Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

27 Mayıs 2017 Cumartesi
MHK'nın adaleti!

Yıllardır üst düzey organizasyonlarda hakemimiz olmamasından yakınır, mevcutlarını da eleştirir dururduk. MHK yasal olarak özerklik (bir anlamda bağımsızlık) kazandığı (!) ve başkan Sabri Çelik futbol camiasında güven duyulan bir isim olduğu için ümitliydik...

02 Ocak 2005, Pazar Yorum Yaz
A+ A-

Sabri Çelik kötü başlamadı. Sloganı da güzeldi: ADALET VE CESARET Önce isimleri ile ilgili çok spekülasyon yapılan hakemleri uzaklaştırdılar. Bunu kendileri mi yaptılar, onlara bunu birileri mi yaptırdı emin değiliz. Bir kişi hariç (şimdilik) amaçlarına da ulaştılar... Hamza Mısır duygularını kontrol edebildiği, yıldırma operasyonunda susmayı becerebildiği için düdük çalmaya devam edebiliyor... Bülent Uzun ve Çetin Sarıgül hemen teslim oldular... Mutlu Çelik ise konuştuğu için cezalandırıldı, ama o daha hiç konuşmadı! Mutlu Çelik’ten futbol kamuoyunda hazzetmeyen çok isim olması ve henüz onun hiç konuşmaması MHK’yı yaralamadı, o kurumdakilerin kişilikleriyle ilgili tartışma yaşanmamasını (şimdilik) sağladı. MHK genç hakemlere cesaretle görev, medya da MHK’ya destek verdi... “Adaletine ve cesaretine” çok güvendiğimiz MHK’nın desteği ise bir isme: Metin Aydoğan *** FIFA’ya aylar önce gönderilen 8 kişilik listenin 8. sırasında Cüneyt Çakır vardı ve teamüller zaten onun FIFA hayalini önümüzdeki seneye kalacağını gösteriyordu. Dün açıklanan FIFA listesine baktığımız zaman Mustafa Çulcu dahil seçilmelerini polemik konusu yapabileceğimiz tam 5 hakem var... 45 yaşına gelmiş, önümüzdeki sene Avrupa’da maç yönetmesi teknik olarak mümkün olmayan, son yönettiği Samsun - Beşiktaş maçı sonrası gözlemcisinden 6.9 alan ve dinlendirilmek zorunda olan Mustafa Çulcu’ya neden FIFA kokartı verildi de, Cüneyt Çakır beklemeye alındı anlayamıyoruz. (Karşısında kocaaa MHK varken, gerçeklerin açığa çıkması için Mutlu Çelik lehine gözünü kırpmadan ifade veren Çulcu en azından kariyeri ve adamlığıyla, statüsüyle o kartı almayı hakediyor, o başka) Cem Papila’ya hiç itirazım yok; hakemliğine de, adamlığına da sonuna kadar güveniyoruz... İsmet Arzuman bu sene çok kolay maçlar aldı ve biri dışında oldukça başarılıydı, ona da itirazım yok! Bülent Demirlek ve Selçuk Dereli zaman zaman kötü maçlar yönetse ve hakemlik tekniği açısından güven vermese de, daha önceden FIFA kokartını almıştı, tartışılabilirler ancak gerek yok... Kuddusi Müftüoğlu kötü başladı iyi bitirdi, alabilir... Ama Cüneyt Çakır niye yok ve Metin Aydoğan’ı neden FIFA yaptınız açıklamak zorundasınız! Metin Aydoğan İstanbul’da yaşamasına rağmen İzmit bölgesi hakemi gözüktüğünden İstanbul takımlarının Anadolu takımlarıyla yaptığı maçlara çıkmış, MHK’nın kendisine torpil yaptığı çokça medyada tartışılmıştı. Üçüncü haftada yönettiği Galatasaray - Rize maçında 6 almasına ve en az 5 hafta dinlendirilmesi gerekirken, beşinci haftada kendisine Kayserispor - Konya maçında görev verilince torpilli olduğu duygusu iyice pekişmişti. Öyle ki senelerin gözlemcisi Zihni Aksoy, Aydoğan’a ceza değil de maç verilince gözlemciliği dahi bırakmıştı... Yedinci haftada Beşiktaş - Ankara Belediye maçında aldığı 6.8’le hem haftanın en kötü 2. hakemi olmuş, hem de Sabri Çelik’i tuş etmişti! Ama FIFA kokartını aldı. Metin Aydoğan kariyerinde 18 Süper Lig maçı yönetti, Cüneyt Çakır 30... Metin Aydoğan bu sezon ikisinden zayıf aldığı 7 Süper Lig maçı yönetti, Cüneyt Çakır ise 8... Ancak, Çakır’ın hem zayıfı yok, hem de gözlemcilerden aldığı notların ortalaması 8.22... Orhan Erdemir’den sonra bu sezonun en yüksek not ortalamasına sahip ikinci isim... Bu notları da ben, ya da bir başkası değil, sizin gözlemcileriniz verdi! Hadi gözlemcilerinize saygınız yok, kendinize de mi saygınız yok! Yaş kriterinde de Çakır’ın avantajı var... Çakır 29, Aydoğan 35 yaşında! O koltukta rahat oturmanızı sağlayan isimlerden birine, belki Collina’dan da iyi bir hakem olabilecek Cüneyt Çakır’a neden FIFA’yı uygun görmediğinizi açıklamak zorundasınız! Hem ona, hem de medyaya... “Bu kurumu biz yönetiyoruz, canımızın istediğini yaparız, kimseyi de ilgilendirmez” derseniz, o koltuğu hiç bir zaman dolduramazsınız! “Adalet ve cesaret” diyerek yola çıkmışken, adaleti kendi kurumunuzda dahi gözetmezseniz güçünüzü inandırıcılığınızı kaybetmez misiniz? “Canımızın istediğini yaparız” deyip canınızın istediğini yapmak da “cahil cesareti” olarak adlandırılabilir. Hem tarih, hem de kurullarınız hesap sorar (normalde) ... Cüneyt Çakır ve diğer genç hakemler morallerini bozmamalı! Sizi yönetenlerin sizi layık görmediği kokart, kamuoyunun size güvenerek verdiği ödülden daha kıymetli değildir... “Geç gelen adalet, adalet değildir” dense de, hak yerini illa ki bulur... (Metin Aydoğan’ı da kutluyorum. O kokartı layığıyla taşımalı, MHK’yı da kurtarmalı. Bu kişisel birşey değil, yanlış anlamamalı. İnanıyorum ki, listeyi o yapsaydı kendisini değil Cüneyt Çakır’ı yazardı. Çünkü hakem adalet dağıtır. Ve Aydoğan da iyi bir hakem)