sergiledi... Tribünlerimiz “kendini bilmez” taraftarların canının istediğini yaptığı alanlar olmaya devam ederken, “Taraftarımıza teşekkür ediyoruz” klişeleri de sürüyor... Yöneticiler yalan söylüyor. Onlar kendilerini bilmez taraftarlar değiller... Küfürün ayıp olduğunu da, rakibe bir şey fırlatmanın suç olduğunu da, -futbolu geçtik- kulüplerine zarar verdiğini de biliyorlar... Ama yöneticilerini de tanıyorlar... Egemen taraftar gruplarına yönetimin yol verdiğini de duyuyorlar... Kulüp yönetimlerinin disiplin ya da tahkim kurullarında cezaları bertaraf ettiğini de biliyorlar... Hem haklılar. Bu tür suçlar cezasız kalıyor ve kendileri haklı olarak rövanş alıyor! Galatasaray, Fenerbahçe’ye küfrediyor iğrençlikleri yanına kar kalıyor, Fenerbahçelisi de ediyor... Biliyorlar ki, derbi kazanmak için her kulüp taraftarı benzer bayağılıklara başvuruyor. Aslında yöneticiler de çok rahatsız olmuyor... Yöneticiler isterse bu kirlilik biter... Yöneticiler isterse kapalı kapta bir şey satılmaz. Yöneticiler isterse küfürlü pankartlar tribünde açılmaz! Yöneticiler isterse, futbolu kirletenler statlara alınmaz! Yeter ki istesinler! Futbolu kirlilikten Mondragon kurtaramaz, yöneticiler kurtarır... Mondragon futbolcuların onurunu kurtarır! Şahane bir duruştu... Mondragon durdu, yarın başkaları da duracak... Öbür gün yöneticiler duracak. Öbür gün bakacak federasyon olmuyor, bu gazeteciler durmadan yazıyor, her kirlilik eşit cezalandırılacak... Belki de Türkiye’de bir gün “Ohoo. Eskiden böyle miydi. Derbilerden önce meydan kavgası olur, rakipler kafeslerin içine oturtulur, her stadyumda bir önceki maçtaki pisliklerin rövanşı alınır, maçtan çok olaylar konuşulur, yöneticiler de hiçbir ayrım yapmadan taraftarına teşekkür ederdi” diye anlatılır. Yöneticiler Mondi gibi durursa... Zico-Gerets-Tigana’yı unutmayalım Fenerbahçe Stadı’nda Gerets’in alnını yarıp, Belçikalı’nın “nişancı arkadaş” diye espriyle geçiştirdiği holiganlar, Fransız Tigana’yı da gözünden vurmuşlardı. Nişancılıkları da tartışılmaz, kötülükleri de! Trabzon’da Zico’ya çakmak yağdırdılar. Orada da isabet vardı... Bu 3 hoca da beğeniriz, beğenmeyiz dünya markası... Üçünün başına da bu olayların ilk kez geldiğine eminim... Üçü de uluslararası haber ajanslarına konuşsa, dünyanın bir çok gazete ve televizyonunda haber olurlar... Üçü de yalnızca oyunla ilgileniyorlar. Zico zarif bir tebessümle ne yapıyorsunuz der gibi bir baktı, oyuna döndü. Gerets’i kafası kanlı gördük, sadece oyunla ilgiliydi. Keza Tigana da... İsviçre milli maçından sonra utanca boğulmuşken, teknik adam olarak olmasa da kariyerleriyle marka olan bu adamlar Türkiye’yi hırpalamıyorlarsa, teşekkür etmeliyiz... Çuvalla da para alsalar, kötü de hocalık yapsalar, buna layık değiller! Sadece bu duruşlarından dolayı ödüllendirilmeliler... Bizi dünyaya utandırmıyorlar! Bir gün bir yabancının bizi “haklı olarak” rezil etmesini istemiyorsak, bu işi onların vicdanına, sağduyusuna bırakmamalıyız... Bir gün yöneticilerimiz Mondi gibi duracak!