Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

04 Aralık 2016 Pazar
Kurtların Valsı

“Federasyonun bir senelik harcamalarının inceleneceği kurulda en önemli konu seçim kararının alınıp alınmayacağı... Muhalefet bastırsa da, ibre Haluk Ulusoy’dan yana.”

26 Haziran 2007, Salı Yorum Yaz
A+ A-

İki ileri bir geri klasik dans biçimini aşalı çok oldu. Ustalaştılar! Normal ülkelerde, normal federasyonlarda yapılan mali genel kurullarda o ülke federasyonunun bir sene içinde yaptığı harcamalar incelenir, izah edilir, eleştirilir. Ama futbol konuşulur. 2004’ten beri yapılan her genel kurulda seçim yapılsın mı yapılmasın mı onu tartışıyoruz. Bu günün en önemli konusu seçim kararının alınıp alınmayacağı. ilk kapışma Divan Başkanlığı seçiminde yaşanacak. Ulusoy ve ekibi Ata Aksu’yu, Melih Gökçek ve ekibi ise Tanju Güvendiren’i aday gösterecek. Divan Başkanlığı tartışmalarının götürülmesi açısından çok önemli. Minimum 46 imza ile delegeler, ‘seçim istiyoruz’ diyecek. Ulusoy ve ekibi de bir o kadar imza ile başka bir önerge verecek ve seçimin kapalı zarf ile yapılmasını isteyecek. Statünün 12. maddesi; önergeler gelir ve divan başkanı tarafından oylanır derken, açık oylamayı işaret ediyor ama divan başkanının da yetkileri geniş. Ata Aksu’nun divan başkanlığında oylama kapalı zarfla, Güvendiren’in başkanlığında ise el kaldırarak yapılacaktır. Bekleyip göreceğiz. Şenes Erzik konuşsun Her ne kadar seçim yapılacak mı, yapılmayacak mı tartışması süredursun en önemli konu FiFA’nın 207 ülke federasyonundan yapmasını istediği düzenlemeler. Muhalif kanat Ulusoy’un hazırladığı uyum maddelerinin FiFA’nın isteğine uygun olmadığını hatta aykırı olduğunu ileri sürüyor. Ulusoy ve ekibi ise “FiFA hazırladığımız uyum paketini onayladı” diyor. Ancak biz de biliyoruz ki, FiFA istediği düzenlemelerin genel kuruldan geçirilmesini istiyor. Bu düzenlemeleri genel kuruldan geçirmeyenlerin üyeliğini askıya alıyor. şaka da değil, oyun da! Bu yüzden FiFA ve UEFA’da 2. adam rolünü kazanmış şenes Erzik oylamadan önce çıkıp konuşmalı ve tüm doğruları delegelerle paylaşmalı. Kişilerin iktidar hırsları bize telafisi mümkün olmayan yeni yaralar açmamalı. Melih Gökçek’in sınavı Son haftalarda Melih Gökçek’in kulüp başkan ve delegelerini arayarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da ismini kullanarak seçim kararı çıkartmak için çalışmalara başladığı gazetelere yansıdı. Hiçbiri yalanlanmadı. Melih Gökçek geçen seçimin şüphesiz ki başrol oyuncusuydu. Başbakan’ın evinde yapılan o meşhur toplantıdan sonra evden ayrılırken ayak üstü Haluk Ulusoy’un adaylığı konusunda Erdğan’ı ikna ettiği biliniyor. 7 oyla Ulusoy’un lehine biten seçimde Ankaraspor 5 oyunu Ayhan Bermek’e vermiş olsaydı, Bermek şu an başkandı. Gökçek’in yanında bu kez 2004 seçimlerini kazandıran Murat Aksu yok. imza kampanyasının lideri Levent Kızıl yok. Geçen seçimde Haluk Ulusoy’u desteklemesini gerekçe olarak gösterdiği Hasan Doğan yok. Yük de risk de, sorumluluk da Melih Gökçek’in sırtında. Mali Genel Kurul’da istenen başarı sağlanmazsa Gökçek’in futbol dünyasındaki varlığı ciddi bir biçimde tartışılacaktır. İbre Ulusoy’dan yana Geçen seçimde Gökçek’in desteğine rağmen 7 olan fark bu seçimde açılmışa benziyor. Süper Lig’den Fenerbahçe, Kayserispor, Ankaraspor, Konyaspor, Vestel Manisaspor, ist Belediye, Kasımpaşa toplam 37 oyluk bir blok yaratsa da, Galatasaray’dan 3 ya da 4 fire bekleniyor. Trabzonspor, Sivas, OFTAŞ, Gaziantep, Ankaragücü olduğu gibi Ulusoy’un yanında. Gençlerbirliği, Bursa, Denizli ve Rize gibi kulüplerden her iki tarafa da oy çıkacak. Blok oylarla birlikte Süper Lig’de aşağı yukarı bir eşitlik var. Keza 2. ve 3. liglerde de durum aynı. Ama bir de 6. sandıkta oy kullanan delegeler var ki, muhalefet için felaket. Melih Gökçek her ne kadar, “işi bitirdik” diye konuşuyorsa da, buradaki 52 oyun yaklaşık 40’ı hala Ulusoy’un yanında. Fazlası var, azı yok. Çünkü hiçbir kulüple bağı olmayan futbol emekçileri, seçimden seçime hatırlanmak istemiyor. Kendisini arayanlara soranlara, işverenlere sıcak davranıyor. Keşke yetkim olsaydı Delegeler bugün önergeler karşısında bol miktarda el kaldırıp indirecekler. Keşke yetkim olsaydı da sorsaydım; muhalefettekine de iktidardakine de. Ne istiyorsunuz deseydim temiz futbol mu? Sonrada söyleseydim teşfik gönderdiniz mi? Hakem etkilemeye çalıştınız mı, direk yada dolaylı şike teklif etmeye çalıştınız mı? Hakem dövdünüz mü? Sözleşmesi süren futbolcuları ayarttınız mı? Vergi kaçırdınız mı? Ekleseydim hayır diyenler el kaldırsın. Sonra da gidip el kaldıranı yanaklarından öpseydim. Bu güne kadar hep filler yetişti, çimenler ezildi. Bugünde farklı birşey görmeyeceğiz.